İpler onun elinde: Novak Djokovic

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Pete Sampras 2002’de son Amerika Açık şampiyonluğunu kazanıp 14 Slam zaferiyle emekli olduğunda, erkekler tenisinde zirveye ulaşıldığı düşünülmüştü. 2018’in başında Roger Federer 20.Slam şampiyonluğunu kazanıp en uzun süre 1 numarada kalma rekorunu 310 haftaya taşıdığında, çıtanın yüksekliği hiç de ulaşılabilir gibi durmuyordu. “Son 2,5-3 yıldır bu rekorları yakalayabileceğimi farkettim” diyen Novak Djokovic, 1 numaradaki 329.haftasına 20. Slam şampiyonluğuna ulaşmış bir şekilde giriyor. “Tüm Zamanların En İyisi” tartışmalarında akla gelen ilk gösterge olan Slam şampiyonluğu sayıları artık eşit.
Hedefe odaklı: 2020’de Nadal, Roland Garros ile 20. Slam şampiyonluğunu kazandığında yarışın seyrinin değişebileceği, hatta 17 Slam’deki Djokovic’in en yüksek Slam sayısına ulaşmasının iyice zorlaştığı yorumları yapılmıştı. Aradan geçen 1 sene, bu yorumların ne kadar erken yapıldığını göstermiş oldu. Turda mental gücü en yüksek oyuncu olarak adlandırılan Novak Djokovic, bu 1 yılda mental gücünün sınırlarının nerelere varabileceğini hayranlık uyandırıcı bir şekilde gözler önüne koydu. Amacı her zaman tekrarladığı üzere “en büyük başarıları elde edip tenis tarihine geçmek” olan Djokovic, bu hedefine odaklandığında ne kadar yenilmez olabileceğini hem her bir zeminde sezonun en iyisi olan “yeni nesil” rakipleri, hem de en büyük rakibi karşısında gösterdi. 2021’in hikayesi artık Djokovic’i kimin durdurabileceği üzerine kurulu.

Wimbledon
Adaptasyon: Teniste başarıları tek bir sıralamayla ölçmek oldukça zordur, farklı dönemlerdeki başarıları kıyaslamak da öyle. Raket teknolojisi, toplar, zeminin yapısı oyuncuların fiziksel özellikleri gibi pek çok faktör oyuna etki eder. Tenis aslında bir adaptasyon sporudur. Oyuncunun değişen tüm koşullara, değişen oyuna ve kendi fiziksel koşullarındaki değişime adaptasyonu, başarısının sürekliliğini sağlayan ana faktördür. Novak Djokovic’in 2010’ların başından itibaren yolculuğu incelendiğinde, beslenmesindeki değişikliklerin yanında oyunundaki her elementte de bu adaptasyonu görmek mümkün. Yıllar içinde forehand kanadında daha çok güç üretip hem savunma hem de oyunu dikte etme anlamında forehand’ini daha etkili kullanmaya başladı. Dirseğinden problemler yaşadığı noktada servis rutinini her seferinde değiştirerek vücudundaki baskıyı azaltıp isabet oranını artırmaya yönelik aksiyonlar aldı ve zaman zaman zayıflık yaratabilen noktaları güçlü birer silaha çevirmeyi başardı. Mental adaptasyonu ise belki de tüm bunların en etkili olanı.

Wimbledon
Burun farkı: Djokovic’in oyun kalitesi anlamında Wimbledon’da kariyerinin prime noktasındaki performansı sunduğu söylenemez ancak kendisinin en komple versiyonu olduğunu düşünüyor. “Kendimi en iyi olarak görüyorum ve buna inanıyorum, öyle olmasa Slam’ler kazanmak ve tarih yazmakla ilgili bu kadar özgüvenli konuşmazdım. Tüm zamanların en iyisi olup olmadığım tartışmalarınıysa diğer insanlara bırakıyorum” diyen Djokovic, 2021’de elde ettikleriyle yarışta burun farkıyla öne geçmiş görünüyor.

Wimbledon
Tarih sayfaları: Önünde tarih sayfalarına nasıl geçeceğiyle ilgili birkaç seçenek olan Djokovic, hedefi en yukarıya çekmiş durumda. Tereddütte olsa da Tokyo Olimpiyatları’na katılmaya karar vererek yalnızca 21. Slam şampiyonluğunun ve Rod Laver’dan sonra açık dönemde Takvim yılı Grand Slam’ini gerçekleştiren ilk erkek olmanın değil, Olimpiyat ve Amerika Açık’ı kazanarak Steffi Graf’tan sonra Golden Slam yapan ilk tenisçi olmanın da peşinde olduğunu gösterdi. Golden Slam ihtimali iştah açıcı görünse de sıkışık takvimin Amerika Açık’ta meydana getireceği olası bir kayıp dengeleri yeniden bozabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Konuklar: Novak Djokovic, Ben Simmons, Ayşe Begüm Onbaşı, Pedri, Lando Norris ve Shohei Ohtani
16 Tem 2021

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




