Metal konserlerinin anatomisi: Biletler nasıl 1 saatte tükendi?

Scorpions 23-25 Mayıs’ta KüçükÇiftlik Park’ta, Megadeth 12 Haziran’da KüçükÇiftlik Park’ta ve Judas Priest 24 Temmuz’da Parkorman’da sahne alacak. Fakat Scorpions ile Megadeth’in biletleri saatler içinde tükendi. Judas Priest’inkilerin de aynı hızla tükeneceği öngörülüyor. Etkinlik biletlerinin uzun zaman sonra ilk kez bu kadar hızlı “sold out” olmasını organizatörler ve sadık metal dinleyicileriyle konuştuk.
Metal konserlerinin anatomisi: Biletler nasıl 1 saatte tükendi?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Türkiye’de metal konserleri ve festivalleri, oldum olası sadık dinleyicileri tarafından sahiplenilip rekor bilet satışlarına ulaşırdı. Ancak bu yaz İstanbul’da sahne alacak Megadeth ve Scorpions’un biletlerinin yaklaşık bir saat içinde tükenmesi, gerçekten merak uyandırıcı bir durum oldu. Yarın satışa çıkacak Judas Priest İstanbul konseri biletlerinin de aynı hızda tükeneceği öngörülüyor.

Evet, İstanbul’da pandemi sonrası ilk kez büyük isimleri canlı olarak izleyeceğiz ve 18 yaşını dolduran yeni bir jenerasyon da izleyici kitlesine eklenecek. Öyle ki sosyal medya platformlarında “İlk kez konsere gideceğim; bilet alma sistemi nasıl işliyor, pek bilmiyorum?” diye soran dinleyicilere rastlanıyor. Ancak durum gene de perde arkasında neler olduğunu merak ettiriyor.

Biz de organizatörlere dönüp “Biletlerin kısa bir sürede tükenmesini neye bağlıyorsunuz?” diye sorduk.

‘Belki bir daha görememe hissinin etkisi oldu’

Vera Müzik, yoğun taleple ilgili ilk açıklamasında şöyle diyordu: “Megadeth konseri için planladığımız kapasite 12 bin kişidir. Cyber Army (Grubun fan kulübünün adı) ön satışı sırasında kapasitenin yüzde 50’den fazlası zaten satılmıştır. Kalan tüm biletler satışa açıldıktan kısa bir süre içinde tükenmiştir. İlk incelemelerimizde şüpheli bir işlem (yazılım/bot) bulunmadığı görülmektedir.”

Scorpions konserlerinin organizatörü Epifoni’den Oytun Alatay’a bu talebin arkasında yatan nedenleri sorduğumuzda şu cevabı aldık:

2013 yılına kadar çok önemli isimlere ve festivallere ev sahipliği yapmış İstanbul eğlence hayatı, bu yıldan itibaren önce Gezi Parkı sonrasında terör, darbe girişimi ve son olarak global bir pandemi süreciyle ciddi yara aldı. Özellikle Gezi Parkı ve darbe girişimini kapsayan yıllarda birbirinden önemli konserler iptal edildi. Hatta Türkiye’ye dönemsel olarak gelmeme kararı alan sanatçılar oldu. Son Scorpions konseri de darbe gününden 3 gün önce, 12 Temmuz 2016’da yapılmıştı. Bu talihsiz dönemin üstüne son yıllarda eklenen döviz artışları ve hayat pahalılığı da büyük isimlerin gelmesini engelledi. Şimdiki talebe gelirsek, bu tür etkinliklere oluşan özlemin ve Scorpions, Megadeth gibi farklı kuşaklara hitap eden grupları belki bir daha görememe korkusunun büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Bir yan faktör de ülkedeki Rus, Ukraynalı ve İranlı nüfuslarındaki artışın bazı etkinlikler özelinde katkı sağlaması olabilir.”

