İzmir’e “Moneyball” mantalitesi

Sport Republic ve Rasmus Ankersen’in Göztepe’ye yatırımı
İzmir’e “Moneyball” mantalitesi

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Sport Republic’in, Göztepe’nin %70 oranında hissesini satın alarak futbol şubesini yöneteceği anlaşma resmîleşti. Takımın yeni başkanı Sport Republic CEO’su Rasmus Ankersen oldu. Ankersen, Midjtylland ve Brentford’ta uyguladığı stratejilerle futbolda “Moneyball” mantalitesinin yüzlerinden biri olarak görülüyor.

Ülke sporunda alışık olmadığımız türden bir yatırıma tanık oluyoruz. Göztepe’nin tercih edilme sebepleri üzerine düşünmeden önce, Sport Republic’i tanıyalım.

Sport Republic ve Rasmus Ankersen

The Athletic

Sport Republic, Rasmus Ankersen ve Henrik Kraft’ın kurduğu, ana sermayeyi Dragan Solak’ın sağladığı, spor odaklı bir yatırım şirketi. Şirket, Göztepe’den önce Southampton ve Tonsser uygulamasına yatırım yaptı. Dragan Solak ve Sport Republic, 2022’nin başında 100 milyon pound karşılığında Premier Lig takımı Southampton’ın %80 oranında hissesini satın aldı.

136 yaşındaki Southampton, Sport Republic’in City Football Group’a benzer yapıda oluşturmak istediği yatırım portföyünün ilk eklemesi ve merkez parçası olarak değerlendiriliyor. Göztepe, bu bağlamda ikinci adım oldu.

Dragan Solak, Doğu Avrupa pazarında medya endüstrisinin oldukça güçlü bir kolu olan United Group şirketinin başında bulunuyor. Sırbistan vatandaşı Solak’ın kurduğu United Group, Digiturk gibi ücretli televizyon yayını platformlarından gazetelere, geniş bir yayın yelpazesinde hizmet veriyor.

Bu fotoğrafta odaklanılması gereken isim: Rasmus Ankersen. 39 yaşındaki Danimarkalı, Southampton’ın Futbol Direktörü konumunda bulunuyor. Ankersen, 2015-2021 yıllarında Premier Lig ekibi Brentford’ın eş futbol direktörü olarak görev aldı ve bu süreçte  Danimarka takımı Midtjylland’ta da yöneticilik yaptı.

Rasmus Ankersen, Brentford ve Midtjylland’ta takım sahibi Matthew Benham’la birlikte “Moneyball” stratejisini futbolda uyguladı. Bu süreçte Brentford 74 yıl aranın ardından Premier Lig’e yükselirken Midtjylland, Danimarka Süper Ligi’nde üç şampiyonluk kazandı ve 2020’de Şampiyonlar Ligi tecrübesi yaşadı.

“Moneyball” terimi, 2003’te Michael Lewis'in beyzbol takımı Oakland Athletics takımıyla ilgili yazdığı "Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game" kitabıyla spor literatürüne girdi. Moneyball, temelde özellikle kısıtlı bütçeli takımların, sporcu performansı değerlendirmesinde veri temelli, analitik yaklaşım stratejisini ifade ediyor. Futbolda veri kullanımı, Michael Edwards ve Jurgen Klopp önderliğinde Liverpool gibi çok başarılı örneklerle önemini arttırdı. Artık farklı bütçelerde başarılı olma hedefinde geçer akçe, karar mekanizmalarında bütüncül şekilde analitik yaklaşımla verilerden faydalanmak oldu.

İsabetli ölçme-değerlendirme

Sky Sports

“Moneyball”un çıkış noktası, değerinin altında performans gösteren sporcuları keşfedip maliyetinin üzerinde verim almaktı. Rasmus Ankersen, Brentford’ta bu açıdan çok başarılı bir dönem geçirdi. Brentford; toplam 9,3 milyon pounda kadrosuna kattığı Neal Maupay, Chris Mepham, Andre Gray, Ezri Konsa, Scott Hogan, Ryan Woods, Jota ve Said Benrahma’dan, 100 milyon pound bonservis bedeli geliri elde etti.

2020’de 5,6 milyon pound karşılığında kadrosuna kattığı Ivan Toney, takımın Premier Lig’e yükseldiği sezon Championship’te 31 gol, 10 asistle oynadı ve takımın hâlâ bir en önemli skor opsiyonlarından biri. Rasmus Ankersen, Brentford’ın 18,2 milyon pound kâr elde ettiği Maupay transferini, talkSPORT’a “Maupay mükemmel bir oyuncu değildi. Kritik nokta, neyi düzeltip neyi düzeltemeyeceğinizi anlamak. Eğer bir futbolcu tamamen hazırsa, onu kadromuza katmaya gücümüz yetmez. Tamamlanmamış bir ürünü alıp geliştirmek gerekiyor.” sözleriyle değerlendirdi.

