Hindistan ve Çin'in dijital mücadelesi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Hindistan ile Çin bir yandan dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip iki ülkesi iken diğer yandan 1962 yılında gerçekleşen sınır savaşından bu yana özellikle Tibet bölgesinde sınır çatışmaları yaşayan ve bölge için mücadele içinde olan iki ülke konumunda. Geçtiğimiz ay bölgede yeniden yükselen tansiyon, iki ülke arasındaki gerilimi artırırken Hindistan’ın içlerinde TikTok ve WeChat’in de bulunduğu 59 uygulamayı yasakladığı karar, fiziksel çatışmayı dijital dünyaya da taşıdı.
- Remove China Apps: İlk olarak sınır çatışmasının erken dönemlerinde Hindistan merkezli bir yazılımcının çıkardığı ve telefondaki Çin merkezli uygulamaları tespit ederek otomatik olarak kaldıran Remove China Apps uygulaması, dijital tepkinin başlangıç noktası ve belki de ilerleyen haftalarda gelecek olan hükümet çapındaki hamlenin bir sinyali olmuştu.
- Yasağın nedenleri: Hindistan Bilişim Teknolojileri Bakanlığı, aldığı kararı ilgili uygulamaların Hindistan vatandaşlarının veri gizliliğini ihlal ettiği, siber güvenlik tehditleri oluşturduğu ve ulusal güvenlik zaafiyeti yarattığı zeminine dayandırsa da karar, sınır çatışmaları sonucu Çin’e verilen politik bir tepki olarak yorumlanıyor. Hükümetin aldığı karar sonrası Hindistan Ticaret Birliği’nin şirketleri ve birimleri Çin’den alınan 4G ve 5G internet altyapısını boykot etmeye çağırması ise tepkinin daha geniş bir spektruma yayılması potansiyelini doğuruyor.
- Alternatifler: Yasağın ardından Hindistan hükümeti, yoğun bir şekilde yasaklanan uygulamaların varsa Hindistan yapımı alternatiflerinin kullanılması, yoksa geliştirilmesi için teşvik ve çağrılarda bulunuyor. Örneğin TikTok’un indirilme sayıları önemli ölçüde azalırken uygulamaya alternatif olabilecek video ve haber etkileşimi uygulaması Chingari’nin indirilme sayısı yükseliyor. Yasağın uzun vadede devam ettiği bir senaryoda bu süreç, Hindistan’ın yerli bir dijital atılım yapması için fırsata dönüşme potansiyeline de sahip.
- Yasağın kısa vadeli sonuçları: Karar Çin merkezli şirketleri olumsuz etkilerken Hindistan’da da bazı olumsuz etkiler yaratma ihtimali taşıyor. Örneğin Hindistan’da Çin şirketleri ile ticari faaliyet yürüten pek çok şirket, bu şirketlerle olan iletişimini WeChat servisleri üzerinden sağlıyor. Buna ek olarak TikTok üzerinden influencer konumuna gelmiş ve kendine ticari bir model yaratmış olan kişiler, yasak devam ettiği takdirde kendilerine yeni alternatifler bulmak zorunda kalabilir.
- Alternatifler: Yasağın ardından Hindistan hükümeti, yoğun bir şekilde yasaklanan uygulamaların varsa Hindistan yapımı alternatiflerinin kullanılması, yoksa geliştirilmesi için teşvik ve çağrılarda bulunuyor. Örneğin TikTok’un indirilme sayıları önemli ölçüde azalırken uygulamaya alternatif olabilecek video ve haber etkileşimi uygulaması Chingari’nin indirilme sayısı yükseliyor. Yasağın uzun vadede devam ettiği bir senaryoda bu süreç, Hindistan’ın yerli bir dijital atılım yapması için fırsata dönüşme potansiyeline de sahip.
- Çin’in Hindistan’daki dijital varlığı: Yasaklanan uygulamalar arasında en çok öne çıkan isim olan TikTok, faaliyete geçtiği günden bu yana ulaştığı 2 milyar indirilmenin yaklaşık 610 milyonunu Hindistan pazarına borçlu. Yasaklanmış olan 59 uygulamanın toplamına baktığımızda ise 2014 yılından bu yana ilgili uygulamalar Hindistan’da toplam 4,5 milyar indirilmeye sahip.
- Çin’in Hindistan’daki elektronik varlığı: Hindistan dijital ortamda Çin ile bir hayli entegre, öte yandan elektronik ve akıllı ürünler noktasında da durum çok farklı değil. Counter Point Research’ün raporuna göre 2020’nin ilk çeyreğinde Hindistan’da satılan akıllı telefonların %73’ü Çin merkezli şirketlere ait. Akıllı telefon üretimi konusunda güçlü ülkelerden biri olan Hindistan, cihazların üretimini gerçekleştirse de hem donanımsal parçaların büyük bir kısmını yine Çin’den tedarik ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta odağımızda gittikçe otonom hale gelen uzay araçları yazılımları hakkında farklı perspektifler, Hindistan’ın yasakladığı 59 Çin merkezli uygulama ve iki ülke arasındaki teknolojik bağlar ve çok daha fazlası var.
09 Tem 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



