Manchester City yeniden


İlham verici bir geri dönüş hikâyesi: Unbroken Bir olimpiyat sporu oluşu 2014 Kış Oyunları'na uzanan slopestyle; sporcuların rayları, atlamaları ve diğer çeşitli engelleri aştığı bir snowboard alt disiplini olarak öne çıkıyor. Punto’nun kış mevsimini yaşarken ve kar yağışlarını beklerken ilham alacak bir hikâye arayanlar için bir belgesel önerisi var. Daha önce Punto'da vazgeçmeyenlerin ve başarmak için çabalayanların hikâyelerini konuk etmiştik. Slopestyle ve big air stillerinde uzmanlaşmış bir snowboard sporcusu olan Kanada doğumlu Mark McMorris de böyle bir isim. Slopestyle stilinde yarışan McMorris'in 2010 yılında başlayan başarılarla dolu profesyonel kariyeri, 2017 yılının mart ayında geçirdiği ölümcül bir kazayla bölündü. Kırık bir çene, kol, leğen kemiği ve kaburgalar ve tedavi sürecini izleyen varoluşsal bir kriz; onu zirveye geri dönmekten alıkoymadı. Zira McMorris; kazadan tam 11 ay sonra, 2018 Kış Olimpiyatları'nda kendi dalında bronz madalya almayı başardı. Red Bull, McMorris’in ölümcül bir kazayı izleyen büyük ve ilham verici geri dönüş hikâyesini 45 dakikalık bir belgesele dönüştürdü. Unbroken isimli filmi bu bağlantıdan izleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Geçtiğimiz hafta sonu Liverpool’a karşı aldığı galibiyetle şampiyonluk yolunda önemli bir yol kat eden Manchester City’de işler yolunda gidiyor. Pep Guardiola, yıldız oyuncusu Kevin De Bruyne’nin sakat geçirdiği dönemi Raheem Sterling, Phil Foden ve İlkay Gündoğan’ın yükselen performansları sayesinde kayıpsız geçiyor. Yılın başındaki değerlendirmelere göre şampiyonluk yolundaki gerçekçi tek rakibi Liverpool’un yaşadığı sıkıntılı dönemler de göz önünde bulundurulursa Manchester City yıl sonu ipi göğüsleyebilir mi? Tüm kulvarlarda çıktığı son 15 maçın hepsinin kazanan City’de bu serideki en büyük pay sahibi kimdi?
- Arayış: Manchester City, bu yıla Wolves galibiyetinin ardından 5-2’lik şok bir Leicester yenilgisiyle başlamıştı. Ardından Leeds ve West Ham ile berabere kalan City’de savunma hattının hem oyun kurulumunda hem defansif anlamda hatalar yapması çok eleştirilmiş, gözler Pep Guardiola’nın yaz harcamalarına dönmüştü. Yaz aylarında geçtiğimiz yıl sıkıntı yaşadıkları stoper bölgesine Nathan Ake ve Ruben Dias ile iki sükseli takviye yapan Pep, rakiplerine oranla daha fazla sahip oldukları finansal imkânları savruk harcadığına dair eleştirilmişti. Golcüsü Agüero’dan sakatlıklar nedeniyle, Sterling’ten ise düşük formu nedeniyle yeteri katkıyı alamayan City’de işler yolunda görünmüyordu. Hedef tahtasında ilk sırada Guardiola vardı; hatta menajerle yolların ayrılacağı dâhi konuşuluyordu. Dokuzuncu haftadaki Tottenham mağlubiyeti ve maçın ardından Tottenham menajeri José Mourinho’nun yorumları Guardiola’ya ihtiyacı olan ekstra motivasyonu vermiş olacak ki o haftadan sonra oyuncu seçimleri ve taktiksel yaklaşımında değişimlere gitti. Onuncu haftada gelen 5-0’lık Burnley galibiyetinde Ruben Dias’ın yanına daha önce gözden çıkardığı John Stones’u kadroya tekrar yerleştirerek aradığı stoper tandemini buldu. Takım, bu ikilinin beraber oynadığı 11 lig maçında 10 galibiyet 1 beraberlik alırken yalnızca 2 gol yedi. Dolayısıyla City’nin yeniden yükselişindeki kilit faktörleri sayarken Pep’in Stones tercihini ve onun yükselen performansını birinci sıraya koymak gerekebilir.

- Sınav: Daha önce büyük bir başarı kazanmış veya o başarının yakınından geçmiş kadroların bir yenilenme süreci geçirmeden aynı motivasyon seviyesini korumasının zorluğu bugünün futbolunda önemli bir fenomen. Daha önce Premier Lig'de Ranieri ve Pochettino veya Türkiye’de Başakşehir’den ayrılan Okan Buruk örneğinde gördüğümüz üzere, kadro kalitesinin veya kulüp tarihinin üzerinde başarı sağlayan ekiplerde bu motivasyon bir kere düşerse toparlamak veya bunu uzun yıllara yaymak çok kolay olmuyor. Kulüpler bunun önüne ya kadrolarını sıkça yenileyerek ya da menajerle yolları ayırarak geçiyor. En iyi menajerlerin dahi zorlandığı bu konuyla başa çıkabilme, çok iyi menajerlerle gerçekten “elit” menajerleri birbirinden ayıran özelliklerden biri olsa gerek. Guardiola’nın akıbetinin de bu yönde olabileceği konuşulurken Pep, yalnızca hâlihazırda başarı kazanmış menajerlere “nasip olacak” bu ikincil engeli aşmayı başardı ve kadrosunu tekrar toparlayarak sınavı başarıyla verdi. Takım motivasyonunun düşüş trendini bir iki eklemeyle tersine çeviren City, bu sezon şampiyonluğun en büyük adayı konumunda.
Kapak Görseli: Voetbal International
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pep Guardiola, Marko Gudurić, Tampa Bay Buccaneers ve Novak Djokovic. Cuma spor gündeminiz hazır.
12 Şub 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026