“Maupay 16 yaşında Fransa Lig 1’de forma giymiş, çok yetenekli bir futbolcuydu. Bazı kötü kariyer tercihleri ve sakatlık sebebiyle yolunu kaybetmişti. Yetenekli oyuncuları arıyoruz ve neden potansiyelini gerçekleştiremediğini sorguluyoruz.”

Göztepe’nin potansiyeli

GZT

1925’te kurulan Göztepe, 2007’de profesyonel liglere veda ettikten sonra şirketleşti. Mehmet Sepil, 2014’te Göztepe A.Ş.’yi Altınbaş Holding’ten devraldı. 14 yıl aranın ardından 2017’de Spor Toto Süper Lig’e dönen Göztepe, bu sezon TFF 1. Lig’de mücadele ediyor. Bu süreçte Türkiye’nin köklü şehir takımlarından Göztepe’nin, semtteki yeni stadı Göztepe Gürsel Aksel Stadyumu’nun yapımı tamamlandı ve 2020’den beri takımın maçlarına ev sahipliği yapıyor.

Göztepe’yi; kemikleşmiş taraftar kitlesi, stadı, buzdağının görünmeyen kısmında çığ gibi büyüyen bir borç yükünün olmaması ve bulunduğu şehir, döviz kurları sebebiyle görece uygun maliyeti ile birleşince yurt dışından yatırımcılar için cazip bir kulüp hâline getirdi.

Güncel ekonomik konjonktürde Türkiye, Avrupa futbolunun mercek altına aldığı ülkelerden biri oldu. Yakın dönemde Çağlar Söyüncü’den Ahmetcan Kaplan’a, Kim Min-jae’den Marcao’ya birçok futbolcu, Türkiye’den yurt dışına hatırı sayılır sözleşme fesih bedelleriyle transfer oldu. TFF 1. Lig, başta Altınordu yapılanması olmak üzere Mehmet Zeki Çelik, Cenk Özkaçar gibi isimlerin ardından takip edilen bir lig oldu.

Mehmet Demirkol’un Socrates Dergi YouTube kanalındaki yayınlarında sık sık altını çizdiği “Balkanlaşma” sürecinin orta ve uzun vadede nasıl sonuçlar doğuracağını bilmiyoruz. Ancak Rasmus Ankersen, Brentford ve Midtjylland'ta uyguladığı planı Türkiye'ye uyarlayabilirse Göztepe, yurt dışından gözlemcilerin Türkiye’de geçirdiği vakti arttırabilir.

Mehmet Sepil, imzaların atıldığı basın toplantısında, teklifler arasında neden Sport Republic’i seçtiğini şu sözlerle açıkladı: “Bu süreçte çok fazla görüşme yaptım. Birçok yatırımcı vardı ama Rasmus ikinci gelişinde, yanında Southampton’dan bir direktör ile birlikte geldi ve Torbalı’da akademimizi yapacağımız alana gitti. Bunu yapan tek yatırımcı Rasmus oldu ve bundan çok etkilendim. Zaten o gün bu davranışlar bana, Göztepe’nin geleceği ile ilgili neler yapabileceğimizin en önemli işaretini verdi.”

Futbol dışındaki branşlar

Göztepe

Göztepe; hentbol, voleybol, cimnastik, okçuluk, yüzme, yelken, eskrim, espor, rüzgar sörfü, triatlon ve bilardoda sporcuları olan bir spor kulübü. Mehmet Sepil, futbolun içinde olmadan bu spor branşlarında çalışmaya devam edeceğini ve yeni Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun müsaade ettiği ölçüde, futbol organizasyonunu ayıracaklarını belirtti.

Göztepe - Sport Republic iş birliğinin Türkiye futbolunda ve sporunda neler değiştireceğini hep beraber tecrübe edeceğiz ancak profil olarak, heyecan verici bir projenin Göztepe’yi, Türkiye’yi tercih ettiğini düşünüyorum. Dilerim, Brentford’ın İngiltere futbol piramidinde izlediği yola benzer bir sürece tanık oluruz ve bu süreç büyük resimde analitik yaklaşım yönünde değişikliklere yol açar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🏎️ Piste dönüş: Belçika GP, Yılın son Slam'i Amerika Açık

F1'de sezonun geri kalanına bakış; Amerika Açık'a ön hazırlık; Sport Republic ve Rasmus Ankersen’in Göztepe’ye yatırımı

27 Ağu 2022

f1.com

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?