İmkânsız mı? Tekrar düşünün: Rafael Nadal


Spor dünyasına iz bırakan ikonik bir marka: Kappa ©KAPPA Sevgili Punto okuru, geçtiğimiz hafta sana 1967’den beri efsanevi kalmayı başaran Kappa’nın yeniden Türkiye’de olduğu haberini vermiştik. Bu hafta seni, Kappa’nın ikonikliğini , markanın köklü tarihine yakından bakarak yeniden keşfetmeye davet ediyoruz. Gel biraz tarih konuşalım; Bir çorap üreticisi olarak sektöre giriş yapan marka – henüz Kappa adıyla anılmadığı zamanlarda- çorap üretimi esnasında yapılan bir hatanın onu ileride ikonik bir markaya dönüştüreceğinden habersizdi. 1956 yılında, bir müşterinin satın aldığı defolu ürünü iade etmesiyle piyasadaki tüm çoraplarını toplatan ve yeni ürünlerin daima kontrolden geçerek piyasaya sürüldüğü güvenini yansıtmak isteyen marka, K-Kontrol logosunu kullanarak Kappa markasını yarattı. Peki ya Kappa logosu? O da bir tesadüf! Bir fotoğraf çekimi esnasında sırt sırta duran bir çiftin yer aldığı fotoğraf karesi istemsizce yakalanıyor ve bu kare, 1969 yılında, kadın ve erkeğin dayanışmasını, eşitliğini ve kapsayıcılığı anlatan Kappa’nın ikonik marka logosu Omini’ye dönüşüyor. Böylece, yeni ürünlere yer verilen Robbe di Kappa markası Omini logosu kullanılarak doğmuş oldu. 10 yıl sonra, dönemin gençlerinin ihtiyaçlarına cevap veren marka, kitleler için sporun öneminin tamamen farkında olarak spor giyim dünyasına adım atıyor. Spor dünyasının kapılarını aralayan Kappa, Authentic logosunu Roma'daki Dünya Şampiyonası sırasında ABD Atletizm takımında ilk kez gözler önüne seriyor ve 1984 Olimpiyat Oyunları’nda ABD Millî Takımı’nın sponsoru Kappa oluyor. İlk kez aynı olimpiyat oyunlarında ABD Millî Takımı üzerinde dünyayla buluşan 222 Banda serisi , dünyayı kasıp kavururken yıllardır geçerliliğini koruyan bir Kappa imajı hâline geliyor. İlk sponsorluk anlaşmalarına, 1979’da Juventus Futbol Takımı forma sponsorluğuyla başlayan Kappa, atletizmden kayağa, rugby'den motor sporlarına, kürekten performansın olduğu her alana; sporu teknolojiyle birleştirerek sporcuların yanında olmaya devam ediyor.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Rafael Nadal’ın 21.Grand Slam şampiyonluğunun ardından Marca şu manşeti çıktı: “Size bir şeyin imkansız olduğu söylendiğinde Rafa'yı düşünün.” Bu, Nadal’ın yalnızca son şampiyonluğunun değil, kariyerinin de tek cümlelik özeti gibi. Çünkü o — buna defalarca örnekler sunmuş olsa da — kimsenin beklemediği, inanmadığı, olamayacağına dair onlarca neden sunduğu bir anda, kariyerinin belki de en önemli şampiyonluğunu kazanabilen savaşçı bir ruh.
Rakipler dışındaki engeller
Nadal’ın kariyerini değerlendirirken öncelikle romantizmden biraz uzaklaşıp rakiplerinden önce yenmek zorunda olduğu kronik rahatsızlıklarını hatırlayalım. Kariyerinin başından beri defalarca kez sorun yaşamasına önayak olan patellar tendinit, Rafa’nın 2004 Roland Garros ve Wimbledon 2009 Wimbledon'la 2012 Amerika Açık ve 2013 Avustralya Açık’a katılamamasına sebep olmuştu. 2010 Avustralya Açık’ın çeyrek finalinde ve 2018 Amerika Açık’ta yarı finalde çekilmesiyle sonuçlanan sakatlıkları da beraberinde getirmişti.
Henüz 19 yaşındayken ortaya çıkan ve kariyerini bitme noktasına kadar getiren bir başka kronik sakatlık, skafoid kemiğindeki problemdi. Bu problemi özel tabanlıklarla çözme yoluna gidilse de bu çözümün Nadal’ın dizlerine fazlaca yük bindireceği ve hâlihazırda sahip olduğu diz sakatlığı da düşünüldüğünde, mevcut oyun tarzıyla Nadal’ın 30 yaşından önce tenisi bırakacağı sıklıkla dile getiriliyordu. Durum bu olmadı — ancak 35 yaşında kendisini yeniden hatırlatan bu sakatlık, beklenmedik şekilde özel bir hikâyenin parçası oldu.

