Karanlığı birlikte idrak etmek: Beef


Şerefiye Sarnıcı’nda multidisipliner bir sanat performansı: Circle Horn
Circle Horn 1600 yıllık tarihin teknoloji ve sanatla buluştuğu Şerefiye Sarnıcı , Night Shift kapsamında düzenlediği kültür sanat etkinliklerine bir yenisini daha ekliyor. Karşında Circle Horn .
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Dizi: Beef
Yaratıcı: Lee Sung Jin
Süre: 10 bölüm, toplam 348 dakika
Yapım yılı: 2023
Netflix kataloğuna 6 Nisan’da katılan ve büyük beğeni toplayan A24 dizisi, her açıdan beklentileri karşılamayı başarıyor. Beef’i izlerken Emre’nin Bağımsız sinemanın markalaşması: A24 yazısında yer verdiği “A24’un yapımcı ya da dağıtımcı şapkasıyla dâhil olduğu bir projenin hangi janrda olursa olsun anlatım, biçim ve estetik açıdan belli standartları koruyacağını biliyorum” sözlerine bir kez daha hak veriyorum.
Lee Sung Jin, Carl Gustav Jung’un “Kimse ışığı hayal ederek aydınlanmaz. İnsanı aydınlatan karanlığı idrak etmektir” sözlerinden esinle yaratıyor diziyi. Everything Everywhere All at Once’ın (yön. Daniel Kwan & Daniel Scheinert, 2022) da görsel dünyasına imzasını atmış Larkin Seiple’ın görüntü yönetmenliğini izliyoruz. Asyalı Amerikalı baş karakterlerin ailelerinden miras kalan ve kendilerinin de ailelerine aktardıkları travmalarının anlatıya yayıldığı Beef, bu açıdan da Everything Everywhere All at Once’ı hatırlatıyor.
Dizinin müzikleri, Midsommar’ın (yön. Ari Aster, 2019) soundtrack’iyle hatırlayacağın Bobby Krlic’in (The Haxan Cloak) imzasını taşıyor. Krlic’in, anlatıyla ve görsel öğelerle desteklenen gerilimi tırmandıran notaları bir kez daha kulaklarımızda. Görsel sanatlar, edebiyat ve felsefeden güç alan bir komedi-drama izliyoruz. Bölümlerde gördüğümüz enfes illüstrasyonlar, dizide Isaac karakterini canlandıran David Choe’nun eserleri. Bunun yanında her bölümün adı bir konuşmaya veya bir esere referans vererek bölümlerin inişli çıkışlı yolculuğunda heybemize bir şeyler eklemeyi ihmal etmiyor. Werner Herzog, Joseph Campbell, Sylvia Plath, Betty Friedan, Iris Murdoch, Ingmar Bergman, Franz Kafka, Simone de Beauvoir, Simone Weil ve Carl Gustav Jung’dan alıntılar her bölümün başında belirip bölüm boyunca bize eşlik ediyor.
Somut evlerin beyhudeliği
Pek çoğumuzun hayatına The Walking Dead (2010-2002) ile giren, Burning (yön. Lee Chang-dong, 2018) ve Minari (yön. Lee Isaac Chung, 2020) ile kuşağının parlayan yıldızları arasına giren Steven Yeun ve muazzam stand-up special’ları Baby Cobra (2016), Hard Knock Wife (2018) ile Don Wong’da (2022) izlediğimiz komedyen Ali Wong başrollerde. Ali Wong’un hikâye anlatıcılığında ve sesini kullanmada ne kadar başarılı olduğunu düşününce dizinin komedi unsurlarını rahatlıkla taşıyabileceğini tahmin ediyorum ilk görüşte. Ve haksız çıkmıyorum. Steven Yeun da son birkaç yılda iyice yükselen şanını sonuna kadar hak eden bir isim. Birlikte karanlığı idrak ederken muazzam bir ikili oluyorlar.
Danny’nin ailesi, kuzen Isaac’in yasa dışı faaliyetleri nedeniyle motellerini kaybedince Amerika’yı terk etmek zorunda kalıyor. Paul, abisi Danny’yi Isaac’i hiç sorgulamadığı için suçlarken Danny ne yapıp edip ailesinin hayalindeki arsayı satın almak ve onlara bir ev yapmak istiyor. Kafasına koyduğunu yaparken kardeşini de yanında isteyen Danny, her şey yerli yerinde olursa nihayet takdir edileceğine ve tatmin olacağına inanıyor. Sürekli planlar yapıyor ve sürekli hatalar da yapıyor.
Amy’nin ise sanatçı ve son derece Zen bir kocası, şirin mi şirin bir kızı, baştan sona dizayn ettiği kocaman bir evi ve varını yoğunu verdiği başarılı bir işi var. Dışarıdan bakıldığında her şeye sahip gözüken Amy tabii ki hayatından memnun değil. Her şeye sahip olmayı başarmış mutlu kadın rolünü sürdürmek zorunda. Meseleleri açıkça paylaşmanın mümkün olmadığı bir aileden geliyor ve kendi kurduğu ailesinde de bu döngüyü devam ettiriyor.

Beef | Andrew Cooper/Netflix
İkilinin yolları dizinin hemen başında kesişiyor. Trafikte ani bir sürtüşme yaşayan baş karakterlerimiz Amy ve Danny, olayın peşini bir türlü bırakamıyor ve öfkelerinin izinde absürt bir yolculuğa çıkıyorlar. Kendilerini gerçekleştiremedikleri, gerçekleştirdikleri zaman da tatmin olamadıkları hayatlarının tetiklediği hayal kırıklığı ve öfke; onları içinden çıkılmaz bir inat sarmalına sokuveriyor. Bu inatlaşmayı sürdürürken en kırılgan yerleri su yüzüne çıkıyor ve özel bir bağ kuruyorlar. Birbirlerine ve kendilerine yaşattıkları fenalıkların dozu arttıkça ancak tüm bunları birlikte yaşayan iki insanın anlayabileceği bir tanıdıklık hâlinde buluşuyorlar. Kendilerinden vazgeçerek inşa etmeye çalıştıkları somut evlerin beyhudeliği, yerini bu aşinalıktan doğan evde olma hissine bırakıyor. Beef’in yapbozunu oluşturan estetik parçalar birleştiğinde meydana gelen dağınıklığın ironisini de bu yüzden takdir ediyorum. Ömürlerini ışığı hayal ederek geçirmiş iki yabancının birbirlerinin karanlık dürtülerinde Jung’un bahsettiği idraki yakalamaları bana tuhaf bir umut veriyor.
Nerede izleyebilirsin? Beef, tüm bölümleriyle Netflix’te yayında.
Benzer işler:
- Killing Eve (2018–2022, Phoebe Waller-Bridge)
- Barry (2018-2023, Alec Berg ve Bill Hader)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cazın müstakbel şekillerini yaratan müzisyenler, karanlığın idrakinde Beef dizisi, Tim Hecker'in karşı ambient son albümü No Highs.
14 Nis 2023

YAZARLAR

Dilara Kaya
Aposto - Dilara Kaya

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




