Merkezi yönetim borç stoku 4,5 trilyon TL


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Veri setine göre toplam borç stoku 4,2 trilyon TL'den 4,5 trilyon TL'ye yükselirken bu hacmin %49,8’i iç borç stokundan oluşuyor. Öte yandan, toplam borç stokunun 2,8 trilyon TL’lik kısmı (%62,4) ise döviz cinsiden oluşuyor. İki gösterge arasındaki fark ise, döviz cinsinden yapılan iç borçlanma hacmine işaret ediyor.
Borç stokunda aylık değişim oranı %6,5 seviyesinde bulunuyor. Geçtiğimiz yılın aynı ayında ise toplam hacim 3,1 trilyon TL seviyesindeydi. Bu da borç stokunda yıllık bazda %44,2’lik bir artış yaşandığını gösteriyor. Bunun yanında, toplam stok içinde sabit faizli borçların toplam içinden aldığı pay %71,0 olarak gerçekleşti. Bu değer geçtiğimiz ay %71,8; önceki yıl ise %68,5 seviyesindeydi.
Veri setinde, borçlanmanın ortalama vade yapısında ise kayda değer bir değişim yaşanmadığı görülüyor. Borç stokunun kalan vadeleri iç borçlar için 3,8 yıl dış borçlar içinse 7,1 yıl ile stabil. Toplam portföyün ortalama kalan vadesi ise 5,4 yıl.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Manşetini Para Politikası Kurulu toplantısının atacağı yeni haftaya başlarken, yaklaşan seçimlerin ekonomik gündemdeki ağırlığı artıyor
24 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026



