📢 Local Natives geri döndü: Albüm, turne, klip ve yeni şarkı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
2000’li yıların tam ortasında, indie rock’ın altın yıllarında müzik kariyerlerine başlayan Local Natives, özellikle 2013 çıkışlı Hummingbird albümleriyle yereldeki ünlerini kıtalar ötesine taşımayı başardı. Grub, son albüm çalışmasını pandemiden hemen 2019 yılında Loma Vista etiketiyle yayımlanan Violet Street ile yaptı. O tarihten bu yana kısaçalar ve teklilerle üretimlerini paylaşan Local Natives, “Bir metamorfoz döneminde yapıldı.” notunu düşerek 5. stüdyo albümleri Time Will Wait for No One'ı duyurdu. Grammy ödüllü John Congleton’ın yapımcılığında hazırlanan albüm, 7 Temmuz’da Loma Vista bayrağı altında evrende yerini alacak.
Albüm duyurusunun yanı sıra haziran ayında ABD’de çıkacakları turneyi açıklayan grup bu müjdeli haberin yayına yeni albümlerinin çıkış teklisi NYE’ı da ekledi. Jonathan Chu yönetmenliğindeki klip eşliğinde paylaşılan şarkıyı burada bulabilirsin.
Grup son yıllardaki hislerini “Bazılarımız baba oldukça, izole günlere alıştıkça ve belirsizliğin hakim olduğu kimlik krizi dönemlerine katlandıkça eski benliklerimiz eriyip gitti. Eş zamanlı hissettiğimiz inişler ve çıkışlar çok sertti.” sözleriyle açıkladı.
Local Natives’in albüm sürecine dair düşünceleri de şu şekilde:
Albümün ortalarında bir an oldu, hayatımızın en duygusal konserlerinden birini çaldık. Los Angeles’taki Greek Theatre’da kapalı gişe bir konserdi. Neredeyse iki yıldır ilk performansımızdı ancak nasıl ilerleyeceğimizi bilmiyorduk. Bireyler ve grup olarak bir çöküşün eşiğindeydik. Zaman kontrolsüz bir şekilde akıyor ve değişim amansızdı. Değişmeyen tek şey sevdiğimiz insanlardı. Bu gerçekten yola çıkarak yeniden başlamak için her şeyi bir kenara bıraktık ve tarihimizin en verimli şarkı yazma dönemini yaşadık. Ve karşınızda ilk bölüm: Time Will Wait for No One

Local Natives, Time Will Wait for No One
Time Will Wait for No One Şarkı Listesi:
01 Time Will Wait for No One
02 Just Before the Morning
03 Empty Mansions
04 Desert Snow
05 Paper Lanterns
06 Featherweight
07 Hourglass
08 Ava
09 NYE
10 Paradise
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.



