Netflix, şifre paylaşımını engelleme planlarını erteledi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Netflix'in, şifre paylaşımını engelleme planlarını erteleme kararı aldığı bildirildi. Buna göre, daha önce 2023'ün başında başlayacağı duyurulan yeni dönemin, "1. çeyreğin sonundan 2. çeyreğe" kaydırıldığı ve şifre paylaşımının geniş çapta Temmuz ayına kadar bir tarihte engellenmeye başlayacağı aktarıldı.
Geniş açı: Netflix'in, şifre paylaşımını engellemek amacıyla bir süredir çalışmalarını sürdürdüğü biliniyor. Hâlihazırda Kanada, Yeni Zelanda, Portekiz ve İspanya gibi bazı ülkelerde şifre paylaşımını engelleyen Netflix, daha önce yaptığı açıklamalarda bu engelin 2023 başında dünya genelinde geçerli olacağını söylemişti.
- Konuya ilişkin açıklamasında şu ana kadar bu dört ülkedeki ücretli paylaşım uygulamasının "sonuçlarından memnun olduğunu" belirten Netflix, Kanada'nın "şu anda ABD'dekinden daha hızlı büyüyen" ücretli abone tabanının oluşturulmasına yardımcı olduğunu aktarıyor. Veri analiz firması Antenna ise Kasım ayında tanıtılan planın sallantılı bir başlangıç yaptığını; ancak takip eden aylarda ivme kazanmaya başladığını bildiriyor.
- Netflix'in, kullanıcıların platformu ortak bir şekilde kullanarak maliyetleri azaltmalarına olanak tanıyan şifre paylaşma özelliği, şirket içinse gelir kaybı anlamına geliyor.
- Bunu engellemek için alınan yeni önlemlerse kullanıcıların Netflix hesaplarını "birincil" haneleri dışındaki kişilerle paylaşmaları için ekstra ödeme yapmalarını gerektiriyor. Buna ek olarak, bir hesabı en fazla iki kişiyle paylaşma seçeneğinin yalnızca Netflix'in Standart ve Premium planlarında mevcut olduğunu da belirtmek gerekiyor.
Netflix, yılın ilk çeyreğine ilişkin kazancını ve abone sayısını açıkladı
Netflix, 2023 yılının ilk üç ayına yönelik mali durumunu ve kullanıcı sayısını açıkladı. Buna göre şirket, 2023'ün ilk çeyreğinde 1,75 milyon abone kazandığını ve yıllık bazda %4,9 artışla dünya genelinde toplam 232,5 milyon aboneye ulaştığını bildirdi.
Bununla birlikte: Netflix tarafından aktarılan bilgilere göre, şirket, geride bıraktığımız son üç ayda 8,2 milyar dolar kazandı. Bu kazancın 1,3 milyar dolarının net kâr olduğu ve Netflix'in gelirlerinin yıllık bazda %3,7 arttığı ifade edildi.
Geniş açı: Netflix, beklentileri aşan bu rakamlardan oldukça memnun olduğunu belirtirken artışın ardında diğer abonelik paketlerine kıyasla daha ucuz olan reklamlı abonelik paketinin olduğu değerlendiriliyor. Netflix finans müdürü Spencer Neumann da bunu doğrular bir şeklide şirketin reklamlı abonelik modelinden memnun olduğunu ifade ederek reklamlı modelin reklamsız Basic planından bile daha daha "yüksek" olduğunu kaydediyor.
- Netflix şimdi de müşterileri reklamlı abonelik planına çekmek için daha fazla artı sunmayı planlıyor. Buna göre, Netflix, Kanada ve İspanya'dan başlayarak plana 720p yerine 1080p video kalitesi ve aynı anda iki yayın izleme olanağı gibi yeni avantajlar getiriyor. Bununla birlikte, reklamlı paketin Netflix'in içerik kütüphanesindeki tüm içerikleri sunmadığını da belirtmek gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.