Kaynak: tennis.buzz
Mihenk taşları
Rafael Nadal’ın 2004 yılında 17 yaşındayken Miami Masters’ta dönemin 1 numarası Roger Federer’i 2 sette geçtiği maçın spikerinin Nadal hakkındaki düşüncesi, bugün hâlâ herkesin aklında yankılanmaya devam ediyor: “Bu genç adamın gelişimi öyle hızlı ki insan nereye kadar gideceğini merak ediyor.” Bu sorunun nihai yanıtını henüz almadık — ama bugüne kadar Rafa’nın kariyerindeki en önemli Slam şampiyonluklarına bakabiliriz.
2005 yılına gelindiğinde bu genç adam, spor tarihinin en büyük dominasyonlarından birinin başlangıcı olan ilk Roland Garros kupasını kaldırdı. Bu şampiyonluk yalnızca Nadal’ın kariyerinin değil, tenis tarihinin de mihenk taşlarından biri. 2008 Wimbledon, Nadal’ın Roland Garros dışındaki ilk şampiyonluğu olmanın ötesinde kimilerince “Tarihin en iyi maçı,” olarak görülen ve Nadal-Federer rekabetinin de en özel maçlarından biri olan final maçıyla unutulmazlar arasında. 2009 Avustralya Açık şampiyonluğu, Nadal’ın sonraki senelerde yıpratıcı yenilgiler alacağı bu Slam’de 13 yıl boyunca tek şampiyonluğu olması açısından önemli. Sakatlıkla başlayan 2010 senesi de Nadal’ın 3 Slam şampiyonluğu kazandığı tek yıl.
Gelelim Nadal’ın kariyerinin göremeyeceği düşünülen 30 yaş sonrasına: 2015’te çeyrek finalde Novak Djokovic’e yenilerek, 2016’da 3. tur öncesi bilek sakatlığı nedeniyle turnuvadan çekilerek Roland Garros şampiyonluğu göremeyen Nadal, 2017 Roland Garros'la Slam kupası hasretine son verdi. 2017 Amerika Açık şampiyonluğu, 3 yıl sonra sert kortta aldığı ilk şampiyonluktu. 2019 Amerika Açık’ta Medvedev’e karşı aldığı 5 setlik galibiyet, bu Slam’deki 4. kupasını getirdi. 2020 Roland Garros finalinin ilk 2 setinde Djokovic’e karşı üstünlük kurduğu maç, Nadal’a 20. Şampiyonlukta Federer'le eşitlenme imkanını sağladı. Bu, 13. Roland Garros şampiyonluğuydu.

Kaynak: Hindustan Times
Sözlüğünde olmayan bir kelime: Vazgeçmek
Büyük Üçlü’nün her biri 20 şampiyonluğa ulaştığında, herkes 21. Şampiyonluk için Djokovic’i avantajlı görüyordu, Nadal dâhil! Djokovic harika geçirdiği 2021 senesinde eşitliği bozamadı, ancak sırada Avustralya Açık vardı. Nadal Eylül’de ameliyat olmuş, üstüne COVID geçirmişti, zaten 13 yıl önce kazandığı Avustralya Açık’ı da bir daha kazanacak değildi!
Finale kadar gelebilmişti ama karşısında en iyi 2 sert kort oyuncusundan biri, son Slam şampiyonu Medvedev vardı. Maça iyi başlamak, az hata yapmak, iyi servis atmak zorundaydı, maçın uzaması işi sıkıntıya sokardı...
Nadal’ın 3.set 2-3 0-40’dan dönüşü çok konuşuldu. Pek konuşulmayan, 2-0 geride olduğu maçın 3. setinde, herkesin “Bu maç bitti,” dediği noktada kordaj ayarı için içeriye 2 raket birden göndermesiydi. Maç için servis atarken servisini kırdırdığında hissettiklerini Nadal şu sözlerle ifade ediyor:
Aynı 2012 ve 2017'deki gibi kaybedeceğimi düşündüm. Maçı kaybedebilirdim, beni yenebilirdi ama vazgeçemezdim.
Bugünden bakılınca 2012 ve 2017’de kaybedilen finalleri, bugün kariyerinin en özel şampiyonluğunu kazanmasının yollarını döşeyen taşlar olarak görmek mümkün. Çünkü bu yenilmekten değil, vazgeçmekten korkan bir adamın yolu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nadal'ın 21. Grand Slam'i; Ash Barty'nin zaferi; Kış Olimpiyatları'nda dörtlü axel.
05 Şub 2022

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




