

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Formula E serisinin temeli, 2011 yılında FIA Uluslararası Otomobil Federasyonu başkanı Jean Todt ve Formula E kurucusu Alejandro Agag tarafından, Paris’te bir yemekte, peçetenin arkasına yazılı notlardan oluşan fikirlerle atıldı. Amacı, dünyanın en ikonik şehirlerinin caddelerinde, dünyanın her yanından en iyi takım ve pilotların yarışarak, daha iyi ve temiz bir gelecek için, sürdürülebilir mobilitenin elektrikli otomobillerle yapılabileceğini göstermekti.
Fikir ortaya atıldıktan sonra bir yıldan kısa bir süre içinde, konsept açık tekerli birinci jenerasyon Formula E yarışotomobili, 2012 yılında tanıtıldı. Bu otomobil 150 kW gücünde idi ve 0’dan 100 km hıza 3 saniye altında çıkabiliyordu. Bu, elektrikli bir otomobilin neler yapabileceğinin önemli bir göstergesi oldu. Çok kısa zamanda hazırlıklar tamamlanıp, 2014 yılında Pekin Olimpiyat Parkı’nda ilk yarış başarı ile yapıldı. Bmw i, Formula E’nin resmi partneri oldu.
Bmw i3, Elektrikli Otomobil Yarış Direktörü otomobili; Bmw i8, Güvenlik Aracı (Safety Car); Bmw 530e iPerformance, Medikal Araç (Medical Car) olarak görev yapıyor. Formula E, bugün 12 takım ve 24 pilotun yarıştığı dünyanın en hızlı gelişen otomobil sporları dalı haline geldi. Yarış; Miami, Berlin, Pekin ve Londra gibi 14 farklı şehirde yapılıyor.
İlk yarış ise Pekin’de, 25 tur olarak yapıldı ve yarışın kazananı son virajda belli oldu. Nicolas Prost (e.dams Renault) ve Nick Heidfeld (Venturi) son virajda çarpışıp araçlarından yürüyerek çıktılar ve Lucas Di Grassi ise Audi takımı adına ilk yarışın kazananı oldu. İlk sezon, altı farklı takımdan yedi farklı yarış galibi çıktı. Bu sonuçlar, serinin rekabetçi ve zevkli olmasını sağladı ve dikkat çekmesine yardımcı oldu.
Spora getirilen bir yenilik ise; FanBoost. Fanboost ile seyirciler, taraftarı olduğu sürücüye oy vererek, yarış içerisinde kullandığı Formula E otomobiline bir süreliğine ilave güç aktarımı hakkı veriyor. Böylece ilk defa bu sporda, kablosuz teknolojilerin yardımı ile seyirci spora daha fazla dahil oluyor.
2015 sezonunda otomobilin gücü 170 kW (230 Beygir) oldu. Yine çekişmeli olan bu sezonda, Formula E’ye otomobil markalarının ilgisi arttı. Lucas Di Grassi rekor derecede olan küresel ısınmaya dikkat çekmek için, Grönland Arctic buz kütlesinin üzerinde sürüş yaptı. Bu yıl buz kütlelerinin kırılması ve ana karadan ayrılmasının da rekor yılı olmuştu.
2016 yılında 12 senedir otomobil yarışlarında olmayan Jaguar, Formula E ile bu spora dahil oldu. Jaguar’ın elektrikli otomobillere ilgisi ve desteği giderek arttı ve yakın zamanda yaptığı açıklama ile 2025 yılından itibaren tüm modellerinin elektrikli olacağını duyuran ilk marka oldu. Bu sene ayrıca pil verimliliğinin devyüzde 50 arttığı yıl oldu. Yarışın resmi lastik sağlayıcısı olan Michelin de, daha az yuvarlanma direnci ve daha hafif lastiğini de bu spor sayesinde geliştirdi ve pazara sundu. Formula E, artan ilgi sayesinde Marakeş ile Afrika’ya, New York ile Kuzey Amerika’ya giriş yaptı. Hong Kong, Berlin ve Monaco caddeleri de yarışlara ev sahipliği yaptılar.
2017 yılında artan pil verimliliği sayesinde, yarış içinde araç değişikliğine gerek kalmadı. Üstelik otomobilin gücü de 180 kW (240 Beygir)’e yükseldi. 2018’de, 225 kW (325 Beygir)’e yükseltilerek, verimliliğin ve potansiyelin ne kadar artabildiğine dikkat çekti.
Aynı yıl Cannes Film Festivalinde, ‘And We Go Green’ filmi gösterime girdi ve bir hayli ilgi gördü. Film, iklim değişikliğine karşı yarışa dikkat çekerken, yarışçıların arka planda yaşadıklarını da beyaz perdeye yansıttı.
Formula E hızla popüler olurken, Nissan, Porsche, Mercedes gibi markalar ve dünyanın çeşitli ülkelerinden şirketler de spora dahil oldular.
2019/2020 sezonunda elektrikli otomobillerin, çevreci dönüşüme olan katkısı daha iyi anlaşılırken, pandeminin etkisi tüm dünyayı ara vermeye zorladı. Formula E yarışçıları pandemi senesinde yapılan online yarışlarla, UNICEF yararına destek topladılar.
Formula E, başlangıcından itibaren, net sıfır emisyonlu bir spor serisi olarak, tüm dünyadaki yarış serilerinin emisyonlarının azalması için araştırmalara destek veriyor. 2020/2021 sezonunda en kısa zamanda Dünya Şampiyonası isim hakkına sahip olan yarış serisi ünvanını kazanarak, “ABB FIA Formula E World Championship” ismini kullanmayahak kazandı.
Dünya çapında tanınmış marka ve takımlar ile, sürdürülebilir mobilite ve daha iyi, daha temiz bir çevre mottosuyla, caddelerde sıfır emisyonlu yarışlar yapılmaya ve bu sayede kazanılan tecrübe ve teknolojiler ile, çevre dostu ve daha verimli otomobillerin üretilmesine destek verilmeye devam ediliyor.
Formula E, bir yandan da karbon ayak izini azaltmak amaçlı “Avrupa Birliği 2030 Bildirgesine” imza atmıştır ve “Birleşmiş Milletler Sıfır Emisyon kampanyasını” desteklemektedir. Formula E öyle bir spor dalıdır ki; sporun kendisinden daha büyük bir amaç için, yani iklim değişikliğine karşı ve bitiş çizgisi olmayan bir yarışa işaret eder.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Formula E, Okyanus Ortasında 8. Kıta, Yarından Sonra
17 Mar 2021

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







