NBA: Bill Russell'ın çaylak kartı

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Boston Celtics ve NBA'in efsane ismi Bill Russell'ın çaylak dönemine ait oyuncu kartı PWCC Marketplace'a ait bir müzayedede satıldı.
Card Ladder'a göre, PWCC Marketplace tarafından gerçekleştirilen satış, Russell kartını tüm zamanların en pahalı üçüncü eski (1980 öncesi) basketbol kartı yapıyor.
PWCC Marketplace Satış Başkanı Jesse Craig yaptığı açıklamada; "Satış fiyatından daha önemli olan şey bu kartı tarihsel açıdan değerlendirmek. Bu kartın 10 puanlı bir kopyası yok. 9 puanlı 3 kart var ama bunlar da açık artırmaya çıkmadı. Bu kart 8.5 puan değerinde. Tüm bunları değerlendirdiğimizde kartın en iyi kopyasını gördüğümüzü söyleyebiliriz." dedi.
Dahası: Bill Russell'ın rekor fiyata satılan kartı, aynı zamanda 1980 öncesinde ait basketbol kartları arasında en yüksek fiyata satılan üçüncü kart oldu. Bu kartın üstüne çıkan diğer satışlar, George Mikan'ın 1948 ve Wilt Chamberlain'in 1961 yılına ait çaylak kartlarıydı.
Geniş açı: 31 Temmuz'da hayatını kaybeden 88 yaşındaki Bill Russell, 1956-69 yılları arasında Boston Celtics için oynadığı 13 sezon boyunca 11 NBA şampiyonluğu, 5 MVP, 1 Olimpiyat altın madalyası kazandı. Russell, kariyerinin son üç yılında Celtics'in koçu olarak görev yaptı ve NBA tarihindeki ilk siyah baş antrenör oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?



