Hayaller

"Benim yaşadığım tüm zorluklara karşı görece daha sağlam ayakta durmamın bir sebebi vardı: Hayallerime olan inancım."
Hayaller

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Yusuf Yazıcı

Geride kalan sezonda Lille takımı on yıl sonra Fransa Ligue 1’de şampiyonluğa ulaşırken bu başarının önemli aktörlerinden birisi olan Yusuf Yazıcı kariyer adımlarını ve geleceğe bakışını kaleme aldı. Şimdiye kadar kaydettiği başarılarını bir varış noktası olarak değil yolculuğunun bir parçası olarak gören Yazıcı gerçekleştirmeyi düşündüğü hayaller için bir hayli heyecanlı.

Potansiyele erişmek

Öncelikle ben olaylara hep sorunlu tarafından bakmak yerine genel fotoğrafı anlamak, artılarını, eksilerini birlikte değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin çok genç bir nüfusu var. Bu konuda dünyada potansiyeli en yüksek ülkelerinden biriyiz. Sporun ve spor ekonomisinin son yıllarda çok gelişmesiyle birlikte aileler de çocuklarının sporcu olmasını eskisinden daha fazla destekliyor. Tesisler de imkanlar da gelişti; çok fazla çocuk futbolcu olmak istiyor. Sporun gereği olarak bunlardan sadece bir kısmı A takım seviyesine kadar çıkabiliyor. O ara sürecin çok iyi yönetilmesi gerekiyor; çünkü dünyanın hiçbir yerinde altyapıda spora başlayan tüm çocuklar üst yapıya kadar yükselemiyor. O yüzden hem sporcu kardeşlerimin hem ailelerin bu durumu çok iyi yönetmesi gerekiyor.


Ben de altyapılarda buna benzer zorlukları tabii ki yaşadım. Orada herkesin hayalleri var. Herkes hayallerine ulaşmak için çok sıkı çalışıyor. Bunu daha önce de anlatmıştım, takımdan ayrı kaldığım 6 aylık bir süre olmuştu. O sırada aileme bile söyleyememiştim bunu. Sabahları evden antrenmana gidiyor gibi çıkıp sahilde koşuyordum, fitness salonuna gidip çalışıyordum. Akşam eve geldiğimde herkes uyuduktan sonra kulağıma Walkman takıp antrenman yapıyordum. Benim yaşadığım tüm zorluklara karşı görece daha sağlam ayakta durmamın bir sebebi vardı: Hayallerime olan inancım. Bir hayalim vardı ve ona ulaşıncaya kadar çalışmaya devam ettim. Bugün de böyleyim. Çocukken de hayallerimi kağıtlara yazar saklardım, şimdi de öyle yapıyorum. Altyapıda bana katkısı olan bir çok isim sayabilirim ama Özkan Sümer’in yeri her zaman ayrıdır. Bizim adeta dede torun ilişkimiz vardı onunla. Sadece saha içiyle alakalı değil, hayatın geneliyle ilgili çok şey öğrendim ondan. Her şeyden önce çok değerli bir düşünce insanıydı. Özkan Hocamın adını ayrıca anmak isterim.

Değişim

Ben hayatta gelişimin sürekli olduğuna inanıyorum. Öğrendikçe, geliştikçe aslında geliştirmemiz gereken yeni yönlerimizin olduğunun da farkına varıyoruz. Ben seçimimi Fransa’dan yana kullanırken bir nevi meydan okumanın içine girdim aslında. Buradaki fiziksel sertliği biliyordum. O yönden gelişmem gerektiğini düşünüyordum ve lig seçimimi bunu düşünerek yapmıştım. Burada ilk sezonda şanssız bir sakatlık geçirdim ama profesyonel bir rehabilitasyon ekibiyle, çok çalışarak güçlü bir şekilde dönmeyi başardım.

Saha içi roller konusunda ben şu pozisyon, bu pozisyon diye ayırmıyorum. Başarının takım hâlinde kazanıldığına inandığım için nerede bana ihtiyaç varsa orada elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyorum. Ama istatistiksel anlamda bakarsanız hangi mevkide oynadığımda daha fazla gole doğrudan katkı yaptığımı görmek de mümkün.

Gelecek

Dedim ya hayallerimi kağıtlara yazıp saklıyorum diye. Şu anda da yazdığım hayallerim var. Ama anlatırsam uğurunun kaçacağına inanıyorum, o yüzden kendime saklıyorum. İnşallah ileride gerçekleştiğinde “işte bunlardı” derim. :)

Şampiyonluğun özü

İyi bir takım. Ama iyi olması yetmiyor birlikte sevinip, birlikte üzülen bir takım olması gerekiyor. Lille’de bu yılki en büyük avantajımız buydu. Birlikte olmaktan çok mutlu bir aileydik biz. İşin profesyonel yanı kadar, duygusal yanı da çok güçlüydü. Sonra çok çalışmak geliyor bence. Ben başarılı insanların hayat hikâyelerini okumayı seviyorum. Orada gördüğüm bir şey var. Başarılı insanların ortak özellikleri çok çalışmaları. Ben içinde çok çalışma olmayan bir başarı hikâyesi okumadım. Üçüncüsü de hayal kurmak bence. Hayalini kurmadığınız bir şeyi gerçekleştirmeniz çok güç.


Profil

Ben her işin o işin uzmanlarına emanet edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben saha içinde işimi yapıyorum, sahanın dışını profesyonel ekibim yönetiyor. Çünkü artık hayat her alanını tek başınıza yönetemeyeceğiniz kadar farklı uzmanlık alanlarını gerektiriyor. Çağımız iletişim çağı. İletişiminizi o işin uzmanlarının yönetmesi ve sizi o alanda geliştirmesi çok önemli. Yine aynı şekilde tüm marka ilişkilerinizin, sosyal sorumluluk projelerinizin de bu titizlikle ele alınması önemli. Ekibimde tüm bunlarla ayrı ayrı ilgilenen insanlar var. Beni her gelişmeden haberdar ediyorlar, önerilerle geliyorlar, birlikte oturup planlamaları yapıyoruz. Kısa, orta, uzun dönem için ayrı stratejilerimiz var. Bundan 5 yıl sonra, 10 yıl sonra ne yapmak istiyoruz, bunlar için nasıl hazırlanmamız gerekiyor; bunları çalışıyoruz. Bu sayede ben sadece konsantre olmam gereken yere, yani saha içine konsantre oluyorum. Tüm sporcuların bir şekilde profesyonel ekiplerle çalışması gerektiğini düşünüyorum. Bunu bir lüks olarak görmesinler, bu bir ihtiyaç.

Yusuf Yazıcı


Adaptasyon

İlk anda insan umutsuzluğa kapılıyor tabii. Bunun aksini iddia edemem. Niye benim başıma geldi, neden şimdi oldu diye düşünmeye başlıyor. Ama bir süre sonra bunun yaptığımız işin içinde olduğunu anlamaya başlıyorsun. İşte o noktada verdiğin kararlar ve aksiyonların çok önemli. Ben Roma’da dünyanın en iyi doktorlarından birine yaptırdım operasyonumu ve rehabilitasyonumun ilk üç ayını Roma’da geçirdim. Daha sonra araya pandeminin girmesine ve ülkelerin sınırlarını kapatmasına rağmen tüm şartlarımızı zorlayarak bulunduğumuz her yerde çalışmaya devam ettik. O dönemdeki en önemli aksiyonlarımızdan biri rehabilitasyon dışında eğitimler ve okumalar da yapmış olmam. Çünkü insan kafasını sadece rehabilitasyona takınca da bir döngünün içine hapsediyor kendini. Ben antrenman sırasında %100’ümle antrenman yapıp, sonraki zamanlarımı kişisel gelişimime ayırdım o dönem. Böylece kendimi kafaca hep dinç tutmayı da başarabildim.

İnsanlara dokunmak

Bildiğiniz gibi iki ay önce UNDP’nin “Yoksullukla Mücadele Savunucusu” ilan edildim. Önceliğim bu konuda çalışmalar yapmak. Yoksulluk şu anda dünyanın bir numaralı sorunu. Oradaki hedefim büyük büyük cümleler kurmak değil. Küçük küçük, işe yarar projeler yapmak istiyoruz. Bir anda ortaya çıkıp “yoksulluğu bitireceğiz” demenin geçerli bir yönü yok. Ama ben dokunabildiğim kadar insana dokunmak, onların hayatında farklar yaratmak istiyorum. Saha içinde ve saha dışında yaptıklarımla ülkenin gençlerine en ufak bir ilham kaynağı olabilirsem çok mutlu olurum. Yaptığım her işte aklımın bir yerinde bunu tutuyorum hep.

Odak

Dediğim gibi hayal kurmak ve bu hayali gerçekleştirmek için çok çalışmak benim tek sırrım aslında. Merak etmek, araştırmak çok önemli. Dünya hızla gelişiyor ve yeni gelişmeleri hayatınıza katmanız çok önemli. Bir de, galiba en önemlisi bu, sadece başarıya değil aynı zamanda mutluluğa da odaklanmak. Ben yaptığım her işte önce mutlu olmayı isterim, tüm genç kardeşlerime de aynısını tavsiye ederim. Mutlu olarak yaptıkları her işte başarı şansları daha yüksek çünkü.

Kapak Görseli: Batuhan Çetin

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🛣 Yusuf Yazıcı'nın yolculuğu, Damian Lillard'ın yol seçimi

Sen yola çık, yol sana görünür.

11 Haz 2021

Batuhan Çetin

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?