Küçük mavi balık: Leicester City

Mucizevi şampiyonluktan sonra kadro kalitesini arttırmak adına doğru yatırımlar yapan Leicester City ikinci şampiyonluğa o kadar da uzak olmayabilir.
Küçük mavi balık: Leicester City

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Leicester City, 2015/2016 sezonundaki mucizevi Premier Lig zaferinden sonra bu sezon tekrar ligde üst sıralara aday olduğunu gösteriyor. Şampiyonluk sonrası yaşanan teknik ekip değişliklerinden sonra istikrarı Brendan Rodgers ve ekibinde yakalayan Leicester’da yönetimin doğru kararları kulübün başarısını devam ettirmesini sağladı. Brendan Rodgers ile beraber geçen sezon ligi beşinci bitirdikten sonra bu sezon daha da yukarıları hedeflemelerini beklemek şaşırtıcı olmaz. Chelsea galibiyetinin ardından bir gün de olsa tekrardan Premier Lig’in tepesine oturan Leicester, bu sefer liderlik koltuğuna daha da uzun tutunmak istiyor. Sezon sonu ipi göğüslemeleri mümkün mü? Leicester başarısını sürdürülebilir hâle getirip büyük altılıdan bir kulübü tahtından edebilir mi? Şampiyonluk ardından kulübün kalıcı olarak seviye atlamasındaki en büyük etken nedir?

  • Spor tarihi küçük balığın büyük denizdeki kahramanlık hikâyeleri ile dolu. Ancak bu hikâyelerden sadece birkaçı Leicester City’nin 2015/2016 sezonundaki Premier Lig galibiyetiyle yarışabilir. O sezon, büyük kulüplerin zayıf performansı da dâhil olmak üzere birçok faktör Leicester lehine işlemiş ve sezon sonunda gülen Leicester City olmuştu. Bu başarıya daha da anlam yükleyen şey ise şampiyon kadronun çok az bir bütçeyle adeta “toplama” bir takımmış gibi kurulması ve üst seviyede Premier Lig tecrübesi olmayan oyuncular önderliğinde bu başarının gelmesiydi. Bu transferlerin aslında ne kadar iyi düşünülmüş scouting transferleri olduğunu bütün kamuoyu anca sezon sonunda fark edebildi ve bu “toplama” denilen takımın birbirlerine ne kadar uygun parçalardan oluştuğu görüldü. O şampiyonluğun en büyük mimarları, daha önce kamuoyu tarafından pek tanınmayan Jamie Vardy, N'golo Kante ve Riyad Mahrez ile beraber tecrübeli teknik direktör Claudio Ranieri gibi gözüküyordu. Dolayısıyla başarıyı, o sezonluk rüzgârın doğru yönde esmesi ve tesadüfen doğru dişlilerin birbirine geçmesi olarak açıklamak mümkündü. Evet, muhtemelen buna benzer bir başarıyı uzun yıllar herhangi bir büyük ligde görmek mümkün olmayacak ancak yönetimin doğru karar alma başarısı ve kulüp profesyonellerinin futbolcu potansiyellerini doğru analiz edişi de bu başarının kilit noktalarından. Yakın dönemde şampiyon kadrodan kazanılan bonservis bedellerinin ne kadar doğru yatırımlarla tekrar finansal kazanca ve sahadaki başarıya dönüştürüldüğüne bakılırsa Leicester City’nin nasıl kusursuz bir yatırım stratejisi olduğunu görebiliyoruz ve bu strateji kulübün seviye atlamasındaki en büyük etken.
     
