Marx'tan Sanders'a: Dünyada solun tarihi


Temizlik malzemelerinin yeni adresi: tepedenal.com Bahar temizliğinin güz versiyonu için kolları sıvamak ve evinin, işyerinin havasını sonbahara uygun yenilemek isteyenleri tepedenal.com ile tanıştırmak isteriz; çünkü onunla temizlik artık çok kolay. Nedir? Otel, hastane, okul, restoran, fabrika, AVM gibi kurum, tesis ve kuruluşlara temizlik ve hijyen konularında profesyonel çözümler sunan Adonis Endüstriyel Temizlik Ürünleri A.Ş., tepedenal.com ’la küçük-orta ölçekli işletme sahiplerine ve bireysel tüketicilere online market deneyimi sunuyor. Neler var? Performansı yüksek profesyonel ürünler, kolay alışveriş deneyimi, satış öncesi ve satış sonrası kesintisiz müşteri iletişim desteğiyle öne çıkan tepedenal.com, müşterilerine temizlik, hijyen, kağıt, çöp poşeti, ambalaj, kullan-at, gıda ve medikal ürün portföyü altında 36 ayrı kategoride yüzlerce ürün ulaştırıyor. Dikkat dikkat: Ekim ayı itibarıyla tepedenal.com ’da mutfaktan banyoya, yüzey temizliğinden camlara kadar birçok kategoride %40’a varan Büyük Sonbahar İndirimi sizi bekliyor. Üstelik “ TEPEDENAL10 ” koduyla ilk alışverişe özel ek olarak %10 indirim ve 250 TL ve üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo fırsatı da devam ediyor. Güçlü ve hızlı temizliğin keyfini sürmek için tepedenal.com ’u ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
18. yüzyılda İngiltere'de kömür ve buharın üretimde kullanılmaya başlanmasıyla doğan Sanayi Devrimi üretimi artırırken çok kalabalık bir işçi sınıfını ortaya çıkardı. İşçiler üretimden pay alamazken grev ya da oy kullanmak gibi siyasi ve sosyal haklardan mahrumdu. Çalışma koşulları ağır, saatleri uzun, ücretleri düşüktü. İşçi ölümleriyse zaiyattan ibaretti. 19'uncu yüzyılın ortaları dahi Karl Polanyi tarafından "makineleşme sayesinde sermaye sahiplerinin yaşam koşullarının iyileştiği, üretimi bizzat gerçekleştiren emekçilerin sefalete mahkûm olduğu, köleci toplum düzenine dönüşün zeminin hazırlandığı" bir dönem olarak tanımlandı.
Sosyalist fikirlerin kökenini çok daha eski dönemlere götürmek mümkün olsa da 19. yüzyılın başında endüstriyelleşen kapitalizme duyulan tepki, sosyalizmin başı sonu belli bir ideoloji olmasını sağladı. Dünyaya ve tarihe sınıf çatışması gözlüğüyle bakan sosyalistler, kapitalizmin işçi sınıfının emeğini sömürdüğü gerekçesiyle yıkılması gerektiğini, toplumda siyasi ve ekonomik mutlak eşitlik sağlanmasını savundu. Bu yüzyılın sonuna doğru da sosyalizmin etkisiyle iş kazası ve sağlık sigortaları, emeklilik maaşı, sosyal sigorta programı gibi sosyal devlete doğru ilk adımlar atıldı.
Sosyalizmin fikir babası olarak görülen Karl Marx, "Kapital" adlı eserinde kapitalizmin sosyalizmin bir ön aşaması olduğu ve sınıf mücadelesinin kapitalist toplumsal üretimden eşitlikçi sosyalizme yol açacağı öngörüsünde bulundu. Friedrich Engels ile kaleme aldığı "Komünist Manifesto'da" ise işçi sınıfının özel mülkiyeti ortadan kaldıracak ve üretim araçlarına el koyacak bir devrimle önce "proletarya diktatörlüğü" kurması, zamanla da sınıfsız toplum idealini gerçekleştirmesi fikrini ortaya attı.

20. yüzyılın ilk çeyreğinde, 1917’de Çarlık Rusya'da Vladimir İlyiç Lenin önderliğinde gerçekleşen Bolşevik Devrimi sonucunda 1922'de Sovyetler Birliği kuruldu. Lenin'in sosyalizme en büyük katkılarından biri, devrimi örgütleyen ve sosyalist hükümeti sürekli kılan Komünist Parti modelinin oluşturulmasıydı. Tek parti kontrolündeki devletin ekonomideki dominasyonu, Josef Stalin döneminde daha da arttı. Stalin'in yönetimi, işçi sınıfının diktatörlüğü teorisinin uygulamada bugünün Kuzey Kore'sine benzer totaliter bir "şahıs diktatörlüğüne" döndüğü bir dönem oldu.

Bu süreçte, devrimci sosyalizmin yanı sıra sosyal demokrasi ideolojisinin de emareleri belirdi. Anayasal sınırlar içinde demokratik yollarla sol politikaları hayata geçirmeyi savunan, totalitarizmi reddeden bu görüş sosyalizmin aksine özel mülkiyeti meşru görüyor, serbest piyasa ile devlet kontrolü arasında halk lehine bir dengeyi savunuyor, dünyaya sadece "sınıf" değil, "ulus" gözlüğüyle de bakıyordu.
İki dünya savaşı arası dönemde yaşanan 1929 Buhranı ile ortaya çıkan ve devletin piyasaya müdahalesini meşrulaştıran, Sovyetler Birliği'nden yayılan sosyalizm dalgasının önünün kesilmesi amacı taşıdığı yorumları da yapılan Keynesyen iktisat teorisi de sosyal demokrasinin temel prensipleriyle örtüşüyordu.
William Beveridge'in çalışanlardan katkı payı toplanması ve kaynağın işsizlere, hastalara, emeklilere ve dul kadınlara aktarılmasını öngören teorisi, modern sosyal devletin temelini oluşturdu. Dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'in "İşsizlere devlet yardımı, hayırseverliğin ötesinde, bir sosyal görev olarak yapılmalıdır" sözüyle somutlaştırılan, "kapitalizmi insanileştiren" anlayışın batı ülkelerinde kabul görmesiyle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından batıda devletlerin sosyal harcamaları arttı.
Soğuk Savaş'ın sürdüğü yıllarda ABD liberalizmi, Sovyetler Birliği ise sosyalizmi sınırlarının dışına ihraç etme çabasındaydı. Bu dönemde Çin'de Mao Zedong önderliğinde Çin Komünist Partisi'nin tek karar ve yürütme mekanizması olduğu Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu. Orta Doğu'da, Latin Amerika'da, Doğu Avrupa'da da sosyalizmi benimseyen devletler var oldu.
Geçtiğimiz haftalarda yaşamını yitiren Mihail Gorbaçov, Sovyetler Birliği'nde merkezi devlet planlamasında yapılan hatalar ve ABD ile rekabetin getirdiği zorluklar karşısında glasnost ve perestroika hamleleriyle sosyalizmi yumuşattı. Ancak bu politikalar da sosyalizmin ve Sovyetler'in ömrünü uzatamadı. Önce Polonya, Doğu Almanya, Çekoslovakya, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan'da halk ayaklanmalarıyla sosyalist yönetimler 1990'da yıkıldı. Bir yıl sonra da Sovyetler Birliği tarihe karıştı.

Soğuk Savaş'ın liberal demokrasilerin zaferiyle sona ermesi, kapitalizmin tek meşru sistem, liberal demokrasinin de tek doğru ideoloji olduğunun düşünüldüğü küreselleşme çağını başlattı. Francis Fukuyama'nın "tarihin sonunun geldiğini" iddia ettiği bu dönemde birkaç istisna ülke haricinde sosyalizm tamamen yok oldu. Neo-liberal akım güç kazandı, devletler özelleştirmelere, vergi indirimlerine ve sosyal harcamalarda kısıntılara gitti. Batı demokrasilerindeki sosyal demokrat hareketler de liberalizmin etkisi altına girdi. "Yeni sosyal demokrasi" olarak adlandırılan bu hareketin en büyük temsilcisi herhâlde, Irak işgalini savunan Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair oldu.
Bu dönemde pasifleşen sol, 2008'deki finansal krizle "kendine geldi". Ekonomik krizle boğuşan vatandaşlar yerine finansal sistemi kurtarmaya yönelik hükümet politikaları, ABD'de Occupy Wall Street hareketini doğurdu. Beyaz yakalıların da "sınıf bilinci" edinmeye başladığı bu dönemde otomasyon sürecinin işsiz kitleler yaratacağı endişesi de ortaya çıktı. Pandemi döneminde alınan önlemlerin de ekonomiyi yavaşlatan, özellikle hizmet sektörünü devre dışı bırakan boyutu, devletlerin piyasaya müdahale etmesi ve vatandaşlarına destek sağlaması konusundaki beklentileri artırdı. Serbest piyasaya müdahaleyi kitleler gözünde meşrulaştırdı. "Büyük sıfırlama", "kapitalizmin restorasyonu" ya da "sorumlu/paydaş kapitalizm" gibi tartışmalar doğdu.
Tüm bunların sonucunda ABD gibi kapitalizmin kalesi olan bir ülkede dahi Bernie Sanders'ın Demokrat Parti içinde yakaladığı rüzgâr "demokratik sosyalizmi” bir alternatif hâline getirdi. Brezilya gibi ülkelerde otoriterleşen sağ popülizme karşı sol popülist muhalefetler doğdu.

Türkiye'de de Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP'nin kimlik tartışmaları sebebiyle uzun yıllar geri planda kalan sosyal demokrat ekonomi anlayışını halka yeniden anlatmasını ve yoksullaşan orta sınıflar arasında sosyal demokrat vaatlerin popülerleşmesini tüm bunlar ışığında değerlendirmek mantıklı olacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sol siyasetin teorisi, tarihi ve Türkiye'ye yansımaları
29 Eyl 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?




