Yasemin Ecem Anagöz: ‘‘Kendimizin en iyi haline ulaşmak için çaba harcıyoruz.’’

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Bu soruyu hem bireysel hem de takım oyunu için soruyorum. Maç anında rakiplerinize karşı mental olarak nasıl bir mücadele veriyorsunuz, rakibe göre değişen taktikler/planlar var mı?
Maç anında rakibe mental üstünlük kurabilmek çok önemli. Atıştan memnun olmasanız bile bunu rakibe belli etmemek ve o üstünlüğü vermemek gerekiyor. Her koşulda soğukkanlı olmaya ve hislerimi geri plana atmaya özen gösteriyorum. Okçuluktan asıl mesele odaklanmak, rakibe veya ortama göre taktik uygulamak yerine tamamen kendimize odaklanmayı tercih ediyoruz. En büyük rakibi her zaman kendimiz olarak görüyoruz ve kendimizin en iyi haline ulaşmak için çaba harcıyoruz. Takım olarak yarışmanın takım arkadaşları ile aranızda bağ varsa rahatlatıcı bir etkisi olabiliyor ama özellikle bireysel maçlardan önce psikolojik olarak daha güçlü bir hazırlık gerektiğini düşünüyorum.

Yasemin E. Anagöz, Gülnaz Büşranur Coşkun ve Ezgi Başaran'dan oluşan Klasik Yay Kadın Millî Takımı 2022 Akdeniz Oyunları'nda altın madalya kazandı./TRT Haber
Oyunun içinde kazanmak da var kaybetmek de kazandığınızda ne hissediyorsunuz, kaybettiğinizde nasıl hissedip devam ediyorsunuz?
Her oyuna kazanmak ve elimizden gelenin en iyisini yapmak hedefi ile çıkıyoruz. Potansiyelimizi bildiğimiz için beklentimizin altında kaldığımızda üzülebiliyoruz. Örneğin olimpiyatlarda ilk yarışımız mix takımdı ve 4'üncü olduk. Herkes bu sonuca çok sevindi fakat biz oraya şampiyonluk için gitmiştik.
Elde ettiğimiz derece Türk okçuluğu için büyük bir başarıydı ama biz daha iyisini hedeflediğimiz için bizi tatmin etmedi. Ama sonrasında hak ettiğimizi ve yapabileceklerimizi bildiğimiz için pes etmedik ve bu hayal kırıklığının etkisini çabuk atlatarak neden bir Dünya Şampiyonası madalyamız olmasın dedik. Kaybetmek denemez ama beklediğimizin altında bir sonuç almak bizi daha çok hırslandırdı ve Dünya Şampiyonası'nda ülkemiz adına ilk madalyayı kazandık. Aynı motivasyon ile Paris için de şimdiden hazırlıklara başladık diyebilirim...
Aynı soruyu Mete Gazoz’a da sordum. Bir röportajda Mete; “Çizgiye geçtiğimde üzerimde 'Şimdi par atmam lazım' diye bir baskı olmuyor çünkü arkamda bekleyenin Yasemin olduğunu biliyorum." diyor. Takım olmanın, beraber bir işe ve amaca yönelmenin gerekliliği ‘güven duygusunu’ çok iyi anlatmış. Siz Mete ve diğer takım arkadaşlarınızla bu bağı kurmak için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz, birbirinize katkı sağladığınız alanlar nedir?
Mete ile 9 yaşından beri birlikte antrenman yapıyoruz. Ailemizden çok birbirimiz ile zaman geçiriyoruz. Mete’yle günlük hayatımızda ne kadar yakınsak, müsabakalarda da öyle olduk. Birbirimizin başarıları ile gurur duymayı, endişelerine ortak olmayı öğrendik. İkimiz de başarıya doymayan, hep daha fazlasını, en iyisini isteyen karakterlere sahibiz. Benzer yapıda düşüncelere sahip olduğumuzu bildiğimiz için de birbirimize gözümüz kapalı güvenebiliyoruz. Okçuluk bireysel bir spor gibi gözükse de takım sporu olduğunu söyleyebilirim. Öte yandan takım halinde bir şey yapabilmek için iki kişinin enerjisinin uyması gerekiyor ve Mete’yle biz bunu yakaladık, o yüzden tarihi başarılara imza atabiliyoruz.

Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz'den oluşan Klasik Yay Karışık Millî Takımı 2022 Akdeniz Oyunları'nda altın madalya kazandı./TRT Haber
Sporun dışında sizi geliştiren başka neler var, okçuluk ile çok alakası yok ama işime çok yarıyor dediğiniz bir şey var mı?
Mental olarak güçlü olmak okçuluk için çok önemli. Sadece antrenmanlara özen göstermekle iş bitmiyor. Ben de özellikle pandemi süreci ile birlikte kişisel gelişimime odaklanmaya başladım. Psikoloji dersleri almaya başladım, meditasyon ile ilgilenmeye, eğitimler almaya başladım. Hem kişisel hayatıma hem de okçuluk kariyerime fayda sağlayacağını düşünerek yabancı dil eğitimleri aldım. Bu dönemde almış olduğum eğitimlerin bana çok faydası olduğunu ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum.
Dışardan alınabilecek eğitimler ve takviyelerin yanı sıra beni her zaman ileriye taşıyan unsur ailemin desteğini hep yanımda hissetmekti. Küçük yaştan itibaren hem desteklenmek hem de başarıyı getirecek disiplini ailede öğrenmek benim için her zaman büyük bir avantaj.
Türkiye’de okçuluk için hayalleriniz neler? Ve 2024 Paris Olimpiyatları için nasıl bir hazırlık süreci var önünüzde?
Türkiye olarak okçulukta Avrupa'nın en önde gelen ülkelerinden biri haline geldik. Avrupa'da en fazla madalya kazanan ülke biziz. Artık farklı bir seviyedeyiz, öyle ki olimpiyat dördüncülüğü gibi iyi bir derece bile bizi tatmin etmiyor. Bizden sonraki jenerasyonlar ile birlikte okçulukta Türkiye’nin güçlü konumunu sürdüreceğini tahmin etmek zor değil.
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’ndan bahsedecek olursam, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceğimize inancımız şimdiden tam. 2024’e kadar katılacağımız her turnuva hazırlık sürecinde bizim kendimizi daha iyi görmemizi ve daha iyi hazırlanmamızı sağlayacak. Bu sebeple her müsabakaya aynı ciddiyet ile çalışıyoruz. Bireysel antrenmanlarıma gösterdiğim özenin yanı sıra mental olarak da kendimi hazırlıyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Röportaj: Mete Gazoz, Yasemin Ecem Anagöz ve antrenörleri Yusuf Göktuğ Ergin ile konuştuk.
20 Ağu 2022

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