Megadeth konserinin organizatörleri Vera Müzik’ten Ece Yörük ile Onur Şişman ise şunları söylüyorlar:

Vera Müzik adı altında 15 yıldır, bireysel anlamda ise 20 yılı aşkın süredir rock-metal ağırlıklı konserler düzenliyoruz. Aslında metal müziğe son yıllarda ilginin arttığını birebir gözlemliyoruz, diğer konserlerimizdeki katılımın yüksekliği de bunun göstergesi. Geçmiş yıllarda gerçekten de büyük çaplı etkinlikler daha fazlaydı. Aynı hafta içinde birden çok büyük konserin ve festivalin ardı ardına geldiği zamanları anımsıyoruz. Ayrıca bilet politikamızın da büyük bir etkisi olduğuna inanıyoruz. Bizim insanları konsere teşvik etmek için belirlediğimiz avantajlı ön satış fiyatlarının dünya ve ülke ortalamalarının çok altında olduğunu da unutmayalım.”

Judas Priest konserinin organizatörü BKM’nin uluslararası organizasyonlardan sorumlu yöneticisi Zeynep Boyner de duruma şöyle yaklaşıyor:

Heavy metal dinleyen jenerasyon artık çoluk-çocuk, hatta torun sahibi ama konserlerde görüyorsunuz ki ailece geliyorlar. Zamandan bağımsız, gruplara, sanatçıya, albümlere bağımlı kemik bir kitle... Biletini önceden alan ve çerçeveleten, konser günü ne giyeceğine bilet alırken karar veren özel bir kitle.

Uzun zamandır bu gruplar ülkemize gelmiyordu. Judas Priest konserini en son BKM olarak 2008 yılında Kuruçeşme Arena’da yapmıştık. Heavy metal, rock müzik konserlerinin atmosferi büyüleyicidir; dünyanın neresinde olursanız olun bu konser izleyicisi tek bir sınıf, tek bir vücut gibi hareket eder. Hâliyle bu atmosfer çok özleniyor. Pandemiyle beraber son 6-7 yılda bu ülkedeki durumlar gittikçe bu grupların ülkemize gelme yönündeki isteklerini zayıflattı. Bu nedenle talep çok yüksek...”

‘Satın alınan bir ürün değil, bir deneyim’

Özellikle Londra, New York, Berlin gibi şehirlerde konser biletlerinin satışa çıktığı an tükenmesi çok da şaşırtıcı bir durum değildir. Türkiye’deki bilet satın alma alışkanlığımız ise daha çok son dakika odaklıdır. Çünkü ülke gündeminde yaşanan her olayda ilk etkilenen sektör müziktir. Türk konser endüstrisi aslında incecik bir iple bağlıdır.

Ne oldu da konser bileti satın alma alışkanlığımız değişti peki? Ece Yörük ile Onur Şişman konuyla ilgili:

“Evet alışkanlıklarımız değişti ve açıkçası olması gereken de buydu. Sonuçta satın alınan şey bir ürün değil, kapasitesi dahilinde içinde olunacak bir deneyim. Etkinlik biletlerini erken edinen kişilerin, bu anlamda avantajlı olmalarını biz de tercih ediyoruz. Hem daha pahalı olması hem de yer kalmaması gibi risklere girmeden biletlerini önceden almayı tercih etmeleri doğal bir değişim oldu” diyor.

Alatay, bunu doğru isimlere bağlıyor: “Hatırlarsanız geçen sene mor ve ötesi de bir günde 12 bin 500 bilet sattı ve ‘sold out’ oldu. Misal senelerdir konser vermemiş Ezhel veya Şebnem Ferah da İstanbul’da bir stadı kısa zamanda doldurabilir. Müzikseverler, doğru seçilmiş yerli veya yabancı isimler için bilet satışının avantajlı dönemini kaçırmak istemiyor. Özellikle pandemiden sonra şunu da gözlemledik: Gerek büyük konserler gerek daha küçük mekan konserlerinde artık kapı satışı yok denecek kadar az. Bu yüzden bilet alma alışkanlığı online bilet satışlarına kaydı.”

