Haftalık takvim: TCMB ve ECB bekleniyor


Kripto dünyasını Garanti BBVA Kripto ile keşfedin Kripto varlık işlemleriniz için kolay ve hızlı arayüzüyle Garanti BBVA Kripto sizleri bekliyor. Garanti BBVA Kripto mobil uygulaması üzerinden Basit Al/Sat ve Gelişmiş Al/Sat seçeneklerinden size en uygun deneyimi seçerek dilediğiniz an kolayca işlemlerinizi yapmaya başlayabilir; ihtiyacınız olan her an 7/24 canlı destek alabilirsiniz. Üstelik, piyasa yapıcı TL limit emirleriniz yıl sonuna kadar komisyonsuz! Kripto işlemlerinizi Garanti BBVA Kripto ile kolayca yönetin, içiniz rahat olsun. Garanti BBVA Kripto’yu keşfetmek ve detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak Temmuz ayı sanayi üretimi ve TCMB faiz kararı ile Cuma günü açıklanacak Temmuz ayı cari işlemler dengesi ön plana çıkarken, yurt dışında Perşembe günü açıklanacak ECB faiz kararı ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu takip edilecek.
Yurt içi piyasalar
Bu hafta yurt içi piyasalarda en çok beklenen gelişme 10 Eylül Perşembe günü TCMB tarafından açıklanacak faiz kararı olacak.
TCMB Temmuz ayı toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmıştı. Eylül toplantısında da piyasa beklentileri büyük ölçüde faizin %37 seviyesinde korunacağı yönünde.
- AA Finans anketine katılan 25 ekonomistin 24'ü faiz oranının değiştirilmemesini, biri ise 100 baz puan indirim yapılmasını bekliyor.
Özellikle Ağustos ayı enflasyon verilerinin ardından Perşembe günü yayımlanacak karar metninde enflasyonun ana eğilimi, iç talep ve önümüzdeki dönemde izlenecek faiz patikasına ilişkin değerlendirmeler yakından takip ediliyor olacak.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 7 Eylül Pazartesi günü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak Ağustos ayı Hazine nakit dengesi,
- 8 Eylül Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak Ağustos ayı finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak iç borçlanma ortalama maliyet ve vade göstergeleri,
- 9 Eylül Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak Temmuz ayı inşaat maliyet endeksi,
- 10 Eylül Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak Temmuz ayı sanayi üretimi ve 2026 yılı girişimlerde bilişim teknolojileri kullanım istatistikleri ile TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 11 Eylül Cuma günü ise TCMB tarafından açıklanacak Temmuz ayı ödemeler dengesi istatistikleri ve Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi ile TÜİK tarafından açıklanacak Temmuz ayı ticaret satış hacim endeksi, perakende satışlar ve ciro endeksleri ile 2025 yılı girişim özelliklerine göre dış ticaret istatistikleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda bu hafta beklentiler açısından en fazla öne çıkan veri 11 Eylül Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı tüketici enflasyonu olacak.
- ABD'de tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Temmuz ayında aylık bazda %0,1, yıllık bazda %3,4 artarken çekirdek enflasyon aylık bazda %0,2, yıllık bazda %2,5 seviyesinde kaydedilmişti. Ağustos ayında TÜFE'nin aylık bazda %0,4, yıllık bazda ise %3,4-%3,5 aralığında artış göstermesi, çekirdek enflasyonun ise aylık bazda %0,2 artışla yıllık bazda %2,4 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
Özellikle son istihdam verilerinin ardından Fed'in Eylül toplantısına ilişkin faiz artış beklentilerinin yeniden hareketlendiği bu dönemde, Cuma günü yayımlanacak veri seti 15-16 Eylül tarihlerinde düzenlenecek FOMC toplantısına ilişkin fiyatlamalar açısından haftanın en önemli başlığını oluşturacak.
Bununla birlikte bu hafta 10 Eylül Perşembe günü Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Eylül ayı kararını da takip ediyor olacağız. Son toplantılarda benimsenen bekle-gör yaklaşımının ardından ECB'nin bu toplantıda aksiyona geçmesi ve üç ana faiz oranını 25'er baz puan artırması bekleniyor.
- 7 Eylül Pazartesi günü ABD piyasalarının Labor Day nedeniyle kapalı olacağını da not etmekte fayda var.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 7 Eylül Pazartesi günü Almanya'da Temmuz ayı sanayi üretimi, Avro Bölgesi'nde ikinci çeyrek nihai GSYH, istihdam ve Eylül ayı Sentix yatırımcı güven endeksi,
- 8 Eylül Salı günü Japonya'da ikinci çeyrek nihai GSYH ve Temmuz ayı cari işlemler dengesi, Çin'de Ağustos ayı dış ticaret verileri ve Almanya'da Temmuz ayı dış ticaret dengesi
- 9 Eylül Çarşamba günü Çin'de Ağustos ayı TÜFE ve ÜFE,
- 10 Eylül Perşembe günü ABD'de Ağustos ayı ÜFE, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve mevcut konut satışları,
- 11 Eylül Cuma günü ise ABD'de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yurt içi piyasalarda ana odak TCMB'nin merakla beklenen Eylül ayı PPK toplantısında olacak. Yurt dışında ise ECB faiz kararı ve ABD’de Ağustos ayı TÜFE verileri öne çıkıyor.
07 Eyl 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



