Janr büken deneysellik


Favori seyahat arkadaşın: Piri Guide
Mobil seyahat uygulaması Piri Guide , dünyaya dair merakı hiç tükenmeyenlerin seyahatlerine ortak oluyor. Nedir? Piri , dünyayı keşfetmeni sağlayan bir yeni nesil rehber uygulaması.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Perfume Genius, Ugly Season
Süre: 52 dakika
Plak Şirketi: Matador Records
Kartonet: Perfume Genius (Michael Hadreas), Matador etiketli yeni albümünde kolektif bir sıra dışılıkla karşımızda. 2010 yılından beri yayımladığı albümlerle queer anlatısını iskeletleştiren, androjen vokalleriyle alternatif popun çağdaş pusulalarından olan müzisyen, tüm janrların ötelendiği Ugly Season’da ilham kaynaklarını deneysel bir havuzda buluşturdu.
Albüm; Hadreas’ın 2019 yılında koreograf Kate Wallich’la tasarladığı ve sergilediği modern dans performansı The Sun Still Burns Here’dan alınan Pop Song, Eye in the Wall haricinde kulaklarda ilk defa çalınan şarkılardan oluştu. Ugly Season yalnızca janr çizgilerinin bulanıklaştırıldığı kolektifliğin yanı sıra geniş bir müzisyen ve yapımcı ekibinin de ürünü aynı zamanda. 10’dan fazla enstrümanıyla albümün sonik kimliğini temellendiren Blake Millis, yaylı aranjmanlarıyla albüme semavi bir uzam ören Rob Moose, Clown Core ikilisin dâhi saksafoncusu Sam Mendel bu isimlerden birkaçı.
Hadreas, tüm albüm kapaklarında bedenini değişik formlarda sergilemiş; bazen otosansüre bazen de maskülen görünümlere başvurmuştu. Ugly Season’ın Jackson Pollock’un bilinç akışı resim tekniğini çağrıştıran kapağıylaysa bedeninin fiziksel sınırlarının çözüldüğü bir davetiye çıktısı aldı, dinleyiciyi nasıl bir sonik deneyimin beklediğine dair de ipuçları verdi.

Perfume Genius, Ugly Season
Neden dinleyelim? Perfume Genius, son albümünde onunla özdeş tematik anlatılarının dışına çıktı. Her ne kadar şarkı sözleri tümüyle kenara itilmese, Set My Fires on Fire Immediately albümünden “Jason” gibi hikâye kahramanları tekrar karşımıza çıksa da Ugly Season sözleriyle bir bütün oluşturan şarkılar örüntüsünün dışında. Albüm Michael Hadreas’ın bedeni, hisleri ve varoluşunu performatif bir deneyime dönüştüren, son birkaç yıldır sinyallerini verdiği modern yaratıcı ve heybetli beste yapımının kristalize olduğu ilk iş.
Bu yönüyle albüm, Perfume Genius’ın The Sun Still Burns Here modern dans performansından devraldığı; müziği sözlerden “özgürleştiren”, yerine atmosferi ve uzun soluklu deneysel sonik yolculukları getiren estetiğinin onanması. Öte taraftan, Ugly Season bir “albümden” beklenebilecek, parçaların birbirini tamamladığı sessel uyumun yerini janrların geçişkenliğinin aldığı, tek parça bir zihinsel yolculuk âdeta.
Herem’in kilise organlarıyla yıkanan tribal ruhaniliğinden Scherzo’nun aralıklı arp dokunuşlarının eşlik ettiği tekinsiz piyano sonatına, Eye in the Wall’ın ambient dub makyajlı progresif diskosundan Hellbent’in no wave selamlı endüstriyel hilkat garibesine kadar Ugly Season özgün parçalardan oluşan yekpare bir uçuş deneyimi, deneysel müziğin modern popla buluşmasını dinlemek isteyenler için yepyeni bir başucu kitabı.
Benzer işler:
- Julia Holter, Aviary
- Laurie Anderson, Big Science
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta Netflix'in hit dizisi Stranger Things'in müzik panoraması, Perfume Genius'ın janr büken deneysel albümü Ugly Season ve Brezilya sahillerinden bir direniş filmi Aquarius konuklarımız. Keşif'e, keşfetmeye hoş geldin.
08 Tem 2022

YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




