Luther.AI ve kişisel Google

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Günümüz teknoloji girişimlerinin oluşum aşamasında esas aldığı modeller çoğunlukla büyük şirketlere olan benzerlikleri üzerinden anlatılır. Bunun iki farklı amacı mevcuttur; çalışılan projenin anlatımını kolaylaştırır, kanıtlanmış ve çalışan bir modele benzerlikle güvenilirlik artırılır. İşte bu noktada son ve ilginç örneklerden birini Luther.AI oluşturuyor. Kendisini kişisel Google olarak anlatan bu girişimin olayı insanların günlük konuşmalarında ihtiyacı olan bilgileri hızlı bir şekilde sunmak.
- Ne vadediyor? Luther.AI kullanıcıların hatırlamak zorunda olduğu sosyal dinamik bilgilerin yanı sıra birçok gündelik görüşmeyi de kapsayan bir öneri modeli kurguluyor. Örneğin, çalışma arkadaşlarınızdan birinin eşinin adı aklınıza gelmediğinde Luther size yardımcı olabiliyor veya dört gün önce yapılan toplantıda konusu geçen bir proje adını hatırlayamadığınızda size öneriyor. Bu sorgulamayı gerektiğinde bir chatbot aracılığıyla da yapabiliyorsunuz.
- Nasıl çalışıyor? Aslında Luther çok gizemli bir çalışma sistemine sahip değil. Sistemi çok meraklı ve çalışkan bir sekreter olarak düşünebilirsiniz. Fakat, bu sekreterin sizinle istemeyeceğiniz her yere geldiğini ve tüm bilgilere bir şekilde eriştiğini düşünün. Sunulan ürünün vadettiklerini yapabilmek için Luther sizin telefon görüşmelerinizi, mesajlarınızı, iş toplantılarınızı ve yeri geldiğinde ajandanızı takip ediyor. Topladığı bilgileri de sizin için bir makine öğrenmesi modeline yerleştirerek doğru zamanda doğru önerileri yapmayı ve sorulan sorulara doğru yanıtları vermeyi mümkün kılıyor.
- Potansiyel sorunlar ve kazançlar: Luther’ın metodolojisini detaylı olarak okuyan birçok kişi bu ürünü kullanmak istemeyebilir. Zira ciddi bir takip unsuru söz konusu. Diğer yandan; Luther’ın takip ettiği verilere kıyasla Google’ın, Amazon Alexa’nın veya Facebook’un takip ettiği verilerin pek büyük bir farkı yok. Sadece kişiye özel Google hizmeti sunmak isteyen Luther, daha farklı bir veri takibi kombinasyonuna sahip. Pazarlama kısmında büyük bir şirket olmamalarını hesaba katarsak ancak kullanıcıları ikna edebilirlerse bu eşiği geçebilirler. Bu sene içinde Suman Kanuganti önderliğinde kurulan girişim şu an web tabanlı olarak hizmet verse de gelecekte muhtemelen bir uygulama haline gelecek. Şirketin geliştiricilere açık bir ekosisteme dönüşmesi ve API üzerinden ağını genişletmesi, stratejilerinin ana hatlarını oluşturuyor. Luther.AI şimdiden 500 bin dolar değerinde yatırım aldı. Şirketin yalnızca 14 çalışana sahip olduğunu belirtelim.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın mercek altındaki girişimleri; Luther.AI, Swaypay ve Beepi.
22 Eyl 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



