
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Doğum Tarihi: 3 Mart 2002
Ülke: İtalya
Oynadığı El: Sağ (Tek el backhand)
Grand Slam başarıları: Teklerde Fransa Açık 4.tur, Amerika Açık 3.tur
ATP Kupaları: 2022’de çıktığı 2 finalde kariyerinin ilk 2 ATP şampiyonluğu kazandı. ATP500 Hamburg, ATP250 Napoli.
En yüksek sıralaması: Teklerde 19 (9 Ocak 2023)
Tek el backhand’in yeni temsilcisi

Tennis Majors
Bazı oyuncular vardır, içlerindeki potansiyel kariyerlerinin başından itibaren kendisini gösterir. Bu oyuncular genelde ya hızlıca sıralamada yükselir ve oyunundaki belirgin elementlerle kalıcı hale gelir, ya da potansiyelini yerine getirmesi konusunda soru işaretleri yaratır. Gençlik Rüzgarı serisinde konuğumuz, kariyerinde birkaç kırılma noktası yaşadıktan sonra nihayet bu hafta ilk 20’ye giriş yapan Lorenzo Musetti.
Takvimleri 2020’ye geri alıp ATP sıralamasında 20 yaş altındaki oyunculara baktığınızda, zirvede İtalya’dan iki genç tenisçiyi görüyorduk. Jannik Sinner artık NextGen ATP şampiyonu, Roland Garros çeyrek finalisti gibi unvanlarla ilk 50’de kendini göstermeye başlamıştı. İkinci sıradaysa, Sinner’dan 1 yaş küçük olan, junior’larda 2018’de Amerika Açık finali, Wimbledon çeyrek finali ve ITF Junior Masters şampiyonluğu, 2019’da Avustralya Açık’ta junior tekler şampiyonluğu görüp ITF Junior sıralamasında 1 numaraya yükselen Lorenzo Musetti yer alıyordu. Bu iki ismin arkasındaysa şu anda erkekler tenisinin zirvesinde yer alan Carlos Alcaraz bulunuyordu!
2020 yılında tur düzeyine Dubai’de elemelerden gelerek Andrey Rublev karşısında oynadığı ana tablo maçıyla adım atan Musetti, Trieste Challenger yarı finalinde Carlos Alcaraz ile karşılaştığında iki genç tenisçi de henüz ilk 100’ün oldukça uzağındaydı. Toprak sezonunun devamında kendi ülkesinde düzenlenen Roma Masters’ta elemeler için wild card alması Musetti’nin kariyerinde önüne gelen en büyük şanslardan biri. Tabii aslında kariyerlerde fark yaratan nokta, bu şansların nasıl kullanıldığıyla daha çok ilintili. Musetti’nin Roma Masters ana tablosu ilk turunda, kariyerinin tur düzeyindeki yalnızca 2. ana tablo maçında, 3 kez Slam şampiyonu ve dünya 17 numarası Stan Wawrinka’yla oynadığı, ilk seti 6-0 olmak üzere 2 sette aldığı maç, büyük sahneye unutulmaz bir şekilde attığı bir adım olarak kabul edilebilir.

ATP
Musetti’nin Roma’da oynadığı Wawrinka maçının akıllarda kalmasında skordan daha etkili olan nokta, bu oyunun en estetik tek el backhand’ine sahip isimlerinden birine karşı, oldukça benzer düzeyde haz veren, gerektiğinde etkili kullanabildiği tek el backhand’i. Bu vuruşun oyununa kattığı estetik Musetti’yi yaşıtları arasında göze çarpan bir noktada konumlandırıyor.
Roma pek çok açıdan Musetti’nin kariyer yolculuğunun fragmanı gibi, o yüzden biraz daha üstünde durmakta fayda var. 2. turda sakatlık dönüşü bir de covid geçiren formsuz bir Nishikori’yle karşılaşmış ve tecrübeli rakibine karşı da iyi forehand’leri, gerektiğinde bir silah olarak kullanabildiği servisleri ve müthiş keyif veren backhand’iyle kazanmayı başarmış ve hepimizi 3. maçı için yine ekran karşısına geçirebilmişti. Koepfer’i de yenseydi çeyrek finalde Novak Djokovic ile karşılaşacaktı ancak 4. tur maçında önce omzundan aldığı sağlık molası, sonra da 2. sette yaşadığı fiziksel ve mental çöküş, ara ara güzel puanlar çıkarsa da, oldukça etkisiz kalmasına sebep oldu. O günlerde bunu oynadığı 2 zorlu mücadeleye ve tecrübesizliğine vermiştik ancak zaman, bu durumun Musetti’nin kariyerinde aşması gereken noktalardan biri olduğunu gösterdi.
Roma’da elde ettiği çıkışın getirdiği enerjiyi iyi kullanan Musetti hemen arkasından Forli’de ilk Challenger şampiyonluğunu elde etti. Bu turnuvada da Frances Tiafoe’yu yenen Musetti, 1 hafta içinde 3 ilk 100 oyuncusunu yenerek potansiyelini gösterdi. ATP250 Sardunya’da yarı finalde bu sefer kol sakatlığı sebebiyle çekildi.

18 yaşında yakaladığı bu çıkışa bedeninin de eşlik etmesi gerektiğinin farkında olan Musetti pandemi arasının neredeyse tümünü spor salonunda geçirdi. Junior’lardan profesyonelliğe geçişin turun temposuna ayak uydurmak dışında bir başka zorluğu da çocuk vücudundan yetişkin vücuduna geçiş ve oyununu da buna adapte edebilme becerisi. 2021 sezonuna gelindiğinde Musetti’de bu anlamda gözle görülür bir fark olduğu aşikardı. Bacakları kalınlaşmış, vuruş gücü artmış, rekabetçi tenise ayak uydurmak için daha elverişli bir oyuncu haline gelmişti.
2021 sezonuna Türkiye’de başlayan Musetti, toprak kortta oynanan Antalya Challenger’da final gördü. Bir final de sert kortta Biella Challenger’da geldi. Dünya 120 numarası olarak elemelerden geldiği ATP500 Acapulco’da üst üste Schwartzman, Tiafoe ve Dimitrov’u yenmeyi başararak yarı finalde Stefanos Tsitsipas ile karşılaştı. Bu turnuvayla birlikte 19 yaşını yeni dolduran Musetti ATP sıralamasında ilk 100’e giriş yaptı.
İlk turda 13 numara David Goffin’i yenerek başladığı Roland Garros’ta kariyerinin en büyük maçını 4. turda Novak Djokovic’e karşı oynadı. Musetti’nin daha önce Roma’da gördüğümüz özgüvenli tavrı, önce ilk seti, ardından 2. seti tie-break ile almasıyla birlikte “acaba” dedirtse de, kariyerinin ilk Slam’indeki ikinci 5 setlik maçında, Djokovic’in 3. set itibarıyla kurduğu ezici üstünlük karşısında hiç varlık gösteremedi ve belirgin bir sakatlığı olmamasına rağmen maçı tamamlamadan korttan ayrıldı. Fiziksel ve mental anlamda sınırlarının sonuna kadar zorlandığı bu maç, Musetti’nin buradan neler çıkaracağına bağlı olarak kariyerinde başına gelmiş en iyi şeylerden birine de dönüşebilir, en büyük kabusu olarak da kalabilir. Üstünden vakit geçmiş olsa da, gelişim yolculuğu devam eden genç ve iddialı bir oyuncu için istemekle edinilemeyecek bir deneyim zira bu.

Reuters
2022 sezonunun ortasına kadar kendinden üst sıralamalardaki oyuncuları yenerek sıralamada yavaş yavaş yukarı çıksa da, asıl önemli performansı eleme oynayarak ana tabloya çıktığı Madrid Masters’ta geldi. Ilya Ivashka ve Sebastian Korda’yı yenerek 3. turda Alexander Zverev ile karşılaştı ancak bacağındaki sakatlık sebebiyle maçtan çekilmek durumunda kaldı. Daha da kötüsü, sakatlık sebebiyle Roma’da da oynayamadı.
Bu zorunlu aranın ardından, sakatlık dönüşünde pek de tercih edilmeyecek bir senaryo olarak Roland Garros ilk turunda, önceki senenin finalisti Stefanos Tsitsipas ile eşleşti. Roland Garros’taki 2. senesi yine ona zorlu bir sınav sunmuştu. Tsitsipas karşısında da yine o müthiş özgüveni ve toprakta keyif veren oyunuyla ilk 2 seti almayı başardı. Burada yaşadığı şey önceki senenin travması mıdır bilemiyorum, ancak maç sırasında Musetti setlerde 2-0 öndeyken yazdığım cümleyi birebir aktarmak isterim: “Şimdi maç baştan başlıyor gibi düşünün, çünkü Musetti için bulunduğu bu noktayı koruması, bu noktaya gelmesinden daha büyük bir sınav.” Gerçekten de, 3. setin başında Tsitsipas’ın 2 set geriden gelerek bu maçı kazanacağı tuhaf bir şekilde kendini göstermişti. Maç sonu açıklamasında Tsitsipas da maça karşı tutumunun kendisini galibiyete götürdüğü fikrindeydi. Tsitsipas bu seviyede Musetti’den çok daha tecrübeli ancak Musetti’nin ilk 2 sette yapabildikleri de aslında oyun olarak rakiplerinin gerisinde kalmadığını gösteriyor. “Maça karşı tutum” bu noktada önemli bir kavram.

Roland Garros
Geçen hafta Rune’den bahsederken, işlerin iyi gitmediği noktada bir adım geriye gelip kendini güvenli noktaya çekmenin işe yaradığını söylemiştik. Musetti de aynı şekilde, erken ayrıldığı Roland Garros sonrası İtalya’da Challenger oynayarak haftayı bir kupayla kapattı. Çim sezonunu da pek iyi geçiremedi, Queen’s Club’da çimde kayarak sakatlanıp çekilmek zorunda kaldı. Bu sakatlığın üstüne Wimbledon’daki kurası da zorluydu. İlk turda sonrasında çeyrek finale kadar yürüyen Taylor Fritz’e mağlup oldu. Toprakta oynanan ATP500 Hamburg’da 3 ilk-50 oyuncusunu yenerek çıktığı finalde Carlos Alcaraz ile karşılaştı ve Alcaraz’ı 3 sette yenerek kariyerinin ilk ATP kupasına uzandı. İlk-30 oyuncusu olarak gittiği Amerika Açık’ta ilk turda oynadığı 5 setlik David Goffin maçı yine akılda kalan maçlardandı. ATP250 Napoli’de Matteo Berrettini’yle kendi seyircileri önünde oynadıkları İtalyan finalinden galip ayrılan taraf oldu ve 2. ATP şampiyonluğunu sert kortta kazandı. Paris Masters’ta Marin Cilic, Nikoloz Basilashvili ve Casper Ruud’u mağlup etti. Çeyrek finalde Paris Masters’ı 6 kez kazanan Novak Djokovic’le karşılaştı ve Djokovic’e karşı yine etkisiz kaldı.
2023’e bir takım turnuvası olan United Cup ile başlayan Musetti, bu turnuvada finale çıkan İtalya’nın başarılı oyuncularından biri oldu. Brezilya, Norveç, Polonya ve Yunanistan eşleşmelerinde maçlarını kazandı ancak bu maçlardaki rakipleri kendisinden oldukça düşük profilliydi. Final eşleşmesinde karşılaştığı Frances Tiafoe’ya karşıysa yine omuz sakatlığı önüne çıktı ve maçı tamamlayamadı. Yine de, Musetti’nin bu başarılı haftası nihayet onu da ATP sıralamasında ilk 20’nin içine soktu. Böylece, Alcaraz ve Rune’nin ardından ilk 20’deki en genç isim oldu.
Güçlü yanları

ATP
- Tek el backhand. Tenis sporunun en estetik, en güzel vuruşlarından biri olan tek el backhand’i parmakla sayılacak kadar az kişide görüyoruz. Önceki nesillerde Federer, Wawrinka, Gasquet, Dimitrov, Thiem gibi isimlerden izlediğimiz bu vuruşu yeni nesilde Tsitsipas, Shapovalov ve Musetti’den izliyoruz. Bu vuruş zaman zaman özellikle büyük güç üreten oyunculara karşı dezavantaj yaratabilse de, bir oyuncunun bu kadar keyif veren ve kendisini diğerlerinden ayrıştıran bir vuruşa sahip olması turdaki hatırlanırlığı ve seyir zevki açısından da oldukça önemli. Önceki nesillerde saydığımız önemli isimler içinde Stan Wawrinka’nın backhand’inin yarattığı etkiyi andırıyor Musetti’nin vuruşu. Oldukça erken aldığı, bir anda hızlanan, hem paralele hem de çapraz korta gönderdiği backhand winner’ları rakiplerini hazırlıksız yakaladığı seyirlikler sunuyor.
- Çeşitlilik. Musetti’nin Junior kariyerine baktığımızda Avustralya Açık’ı şampiyonluğu, Amerika Açık finali ve Wimbledon çeyrek finalini görüyoruz. Profesyonel kariyerindeyse özellikle toprak kortta etkileyici sonuçlarını görmek mümkün. Oyununa çeşitli elementleri ekleyebiliyor olması ve hareketliliği özellikle toprak kortta izlemesi çok keyifli bir tenis ortaya koyuyor. Hem sağa sola hem de fileye doğru hareketliliği muazzam. Kısa toplar, file önü oyunu ve trick-shot’lar konusunda oldukça bonkör. Gerektiğinde servisinde de çeşitliliğe gidebiliyor ve servisini bir silaha çevirebiliyor.
Gelişim alanları

Musetti, Roland Garros dördüncü tur maçında bir puan kaçırdıktan sonra tepki gösteriyor. /nzherald
- Mental dayanıklılık. Kariyerindeki hızlı yükseliş nedeniyle aslında Slam tecrübesinin çok olmadığını ve bu yüzden 5 setlik maçlarda zorlandığını söylemek mümkün, ancak Musetti’nin maç içi düşüşleri birden bire çok keskin bir “kontak kapatma” şeklinde oluyor. Roma’da Koepfer, Roland Garros’ta iki farklı senede oynadığı ama senaryoları benzer Djokovic ve Tsitsipas maçları bu durumun en büyük örnekleri. Fiziksel olarak yeterli kalamamak mutlaka bunun sebeplerinden biridir ve bu düzeltilebilir, geliştirilebilir bir durum, özellikle de bu kadar genç bir oyuncu için. Ancak bu düşüşlerde mental bir yönün de olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Yaşıtları Alcaraz ve Rune ile karşılaştırdığımızda, işler iyi giderken onlar kadar korkusuz olduğunu söylemek mümkün ancak mental olarak hala onlardan daha kırılgan ve rakipleri aklına daha rahat girebiliyor.
- Tutarlılık. Musetti’nin oyununda her şeyden biraz biraz görebiliyoruz ancak bunları tutarlı bir şekilde yapabilmeyi geliştirmesi gerekiyor. Hem maç içinde, hem de sezonda gayet iyi giderken birden “kontak kapattığı” anların sayısı hala biraz fazla. Fiziksel bir tutarlılığa da ihtiyacı var, zira omuz, bel, bacak gibi farklı farklı sakatlıklar yaşayıp maçlardan ya da turnuvalardan çekilmek zorunda kalıyor. Tek el backhand’i “gelmiş geçmiş en...” listelerine girecek kadar güzel, ancak gücün giderek daha çok ön plana geldiği günümüz tenisinde, karşısında Alcaraz, Rune, Ruud, Rublev gibi büyük güçle forehand vuran oyuncular varken, hem backhand’ini hem de geri kalan her şeyi olabildiğince tutarlı yapmalı.
2023’ten beklentiler
Musetti ilk Roma turnuvasında çıtayı öyle bir yere koydu ki, sanki ilk 20’ye gelmesi çok vakit almış gibi geliyor. Mart’ta 21 yaşına girecek Musetti’nin artık biraz daha ayakları yere basan, maçın başındaki özgüvenini sonuna kadar taşıyabildiği bir yıl olmalı. Bu sene artık Grand Slam’lerde 2. haftayı gördüğü bir sene bekliyorum, belki Roland Garros’ta bir adım daha öteye gidip bir çeyrek final görebilir. Şu an bulunduğu 19 numara biraz zor bir nokta, aşağıya düşmesi de çok kolay. Ve ne demiştik, Musetti için bulunduğu noktayı korumak, o noktaya gelmesinden daha büyük bir sınav. Bu sene ilk 10 belki zor bir hedef ancak ilk 15 içinde kalabilmek bence Musetti’nin öncelikli hedefi olmalı. Mental dayanıklılık ve tutarlılığı sağladığı noktadaysa onun için her hedef daha da erişilebilir hale gelecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.





