Emekliye ayrılan Kepler Uzay Teleskobu, üç yeni ötegezegen keşfetti


Vodafone ’da çalışmak güzel iş Vodafone'da gençlerle birlikte çalışmak güzel iş Hızla değişen iş dünyası, farklı insan kaynakları çözümlerine ve çalışma düzenlerine ihtiyaç duyuyor. Çoğumuzun hayatına 2020 yılında giren evden çalışma pratiği ve onu takip eden hibrit çalışma sistemi de bu çözümlerden biri. Neler oluyor? Çalışan deneyimini en üst seviyelerde tutmak için farklı politikalar izleyen Vodafone , hibrit çalışma düzenini 2021 yılından beri kalıcı olarak uyguluyor. Böylece uzaktan veya ofisten çalışacakları günleri önceden planlayabilen çalışanlar seyahat programlarını kolaylıkla öngörebiliyor. Dahası: Çalışanlarının karşılaştığı farklı koşulları çeşitli çözümler aracılığıyla başarıyla yöneten Vodafone , çalışan babalara 4 aylık ücretli izin gibi uygulamalarla çalışanlarına en özel anlarını sevdikleriyle birlikte geçirme imkânı sunuyor. Siz de “Vodafone’da çalışmak güzel iş” demek için Vodafone’a katılarak ayrıcalıklı bir iş hayatının parçası olabilirsiniz. Başvuru için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Dokuz yıllık görev süresi boyunca 2 bin 600 adet teyit edilmiş ötegezegen keşfederek modern ötegezegen araştırmalarına öncülük eden, 2018 yılında ise emekliye ayrılan Kepler Uzay Teleskobu'nun son gözlemlerinden elde edilen verileri inceleyen astronomlar, üç yeni gezegen keşfettiler. Buna göre, keşfedilen üç ötegezegenden ikisinin onaylandığı; birininse ötegezegen adayı olarak kaldığı bildirildi.
Geniş açı: Onaylanan iki ötegezegen K2-416 b ve K2-417 b olarak isimlendirilirken aday statüsündeki ötegezegene de EPIC 246251988 b ismi verildi. Çoğu ötegezegene kıyasla küçük oldukları belirtilen yeni gezegenlerin, Dünya'nın 2,6 ila 4 katı olduğu aktarıldı.
- Bir ötegezegen adayının doğrulanmış ötegezegen statüsüne yükseltilmesi için, ilk gözlemin başka iki teleskop tarafından yapılan gözlemlerle de doğrulanması gerekiyor.
Öte yandan: Yeni keşfedilen ötegezegenlerin pek de heyecan verici keşifler olmadığını ifade eden araştırmacılara göre, bu keşifleri asıl özel kılan şey gezegenlerin keşfedilme şekli olarak öne çıkıyor.
- Konuya ilişkin açıklamasında "Bunlar Kepler gözlemlerinin büyük şemasında oldukça ortalama gezegenler," ifadelerini kullanan Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden baş araştırmacı Elyse Incha, "Ancak heyecan vericidirler çünkü Kepler onları son birkaç günlük çalışması sırasında gözlemlemiştir. Bu, Kepler'in ömrünün sonunda bile gezegen avcılığında ne kadar iyi olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullanıyor.
- Buna göre, gözlemlerin, Kepler uzay Teleskobu'nun 30 Ekim 2018'de emekliye ayrılmasından önceki son birkaç hafta içinde yapıldığı belirtiliyor. Yakıtı biten aracın artık doğru yönü göstermediği ve bu durumun da verilerin bulanıklaşmasına neden olduğu; ancak araştırmacıların, bir yıldızın önünden geçen bir gezegen nedeniyle ışığın azaldığı geçiş dönemlerini bulmak için teleskobun elde ettiği son sağlam verileri kullanarak bu keşifleri gerçekleştirdiği aktarılıyor.
Bununla birlikte: Görevi uzun bir süre sona ermiş olsa da geriye yıllar boyu süren gözlemleri boyunca topladığı kamuya açık verileri kapsayan devasa bir miras bırakan Kepler Uzay Teleskobu, emekliye ayrıldıktan 5 yıl sonra bile yeni gezegenlerin keşfedilmesine ışık tutuyor. Kepler'in yerini, 2018 yılında fırlatılan ve o zamandan beri yeni ötegezegen keşiflerine katkıda bulunan NASA'nın Transiting Exoplanet Survey Satellite (TESS) başta olmak üzere diğer gezegen avcısı teleskoplar almış bulunuyor.
- Konuya ilişkin olarak "Kepler birçok yönden gezegen avlama meşalesini TESS'e devretti," ifadelerini kullanan, Kepler üzerinde de çalışan TESS proje bilimcisi Knicole Colón, "Kepler'in veri kümesi gökbilimciler için bir hazine olmaya devam ediyor ve TESS de onun keşifleri hakkında yeni bilgiler edinmemize yardımcı oluyor." diye de sözlerine ekliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul'da 1.700 yıllık Pan heykeli. Yıllardır emekli olan Kepler'den yeni ötegezegenler. Şimdiye kadar keşfedilen en sönük galaksi. Efsanelere konu olan kayıp şehrin kanıtları.
07 Haz 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



