Karşıt yayıncılık: Sub Factory

Metinle kurduğu ilişkiyi bireysel fayda üzerine kuran ve bunu ortaya koyarak kitap basan Sub Factory'in kurucusu Şenol Erdoğan’a sorduk.
Karşıt yayıncılık: Sub Factory

25 Şubat - ENKA Sanat - Duende
ENKA Sanat ile birlikte

Bu sezon ENKA Sanat’ta #ÇokŞeyVar ENKA Sanat ’ın birbirinden değerli sanatçıları aynı sahnede bir araya getiren yeni sezon programının ilk 4 etkinliğini hatırlarsan geçen haftalarda seninle paylaşmıştık sevgili Duende okuru. Programın devamında bolca müziğe doyacağımız etkinliklerin detaylarını duymaya hazırsan hadi gel yakından bakalım. ENKA Oditoryumu ’nda gerçekleştirilecek programdan; Hiçbir Şey Yerinde Değil , 22 Mart : Kayıp, yerinden edilme ve göç kavramlarını, çağdaş dans diliyle tartışmaya açan Hiçbir Şey Yerinde Değil , Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın teorik bağlamdan yola çıkan performans üretiminin örneklerinden biri olarak dört dansçı ve bir müzisyen eşliğinde seni görsel ve işitsel bir evrene davet ediyor. Zuhal Olcay Çiğdem Erken, 28 Mart : ENKA Sanat’ın bir kutlama klasiğine dönüşen Çiğdem Erken ile Sahnelerden Aşk Şarkıları özel konseri bu sefer biraz farklı. Dünya Tiyatro Günü Özel Konseri’nde Çiğdem Erken ve Orkestrası, sesiyle sevenlerini büyüleyen Zuhal Olcay ile bir araya gelerek değerli eserlerin müziklerini seslendirmeye hazırlanıyor. Cello Paradiso, 4 Nisan : Sanatın ve sanatçının daimî destekçisi, saygıdeğer iş insanı ve ENKA Sanat kurucusu Şarık Tara, her yılın nisan ayında, klasik müzik sanatçılarının eşsiz performanslarıyla anılıyor. Bu yılki anma etkinliklerinin ilkini dört çellist arkadaş; Şafak Erişkin, Didem Erken, Gülyar Balcı ve Dilbağ Tokay’dan oluşan Cello Paradiso üstleniyor. Borusan Quartet Gökhan Aybulus, 8 Nisan : Şarık Tara’yı anma etkinliklerinin ikincisinde, klasik dönemden modern döneme uzanan geniş bir repertuvara sahip Borusan Quartet ile piyano virtüözü Gökhan Aybulus aynı sahnede buluşuyor. Schubert’ten Rosamunde ve Schumann’dan Piano Quintet’le mest olmaya hazırız. ENKA Sahne Gala Konseri, 17 Nisan : Klasik müziğin genç yeteneklerini izleyiciyle buluşturan ENKA Sahne Gala Konseri ise Tara’yı anma etkinliklerinin sonuncusu. ENKA Sanat’ın, “ daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat ” söyleminden ilhamla oluşturduğu proje ikinci yılında, Danışma Kurulu’nun önerdiği yeni genç yetenekleri sahnede sanatseverlerle buluşturuyor. ENKA Sanat’ın yeni sezon programıyla ilgili detaylara ve biletlere buradan ulaşabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

"Bizimkisi sadece bireysel fayda gördüğümüzü ortaya koyarak arzu edenin de ondan beslenmesini sağlamak."

Kendisini bu zaman kadar yapılmış ya da yapılmaya çalışılan yayıncılık tabirlerinin dışında bırakan Sub Factory’nin kurucusu Şenol Erdoğan, Açık Radyo’da katıldığı Günün ve Güncelin Edebiyatı programında şöyle bir cümle kuruyor: "Metin beni ilgilendiriyorsa, bu metnin bana ulaştığında hissettirdiği şeyleri birinin de hissedeceğini düşünüyorsam onu nesneleştiriyorum. Bunun benim işime yaraması ya da beni mutlu etmesi, heyecanlandırması, düşündürmesi gibi şeylerin başka birinin de başına gelmesi beni heyecanlandırıyor."