Zeynep Boyner de “Bu sene çok büyük gruplar, pop sanatçıları turnede olmayacak. Bu sene zorlu... Judas Priest yaklaşık 15 senedir Türkiye’ye gelmiyor. Dinlemeyen insanların bile, günümüz moda dünyasında tişörtlerini giydiği bir grup ve açıklanan diğer metal konserleri gibi Judas Priest de ‘sold out’ olacaktır” öngörüsünde bulunuyor.

‘Bilet alamayınca sinirlendim ve haksızlığa uğradığımı düşündüm’

Konserlere bilet almayı başaramamış metal müzik dinleyicilerine dönüyorum ve soruyorum; “Bilet alamadığınızda ne hissettiniz?

Deniz Sağlam, “Sinirlendim, haksızlığa uğramış hissettim, böyle bir sonuç beklemiyordum” diyor.

Şehnaz Uğur “Ben Scorpions’un da Megadeth’in de biletlerinin bu kadar hızlı tükenmesine bir hayli şaşırdım ve bilet alamayınca da üzüldüm. İkisi de Türkiye’ye bir dönem sık gelmiş ve aslında genel dinleyiciye çok da hitap etmeyen gruplar. Kişisel olarak yükselen bilet fiyatları ve genel ekonomik sebeplerden ötürü bu kadar erken bilet almak istemiyorum. Şimdiden 5 ay sonrasını planlamak çok zor” derken, Nazım Kurmuş da “Sinirlendim, beklemiyordum” sözlerini kullanıyor.

Zeynep Civelek Çaynak ise bugün birçok etkinliğe bilet bulmanın eskisine oranla daha zor olduğunun altını çiziyor:

“Fındıkkıran Balesi’nde başbalerinleri çalıştıran hocalar, prömiyeri kulisten izleyebildi. ‘Dünyada Karşılaşmış Gibi’ oyunu yıllardır kapalı gişe... Gidebilen şanslı sayılıyor. Instagram hesabından bilet alamayan küfrediyor. Metal konseri için KüçükÇiftlik Park yeterli değil. Stadyumda olmalıydı. Bence tek sebep talep, internet sunucusu hızlı olan kazanıyor.”

‘Metal müzikte yeni bir dalga kendini gösteriyor’

Rob Halford / Judas Priest

Yıllardır Türkiye’deki birçok metal konserini gerek izleyici gerekse gazeteci olarak takip eden Doğu Yücel, bugünkü gibi saatler içinde biletleri tükenen majör bir metal konseri hatırlamadığını söylüyor:

“2011’de KüçükÇiftlik’te yapılan Iron Maiden ve Slipknot’lı Sonisphere Festivali’nde benzer bir durum olmuştu. Hatta mekanın kapasitesi sadece o güne özel 12.000’den yaklaşık 17.000’e çıkarılmıştı. Bu tabii büyük sıkıntılara sebep oldu. Zorlu PSM’deki Camel konseri de sold-out oldu. Ama saatler içinde bileti biten majör bir metal konseri hatırlamıyorum. Diğer yandan son zamanlardaki metal konserleri kısa sürede satmasa da hep sold-out oluyordu, yani bir dalga kendini gösteriyordu. Paradise Lost, Rotting Christ ve Katatonia konserlerini örnek gösterebilirim. Mart ayındaki Cradle of Filth & Wednesday 13 konseri de şimdiden sold-out. Bir kara borsa çetesi gerçekten bu konserleri hedef almış olabilir. Ama genel resimde bunun oranı çok düşüktür. Ben diğer etmenlerin daha etkili olduğunu düşünüyorum. Scorpions’in kısa sürede tükenmesi şüphesiz o konseri kaçıranları Megadeth’e yönlendirdi ve hızlı davranmaları konusunda teşvik etti. Diğer yandan bu tip konserlere Ortadoğu’dan zaten epey insan geliyordu, savaştan sonra Rusya’dan ve Ukrayna’dan da gelmeye başladılar.

Bu büyük grupların artık kariyerlerinin son demlerini yaşıyor oluşu da bir başka etken. Scorpions yıllardır veda turnesi kapsamında çalıyor; Slayer’ın jübilesi sonrası Megadeth’in de benzer bir sona yürüdüğünü hissetmemek zor. Judas Priest konserinin biletleri de satışa çıktığında benzer bir tabloyla karşılaşacağız. Temmuz’daki Bruce Dickinson konseri de kapalı gişe yapacaktır. Bu konserlerin başarılı olması, çok talep gören ama gerçekleşmesi ekonomik açıdan daha zor olan büyük metal konserlerinin kapılarını açar: Metallica, Iron Maiden, Rammstein, Slipknot, AC/DC, Guns’N Roses gibi...

Bu konserler neden stadyumda yapılmıyor?

Scorpions

Talep bu kadar yüksekken bu konserlerin KüçükÇiftlik Park ve Park Orman gibi mekanlarda yapılması ne kadar doğru ve neden stadyum tercih edilmedi, gibi sorular akla geliyor.

Oytun Alatay bu soruya “Bunu baştan öngörmek çok zordu. Scorpions’un daha önceki İstanbul konserlerinde ulaştığı en yüksek rakam 8 bin biletti. Biz o konserin üstünden 8 yıl geçmiş olduğunu ve grup üyelerinin yaşları gereği bir daha gelememe olasılığını da düşünerek 10 bin bilet veya üstü olabilir diye öngörmüştük” cevabını veriyor.

Ece Yörük ile Onur Şişman ise stadyum biletlerinin de bu hızla tükeneceğini düşündüklerini belirtiyor:

“Megadeth konseri özelinde bakacak olursak muhtemelen satılırdı. Yalnız grubun önceki Türkiye konserlerinin katılım sayılarını bildiğimizden bu ihtimali hiç düşünmemiştik açıkçası. Ayrıca stadyum konserlerinin maliyetlerinin sanılanın çok üstünde olduğunu da belirtmek lazım.”

Zeynep Boyner ise konser maliyeti, bilet fiyatı, seyirci talebi dışında Türkiye’de stadyumlarda çok konser yapılamadığını söylüyor:

“Nedeni ise teknik olarak stadyum altyapılarının genelde bu tip organizasyonlara sadece 1 ay müsaade etmesi. O da haziran ayı. Ligler bitiyor, 1 ay çimler kullanılabiliyor. Sonra yeniden çimleri lige hazırlamaları gerekiyor. O yüzden maalesef stadyumlarda çok fazla bir şey yapma şansımız olmuyor. Ayrıca takvim ve coğrafi konum olarak da zorlu bir ülkeyiz. Avrupa turnesine bakıyoruz, sanatçının ya da grubun ya Avrupa turnesinin sonunda kalıyoruz ya da buradan başlamaları gerekiyor. Sonuna kaldığımızda genelde sanatçılar çok yorulmuş oluyor. Geri çeviremeyecekleri güzel bir teklifle gitmeniz gerekiyor. Birçok kez Türkiye’nin konumunu anlatmamıza rağmen, Türkiye’nin yerini tam olarak çözmüş değiller.

Bir taraftan da son iki senedir ciddi bir turne krizi var. Headliner isimler turneye çok çıkmıyor. Pandemi esnasında ayarlanan turneler yapıldı ve bitti. O yüzden önümüzdeki senelerde Coachella, Primavera gibi büyük festivallerde parlak isimler göremeyeceğiz. Durumlar böyle olunca stadyum konserleri de imkansızlaşıyor.”

‘Türkiye’ye gelmeyi istiyorlar ama döviz kuru…’

Büyük isimlerin konser rotalarını Türkiye’ye çevirmesini sağlamak eskisinden daha mı zor? Oytun Alatay, şu yanıtı veriyor:

“İstanbul dünyanın en büyük eğlence kültürüne sahip kozmopolislerinden. Hiçbir sanatçının veya ajansın İstanbul pazarını gözardı etme lüksü olamaz. Büyük isimlerin rotasını tekrar Türkiye’ye çevirmesini sağlayacak ise tek faktör ekonomik gelişmeler. Büyük isimlerin getirildiği, kapsamlı festivallerin düzenlendiği eski dönemin döviz kurlarına bakalım. Özellikle 2003-2013 yılları arasına... 2008 yılında 1 dolar, 1.18 TL idi. Şimdi 1 dolar, 30 TL. Yani 1.000.000 dolarlık bir sanatçı 2008’de 1.180.000 TL ediyorken, 2024’de 30.000.000 TL ediyor ve bu her geçen gün daha da artıyor.”

