NBA’de sezonun ilk ayında öne çıkanlar

NBA'de sezonun ilk ayı geride kalırken 2024/25'in trendleri ışığında öne çıkan performanslara bakıyoruz.
NBA’de sezonun ilk ayında öne çıkanlar

8 Kasım - Tissot - Punto
Tissot ile birlikte

Aktif yaşam tarzının sembolü: Tissot T-Touch Connect Sport Tissot’nun yeni T-Touch Connect Sport modeli, spor ve sağlık yolculuğunuzun ayrılmaz bir parçası olacak. Gücünü güneşten alan saat, İsviçre saatçiliğini Tissot’nun özgün çizgisinde gösteriyor. Klasik kol saati görünümüyle tasarımdan taviz vermeden teknolojisi ve fonksiyonlarıyla öne çıkıyor. Dokunmatik AMOLED ekranlı safir camı ve 43mm çapındaki kasa tasarımıyla sportif bir şıklık sunan Tissot T-Touch Connect Spor saat, quartz mekanizması sayesinde güneş enerjisiyle şarj ediliyor. Fırçalanmış ve perdahlanmış sofistike yüzeyinde seramik bezel ve titanyum kasa gibi malzemeleri birleştiren saat, aylar boyunca şarj gerektirmeden kullanılabiliyor. Neler var? Egzersizler özelliği ile aktiviteler arasından dilediğinizi seçin, egzersiz boyunca katettiğiniz mesafeyi, kalp atış hızınızı ve ne kadar kalori yaktığınızı anlık takip edin. Egzersiz rutininize mercek tutun. Stats özelliği ile gelişiminizi takip edebilir, performans grafiklerini içeren detaylı bir analiz için uygulamayı inceleyebilirsiniz. Çağrılar, aktif zamanlayıcılar, alarmlar, hatırlatmalar ve daha fazlası için bildirimlerle hiçbir şeyi kaçırmayın. Yeni Strava entegrasyonu ile koşu, bisiklet ve diğer sporlar için aktivite takibini doğrudan bileğinize getirin. Performans izlemenin her zamankinden daha kolay ve erişilebilir olmasının keyfini çıkarın. Antrenman zonları belirleyin ve izleyin ve fitness hedeflerinize hassas bir biçimde ulaşın. Klasik ve şık tasarımla fonksiyonu biraraya getiren, aktif yaşam tarzının tamamlayıcısı Tissot T-Touch Connect Sport ile buradan tanışabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NBA’de 2024/25 sezonunda ilk ay geride kaldı. Sezon sonunda nasıl bir tabloyla karşılaşacağımızı söylemek ahkam kesmeye girer ama tecrübe, bize ilk 1 ay itibarıyla sezonun trendlerinin belirginleştiğini söylüyor. Sakatlıklar, maalesef bu trendler arasında can sıkıcı olanların başında geliyor. Zion Williamson, Ja Morant, Chet Holmgren, Paul George, Kevin Durant, Aaron Gordon, Luka Doncic, Paolo Banchero derken çok sayıda ismin arka arkaya düşmesi moralleri bozdu. “Trend” dedik ya işin kötüsü bir de “Sırada kim var” diye endişelenmeye başladık. Bunun dışında devirdikleri yıllara aldırmadan her geçen gün performansını yukarı taşımaya devam eden istikrar abidelerine, otoriteleri yanıltarak beklentileri aşan takımlara da tanıklık ediyoruz elbette. Hepsine değineceğiz.

Göz alıcı takım performansları

Konferanslarını lider tamamlaması beklenen şampiyonluk adaylarından Boston Celtics, bıraktığı yerden devam ederek ilk 15 maçının 12’sini kazandı. Celtics bu maçların tamamını sakat uzunu Kristaps Porzingis’ten yoksun oynadı. Hücumda top kullanma yoğunluğunu daha da artıran Jayson Tatum, 29.9 sayı 8.1 ribaunt 5.5 asistlik performansıyla takımını taşıdı. Batı’da ise Oklahoma City Thunder, ilk ayı 12 galibiyet 4 mağlubiyetle tamamladı. Chet Holmgren’in en az 2 ay sahalardan uzak kalacağı sakatlıkla sarsılan Thunder, bu süreçte 3 maç kaybetti. Takımın yıldızı Shai Gilgeous-Alexander, 28.7 sayı, 5.1 ribaunt, 6.3 asist, 1.8 top çalma, 1.1 blok ortalamalarıyla NBA’in en dengeli savunma/hücum kombinasyonuna sahip ekibini sürükledi. Ancak OKC’nin Holmgren’siz süreci en az hasarla atlatabilmek için bir formül bulması gerektiği açık.

Celtics ve Thunder’ın şaşırtıcı olmayan zirve performanslarının dışında ilk ayın başarı hikayesi Cleveland Cavaliers’tı. 15’te 15 yaparak organizasyon rekoru kıran Cleveland, ilk yenilgisini deplasmanda son şampiyon Boston’a karşı aldı. Kenny Atkinson yönetimindeki Cavs, geçen sezona göre çok daha hızlı, hareketli ve paylaşımcı olan hücumuyla dikkat çekerken savunmada da Jarrett Allen ve Evan Mobley'nin öncülüğünde caydırıcılığını koruyor.

Batı’nın sürpriz lideri ise Stephen Curry’nin öncülüğünde 14 maçının 11’ini kazanan Golden State Warriors’tı. Steve Kerr’ün geniş rotasyonunda tüm oyuncuların doğru plan altında parlama imkanı bulması başarıyı getirdi. Warriors, hem hücum hem savunmaya dair tutulan ileri istatistiklerde ilk beşte yer alan tek takım olarak da öne çıktı.