Sub’ın çıkardığı/çevirdiği kitapların skalasına baktığımızda; Japonya Noise Müziğin Doğuşu, Lana Del Rey’in David Lynchvari Suç Dünyası, John Cage: Mantar Adam, Björk: Görünmez Kadın, Amiri Baraka: Kültürel Edebi Kanon Blues ve Siyahi Estetik gibi müziğe dair Türkçe kaynakların kısıtlı olduğu konuları merak eden insanların var olduğunu bize gösteriyor. Evet biz müziği merak ediyoruz, nasıl yapıldığı teori kitaplarında bize zaten öğretiliyor fakat müzik bundan mı ibaret?

Metinle kurduğu ilişkiyi bireysel fayda üzerine kurup ve okuyacak insanın da “bu konunun bir de bu tarafı var” diye düşündüren bunu ortaya koyarak kitap basan Sub Factory'in kurucusu Şenol Erdoğan’a sorduk.

Sub Factory

Sub Factory kitaplarını Kadıköy'deki Outro Record Store'da bulabilirsiniz


Sub Press adından Sub Factory ismine bir geçiş oldu. Yayının geçmişine bakarsak bu değişim neyi ifade ediyor? 

Aslında ardına aldığı ve hatta alabileceği kelimeyle “konumu” değişmiyor SUB’ın, Sub kelimesi bize Şeyh Abdülvahit Yahya’dan yadigâr. Kelime İngilizce bir karşılığa sahip değil bizim kullanımımızda. Zaten “Press” takısı çok sonra gelmişti. “Factory” ile değiştirilmesi çoluk çocuğun somut yapılar haricinde hareket ederek sanalda ota püsüre “press” demesinden kaynaklandı. Baktık hatalı ve sık kullanılıyor, kaçtık. Sıklık ve hatanın var olduğu yerleri pek sevmeyiz. Lakin net olan şu ki; takısını bırakın kendisi dahi değişebilir, sabitlikler bizim dünyamızda mümkünsüzlüklerle eş. Kalıcı olan ya da kalıcılık inancımız var olmamıştır insan olarak. Diğer yandan da “Factory” birilerine aşırı gelen üretim hızımız için esprili bir ek oldu. 

Sub Factory’i biraz daha anlamak için soruyorum. Kendinize neden yayıncı olarak tanımlamıyorsunuz? 

Sanırım Instagram medyasının geldiği konum artık bir zamanların meşhur sorusu: “Her fotograf çeken fotografçı mıdır?”ı tarihe karıştırdı. Ama elbette ki cevabı dağ gibi sarsılmaz bir şekilde bakidir — soru ne kadar yokmuş gibi dursa da. “Sürücü” ile “Şoför”ü yakın geçmişte lisanslarda birbirinden ayırdılar. Yani her araba sürene şoför demiyoruz onlara sürücü diyoruz. Ahilik dahilinde olmayan ve gelişmeyen, gövdesiz herhangi bir yapıya kişisel olarak saygı ve sempati göstermediğimiz gibi; nüvesinde ticaret olan yani hareket derdi, amacı satmak olan yapılara da aynı şekilde bakıyoruz. 

Karşıt yayıncılık bizim ülkemizde müzik yayımcılığı üzerine kurulduğunu söylüyorsunuz, Sub Factory müzik yayıncılığında kendini nerede konumlandırıyor?

Musiki bizim için arkaik kutların başlıcalarından, bu anlamda onu en fazla anlamaya ve idrak etmeye çalışabiliriz, bunu yaparken de kendi deneyimlerimizi insanlarla paylaşırız. Varlığın — burada insan —konumlandırıldığına inanan bir yapı olarak kendimizi herhangi bir yerde konumlandırmaktan korkarız. Bizimkisi sadece bireysel fayda gördüğümüzü ortaya koyarak arzu edenin de ondan beslenmesini sağlamak. Sağlamak derken bu bir amaç değil bir kendiliğindenlik.

Sub Factory önümüzdeki dönem neler yayımlamayı düşünüyor?

Arseny Tarkovsky şiirleri, Ferruhzad’ın şiirsel/imgesel etnografisi üzerine akademik bir iki iş, Şinasi Hisar, Andy Warhol’un fabrika işçileri, Sanatçı kitabı antolojisi, Joseph Jarman’ın tüm yapıtları gibi sırasız bir sıralama yapabilirim aklıma ilk gelenler bunlar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎙️ Madrigal, Licorice Pizza, Sub Factory

Paul Thomas Anderson'ın son harikası Licorice Pizza'da hayat bulmanın heyecanına kapılıyor, Sub Factory'nin hikâyesine tanık oluyoruz. Dönüşte Madrigal konserinde buluşalım mı?

25 Şub 2022

ENKA Sanat ile birlikte
🎙️ Madrigal, Licorice Pizza, Sub Factory

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine