Herzog'dan Koudelka'ya, Balkanlardan Üsküdar'a


Bazilikanın Karanlığı Yerebatan Sarnıcı’nda Bazilikanın Karanlığı Yerebatan Sarnıcı’nda Yenilenen yüzüyle herkesi yeniden büyüleyen, Tarihî Yarımada’nın incilerinden Yerebatan Sarnıcı , ilki 28 Aralık’ta gerçekleşen Night Shift: Bazilikanın Karanlığı etkinliğiyle ışık, koku ve mekân algısını bir arada yaşatmaya yeni yılda da devam ediyor. Nedir? Suzin Maçoro eşliğinde sınırlı sayıda katılımcıyla gerçekleşen Night Shift: Bazilikanın Karanlığı etkinliği, katılımcılara sarnıcın büyülü atmosferinde tarihin derinliklerinden gelen şifalı ses ve ritimlere kulak verme imkânı sunuyor. Neler var? Toplam bir saat süren etkinlik, saat 20.00’de katılımcıların mumlarıyla birlikte sarnıca doğru yürüyüşüyle başlıyor. Mum ışığı ve farklı kokular eşliğinde kendilerini çağıran sesi takip eden katılımcılar, sese ulaştıklarında kendilerini bekleyen minderlere uzanarak 30 dakikalık bir yolculuğa çıkıyor. Not alalım: Ocak ve şubat ayları boyunca devam edecek olan Night Shift: Bazilikanın Karanlığı geceleri, 10 Ocak , 12 Ocak , 19 Ocak , 27 Ocak , 2 Şubat , 9 Şubat ve 16 Şubat ’ta Yerebatan Sarnıcı’nda olacak. Bu büyülü ses yolculuğuna katılmak için biletlere buradan ulaşabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Bir film, bir yönetmen, bir sanat eseri, bir sanatçı, bir sokak ya da bir mekân. Beslenme Çantası’nı konuğumuza ilham veren "şey"lerle dolduruyoruz.
Cem'in beslenme çantasından unutulmaz bir canlı performans, bir rock albümü, belgesel sinema ve bolca Werner Herzog, fotoğraf kitapları ve bir koordinat çıkıyor.
- Rage Against the Machine'in 17 Aralık 2009'da BBC Radio'daki Killing in the Name performansı,
- Radiohead'in In Rainbows albümü,
- Stroszek (1977, Werner Herzog)
- Encounters at the End of the World (2007, Werner Herzog)
- Cave of Forgotten Dreams (2010, Werner Herzog)
- The Act of Killing (2012, Joshua Oppenheimer)
- Nikos Economopoulos'un In the Balkans: States of Transit and Transition kitabı
- Josef Koudelka'nın Gypsies ve Exiles kitapları
- Üsküdar sahilinde bir nokta, 41°00'51.9"N 29°00'39.4"E
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cem Yiğit Üzümoğlu'yla anıların parçalılığı, duyguların evrenselliği, gitme isteği ve oyunculuk üzerine. | Keşif: Charlotte Wells
04 Oca 2023

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.