MVP adayları

Jayson Tatum ve Shai Gilgeous Alexander’dan yukarıda bahsettik ama şu an için MVP deyince cümleye Nikola Jokic’le başlamamak imkansız. Denver Nuggets’ın yıldızı, takımındaki tüm sorunlara rağmen 29.7 sayı, 13.7 ribaunt, 11.7 asistlik ortalamalarıyla tarihe geçecek bir “triple-double sezonu” yaşıyor. Sayı krallığı listesinde 4. sırada olan Sırp pivot, ribaunt ve asist listesinde ise zirvede. Tarihte bunu yapabilmiş başka bir oyuncu olmadığını söylemeye gerek yok sanırım.

Bireysel performanslar arasında Jokic dışında Giannis Antetokounmpo 32.1 sayı, 12.1 ribaunt, 6.1 asist; Anthony Davis 31.3 sayı, 11.2 ribaunt, 2.8 asist, 1.8 blok, 1.3 top çalma ortalamalarıyla iç saha maçlarında mütemadiyen “MVP” tezahüratlarıyla onurlandırılıyorlar.

Yaşayan efsaneler

“Büyük, ihtiyar üçlü” LeBron James, Kevin Durant ve Stephen Curry, yaşlılık belirtisi göstermemeye devam ediyor. 1 ay sonra 40 yaşına girecek olan ve 22. NBA sezonunu geçiren LeBron James, geçen hafta üst üste 4 kez triple-double yaptı ve yaşı ne olursa olsun rekor kırmayı bırakmayacağını gösterdi. James artık oyun içinde ve özellikle savunmada daha çok dinlenerek, pozisyon seçerek oynuyor ama hâlâ kendini geliştirmeyi sürdürüyor. Üçlük yüzdesini %41.6’ya (kariyerinin en yükseği) çıkaran James, 24 sayı 8.3 ribaunt 9.3 asist gibi onun yaşında ve kilometresinde görülmemiş istatistiklerle oynuyor.

36 yaşındaki Stephen Curry de %49.1 saha içi, %44.1 üçlük, %95 serbest atış isabet oranıyla 23 sayı 5.2 ribaunt 6.5 asist asist ortalamaları tutturmuş durumda. Daha etkileyici olan ise Curry’nin bunları maç başına sadece 29 dakika sahada kalarak ve 15 şut kullanarak yapıyor olması. Curry, Kerr’ün geniş rotasyon felsefesinde hem istatistiklerinden feragat ediyor, hem takım arkadaşlarının parlamasına izin veriyor hem de kendini Play-Off’a kadar zinde tutma formülüne riayet ediyor.

Gelelim Kevin Durant’e. Phoenix Suns’la sezona muhteşem giren 36 yaşındaki skorerin sakatlığı bu performansın öneminin daha iyi anlaşılmasını sağladı. Suns, Durant’ten yoksun çıktığı 7 maçta sadece 1 galibiyet alabildi. Neyse ki yıldız oyuncunun haftaya sahalara dönmesi bekleniyor.

Çaylaklar

NBA tarihinin en kötülerinden biri olmakla itham edilen 2024 draft sınıfı, sezona bu eleştirileri haklı çıkaran bir başlangıç yaptı. 1 numara seçimi Fransız Zaccharie Risacher, New York Knicks’e 33 sayıyla patladığı maç dışında çok kötü şut atıyor. Wizards’ta 2 numara seçimi Alex Sarr, en azından 2.1’lik blok ortalamasına yansıyan bir savunma katkısı verse de genel olarak tatmin etmiyor. Rockets’ta çok az süre bulabilen 3 numara seçimi Reed Sheppard da henüz NBA’e tam anlamıyla adapte olabilmiş değil. Öne çıkan çaylaklar için 1. turun alt sıralarına bakmak gerekiyor. Lakers’ta geçen hafta 9 üçlükle çaylaklar rekorunu egale eden ve o maçta 37 sayı atan, 11.7 sayı (%46 üçlük) ortalamayla oynayan Dalton Knecht, sezona korkunç giren Philadelphia 76’ers’ta 15.6 sayı (%41 üçlük, %100 serbest atış)  2.1 ribaunt 2.7 asistle tek “iyi haber” olan Jared McCain ve Memphis Grizzlies’taki Jaylen Wells & Zach Edey ikilisi şu ana kadar sezonun parlayan çaylakları arasında.

Alperen Şengün

Derin Batı’nın sert rekabetine güçlü bir giriş yapan ve 16 maçta 11 galibiyet alan Houston Rockets’ta, Alperen Şengün yeni kontratının hakkını veriyor. “Baby Jokic”, ilk maçlardaki tutukluğunu attı ve şu ana kadar 18.4 sayı 11.1 ribaunt 4.8 asist 1.3 blok 1.0 top çalma ortalamaları tutturdu. Alperen Şengün’ün bu istatistikleri artık Play-Off iddiasını güçlü bir şekilde taşıyan bir takımda gösteriyor olması ayrıca önemli.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🏀 NBA notları, Lyon'un çöküşü

NBA'de sezonun ilk ayı geride kalırken öne çıkan noktalar neler? Bir zamanların ekonomik mucizesi Olympique Lyon nasıl bu hâle geldi?

22 Kas 2024

Tissot ile birlikte
AA

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen

Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?