Leicester City
Kaynak: Leicester City
  • Almanya’da Wolfsburg, Fransa’da Montpellier ve Türkiye’de Bursaspor daha önce benzer “küçük balık” hikâyelerine imza atmışlardı. Leicester City örneğinin bu örneklerden nasıl ayrıştığı ortada: Bahsedilen diğer kulüpler mucizevi başarının getirdiği bir zafer sarhoşluğu içinde finansal büyümeyi hem saha içinde hem saha dışında yapılacak doğru yatırımlarla sürdürülebilir kılamazken Leicester City bunu başardı. Muhtemelen bu kulüpleri ayıran en büyük faktör ise doğru oyuncu potansiyellerine yatırım yapılıp yapılmaması oldu. Leicester’da Vardy günümüzde hâlen kadroda iken Kante ve Mahrez’den kazanılan 100 milyon avro'ya yakın para hemen yeni yatırımlara harcandı. Bu yatırımlardan Harry Maguire rekor bedelle Manchester United yolunu tutarken onun boşluğu Çağlar Söyüncü ve Wesley Fofana gibi gelişime açık ve yıldız potansiyelli oyuncularla dolduruldu. Bu yatırımlar sayesinde kurulan yeni takımda Youri Tielemans, James Maddison, James Justin ve Wilfred Ndidi gibi isimler muhtemelen bir sonraki transferlerinde yeni yatırımlara izin verecek büyük bonservis bedelleriyle kulüpten ayrılacaklar. Şunu not etmekte fayda var: Elbette bütün futbolcu yatırımları değerlerini katlayacak duruma gelmedi ancak futbolun hem finansal kısmında hem de saha içi başarısı kısmında yaptığınız altyapı dışındaki yatırımların yarısında dahi doğru kararı alsanız, bu başarı eğrinizi geometrik olarak büyütüyor ve Leicester örneği bunun en büyük kanıtı. Menajer Brendan Rodgers ve ekibi dâhil olmak üzere şu anda Premier Lig’de zirve yarışına ortak olan ilk 11’in neredeyse tamamı kulübe 15/16 sezonundan sonra dâhil oldu ve bu isimlerden yalnızca Harvey Barnes Leicester City altyapısı çıkışlı.
     
Leicester City
Kaynak: Leicester City
  • Bir önceki şampiyonlukta görüldüğü üzere Leicester’ın şampiyonluğu için yalnızca ilk 11 kalitesi yeterli olmayacak. Teknik ve taktik detaylarla beraber Premier Lig gibi yarışmacı bir ortamda sakatlıklar veya rakip kulüplerin durumları gibi kontrol edemediğiniz dış faktörler de çok etkili. Belki bu yıl Liverpool ve Manchester City’nin sorunlar yaşaması bir kapı aralamış olabilir. İşin teknik kısmında ise şu açık gözüküyor: Leicester City saha içinde topu domine etmediği maçlarda daha iyi performans gösteriyor. Ligde oynadıkları son altı maçta Tottenham, Southampton ve Chelsea karşısında topla daha az oynayan taraf olup tüm maçları kazanırlarken topa daha fazla sahip oldukları Manchester United, Crystal Palace ve Newcastle United maçlarında dört puan kaybettiler. İleri uçta Vardy’den optimum verimi alabilmek için topa daha az sahip olmaya çalışmak Leicester’ın sezonu için kilit olabilir. Geçtiğimiz bölümde Ricardo Pereira ve Çağlar Söyüncü gibi iki as oyuncusundan faydalanamayan Brendan Rodgers’ın eli onların da iyileşmesiyle rahatlayacak. Cengiz Ünder’in takıma girmesi ise hücum silahlarının çeşitlenmesi açısından kilit görev görebilir. Şampiyonluk bu sezon için zor görünüyor ancak hücuma eklenecek yeni oyuncularla gelecek için gerçekçi bir ihtimal. Alınan doğru kararlar sayesinde “küçük balık” büyüdü ancak deniz hâlâ onlar için fazlasıyla büyük.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

👊🏻 Tekrar dene

Stephen Curry, Çağla Büyükakçay, Yusuf Yazıcı, Mark Cuban ve Wout van Aert. Pazartesi spor gündeminiz hazır.

25 Oca 2021

👊🏻 Tekrar dene

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi