

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Ergenlik yıllarımda babamı güçlü bulmazdım. Çünkü bana öğretilen güç başka bir şeydi: yüksek ses, kararlılık, başarı, para, makam.
Babam sakindir.
Hayvanları, toprağı sever.
Hayatındaki kadınlara – anneme, kızlarına, teyzeme, anneanneme, ablalarına- karşı hep nazik.
Mahallesinde hâl hatır sorar, insan ayırmadan selam verir. Biri hakkında kötü bir şey dediğini hiç duymadım.
Herkese karşı anlayışlı ve saygılı. Kimseyi yargılamaz.
Ama bütün bunları ben o zamanlar güç olarak görmüyordum.
Anne olup, çocuklarıma bakarken iş hayatından uzaklaştığımda da kendimi çok güçsüz hissettiğim zamanlar oldu. Kafamdaki başarının hiçbir tanımına uymuyordum.
Zamanla fark ettim:
Ben gücü dünyanın tanımladığı yerden ölçüyormuşum.
Hız, rekabet, daha çok üretmek, daha çok tüketmek…
Yeryüzü gibi, biz de bu yanlış tanıma inandırılmışız.
Oysa şimdi biliyorum.
Güç aslında gürültüsüz.
Birinin kalbini incitmeden, bir çocuğa “hadi yeniden dene” diyebilmekte, doğayı, hayvanı, insanı aynı zarafetle sevebilmekte.
Babam bana bisiklet sürmeyi öğretti, usanmadan arkamda durarak.
Benimle top oynadı, hem de çocuk gibi eğlenerek.
Yüzmeyi öğretti, hem de öyle iyi öğretti ki okyanuslara bile girebiliyorum şimdi.
O anlarda güç, sabırda ve dengeyi bulmaktaydı.
Hiçbiri prestijli değildi belki ama hepsi kalıcıydı. Benim hayatımda kalıcı, sonra ben de ondan öğrendiğim gibi kızlarıma öğrettim.
Bugün yapay zekâ çağında, mesleklerin alt üst olacağından, o çok prestijli mesleklerin kalmayabileceğinden söz ediliyor. Fiziksel emeğin yeniden yükselebileceğinden…
Ve ben bunu duydukça düşünüyorum. Yapay zekâ insanın zihinsel gücünü taklit ettikçe, belki de insanın en unutulmuş yönü yeniden kıymet kazanacak: eliyle, kalbiyle, sabrıyla yaptığı işler… Belki de geleceğin en prestijli işi bir şeyleri onarmak olacak. Zihnimizi makinalar devralırken, ellerimizin değdiği şeyler; bir çocuğun dengesi, bir ağacın kökü, bir hayvanın güveni gibi yeniden değer bulacak.
Yeni çağ, bizi en temel soruya döndürecek: “Ne işe yarıyoruz değil, neye dokunuyoruz?” Bu yeni düzen gerçek gücün ne olduğunu yeniden hatırlatacak bize. Dünya artık gösterişli güce değil, gösterişsiz insanlığa ihtiyaç duyuyor. Kim bilir, belki dünyanın kurtuluşu yumuşak güçtedir. Toprağı, hayvanı, ağacı, birbirimizi incitmeden sevebilme gücünde… Yapay zekâ çağının en insani yanı, belki de bize yeniden insan olmayı hatırlatacak olması olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
COP31 Türkiye’de; akçaağaç portresi, Akdeniz beslenmenin bilimsel faydaları ve İran’ın Yazd kentindeki badgirlerden sürdürülebilir mimari örnekleri
27 Kas 2025

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