Ece Yörük ile Onur Şişman da “Aslında gruplar ülkemizde sahne almayı eskisinden de çok istiyor bizce. Bu hususta en büyük handikap döviz kurundaki dengesizlik” diyor.

Zeynep Boyner ise “Bir sürü ajans ve menajerle uzun yıllara dayanan bir iletişimimiz var. Turneleri belli olur olmaz bize iletiyorlar. Türkiye’de mutlaka şanslarını denemek istiyorlar. İstanbul’da genç bir kitle var. Bu durum ekiplerin inanılmaz dikkatini çekiyor. Judas Priest zor olmadı, çünkü zaten Türkiye’ye gelmek istiyorlardı. Bize bildirdiler, teklifimizi verdik ve onayladık” sözlerini kullanıyor.

‘Bu ülkede hayal kırıklıklarıyla yoğrulan her yeni nesil, isyanını ve kaçış ihtiyacını bu müzikle yaşamaya devam edecektir’

Z jenerasyonun müzik alışkanlıkları değişti. Odaklarında özellikle bir deneyimin içinde oldukları konserler var. Pandemi sonrası 18 yaşını dolduran bu nesil, eski metal konserlerinin anılarına fazla maruz kaldığından mı bu konserleri kaçırmak istemedi? Yoksa ülkede metal müzik dinleyicisi sanılandan daha mı sadık mı? Doğu Yücel, şu cevabı veriyor:

“Türkiye’deki yabancı konserleri sayıya dökersek en çok metal konserinin yapıldığı sonucu çıkabilir. Daha popüler olduğu düşünülen türlerde, bu kadar sık konser organize edildiğini göremezsiniz. Metal dinleyicileri totalde sayı olarak azınlıkta gibi görünebilir. Ama sadıktır, bu müziği yaşam biçimine dönüştürmüştür. Konserleri kaçırmayan, düzenli merchandise satın alan, rock metal konseptli bar ve kulüplerde daimi müşteri olan kemik bir kitle bu. Metal, muhtemelen hiçbir zaman pop, rock, indie, rap gibi göz önünde olmayacak ve medya tarafından parlatılmayacak. Ama gençler için bambaşka bir şey ifade ediyor. Eğitimden meslek hayatına bu ülkede hayal kırıklıklarıyla yoğrulan her yeni nesil, isyanını ve kaçış ihtiyacını bu müzikle yaşamaya devam edecektir. O yüzden metal konserlerinin benzer sürprizler yapmaya devam edeceğini düşünüyorum.”

Dinleyicilerden Deniz Sağlam da duygusal nedenlerin altını çiziyor: “Bence herkes birikmiş hislerle duygusal bir hücum yaptı. Geçmişe duyulan özlem, özgürlük hasreti, yurt dışından büyük isimlerin yıllardır Türkiye’de konser vermemesi de etken oldu. Baskıcı siyasal rejim karşısında ezilerek yaşamını sürdüren, muhalif ve Batılı yaşam tarzına daha yakın insanların gittikçe kendine daha dar bir alan bulması büyük bir etken. Bir diğer etken de ülkedeki görülmemiş ekonomik sıkıntılar ve ‘Bir daha canlı izleyemeyiz’ kaygısı bence.”

Yine metal müzik dinleyicisi Nazım Kurmuş ise şöyle diyor: “Yabancı gruplar bir daha gelmez ve yüksek enflasyonda ikinci bilet satışı daha pahalı olabilir düşüncesi bu jenerasyonun konsere gitmesinde etkili oluyor. Ayrıca çoğu metal grubunun yaşlı üyelerden oluşması da önemli...”

‘Yeni nesil bu kültürün tadını çıkarıyor’

Organizatörler Ece Yörük ile Onur Şişman metal konserlerini tercih eden kitleyi şöyle yorumluyor:

“Özellikle pandemi sonrasında insanların manevi ve varoluşçu hazlara yönlendiğini görebiliyoruz. Müzik gerçekten de ruhun gıdası bizce ve pandemi döneminde hem müzisyenler hem de dinleyiciler bu besini organik olarak tatmanın, yani canlı konserlerde yaşadıkları özel deneyimin farkına vardı. Rock ve metal, barış taraftarı akımların mirasçısı olan türler ve bu türlerin takipçileri yeni bir nesil yetiştirdiler. Bu nesil de bu kültürün tadını çıkarmaya kararlı görünüyor.”

Zeynep Boyner de kitleyle ilgili “Pop, rap çok çabuk tüketilen müzik türleri arasında ama hard rock ve heavy metalde öyle bir tüketilme durumu yok. Judas Priest, Megadeth, Scorpions yaklaşık 30-40 yıllık gruplar ve biletler sold out. Onların şarkılarıyla belki insanlar romantizmlerini yaşadı, konserlerine gidip biriyle tanıştı... Bunların hepsi bir gösterge. İşin hem mutfağında olan biri olarak hem de müzik dinleyicisi olarak söyleyebilirim ki metal ve hard rock müzik seyircisi gerçekten sanatçısına, müziğine bağlı, sadık bir kitle!” diyor.

‘Bugüne kadar Türkiye’de ulaştıkları en yüksek bilet rakamı’

Gruplar bu talep karşısında nasıl mı tepki verdi? Ece Yörük ile Onur Şişman, “Megadeth, tarafından aldığımız yanıt ‘Harika’ oldu. Onlar için ülkelerin birbirinden çok farklı olduğunu sanmıyorum, sanatın bir kıldığı bir kimlik fan olmak” diyor.

Oytun Alatay da şu yanıtı veriyor:

“Scorpions’un ilk gün satışlarını açmak için 15 Aralık Cuma günü saat 12.00’de Biletix Genel Müdürlüğü’ne gittik. Saat 12.40’da 10 bin bileti geçmiştik ve ben sanatçının bağlı bulunduğu ajansa biletlerin bugün biteceğini ve ikinci gün için hazırlıklara başlamamız gerektiğine dair bir e-mail attım. Satışa açıldığı gün Scorpions’in en yüksek İstanbul bilet rakamına ulaşarak sold-out olmasına çok sevindiler. Biletlerin satışa açıldığı gün tükeneceğine ihtimal vermemiştik. İkinci günün biletleri ise daha da kısa bir sürede bitti.”

İnternetteki hızınız da artık önemli

Bilet değişim sitesi olarak anılan, kendilerini “Özgürlüğe giden biletiniz. Arka sokak anlaşmalarından ve FOMO’nun acı hayal kırıklığından kurtulun” diye tanıtan Viagogo’da sold-out olan Megadeth konser bileti, 5.750-45.450 TL arasında. Scorpions’un ilk günü ise 5.175-56.813 TL’den satışta. Ben biletlere bakarken iki konsere de Rusya’dan bilet satın alındı. Bir karaborsa sitesinden farkı olmayan Viagogo da dünyadaki bilet dengelerini değiştirdi. Bu yüzden de konser izleyicisi, büyük konserlerde avantajlı fiyat politikasından vazgeçilmesini istiyor.

Konser sezonu açıldı ve eğer söylentiler doğru çıkarsa iki büyük grubun daha İstanbul konseri haberi gelecek. Bu arada önemli bir konseri kaçırmak istemiyorsanız artık bütçenizin elverişli olması yetmiyor; internetinizin de hızlı olması gerek. Yarın (23 Ocak) satışa çıkacak Judas Priest konserine bilet almak isteyenlere şimdiden bol şanslar!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🤘 Punk’ın ‘Kurtarıcı’sı, biletlerin anatomisi

Metal konserlerine biletler saatler, hatta dakikalar içinde nasıl tükeniyor? Green Day 14. stüdyo albümünde dinleyiciye neler sunuyor?

22 Oca 2024

Megadeth

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR