Spor olsun ya da olmasın, drone'un kendine inanılmaz bir evren yarattığını düşünüyorum. - Ozan Can Sülüm


Büyük gün “Efsane Cuma” geldi
Tüm Türkiye’nin beklediği Efsane Cuma indirimleri başladı. Yıl boyu almak istediğin ne varsa, şimdi hepsi süper fırsatlarla burada.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Garip sporlara ilginizi biliyorum. Drone'u garip bir spor olarak kabul edelim mi? Drone yarışmalarını anlatan biri olarak Drone’un küresel bir izleyiciye ulaşıp büyük seyirciye sahip bir spor olabilir mi?
Drone'u garip bir spor olarak kabul edebilir miyiz, tam emin değilim. Aynı E-Spor'da olduğu gibi, drone'da da motor refleks, farkındalık, beceri ve büyük ölçüde strateji ön planda olsa da, işin içine kardiyo girmediğinde ben biraz uzak duruyorum bir şeye spor demekten. Fakat spor olsun ya da olmasın, ben inanılmaz bir evren yarattığını düşünüyorum kendine. Çünkü bir bakıyorsunuz drone bugün Instagram ve Youtube influencerlarının en güvendiği çekim aleti oluyor, bir çocuğun oyuncağına dönüşüyor, askeri ekipman olarak envanterde var veya dünya kupası yapılan bir spor aygıtı olabiliyor. Dolayısıyla inanılmaz fazla insana ulaşabilen ve bu insanların tümünün kendi tecrübesine yakınsayarak takip ettiği bir şey. Toplu, yani teknik gerektiren sporları ya da dayanıklılık isteyen sporları herkes yapamazken, imkanı olan herkesin drone'a ulaşması - artık biraz zor tabii - ve onu kullanması mümkün.
Spor ekranlarında alışılagelmişin dışında bir sunumla drone yarışmalarını anlattınız. Bu tercih nasıl oluştu? Böyle bir anlatım diğer spor dallarına da uygulanabilir mi?
Aslında bunu sağlayan şeylerden en önemlisi Eurosport. O dönem Eurosport değil de başka bir kurumda çalışıyor olsaydık yayın partnerim Erman Yaşar'la, bize böyle bir serbesti sunulabileceğini düşünmüyorum. Biz onunla daha önce Japon yetenek yarışmaları olsun, sosisli yeme müsabakaları ve hatta ponpon kız yarışmaları gibi acayip şeyler, özellikle de Türk insanına "Ya bunu kim neden izlesin" diye sordurtan şeyler anlattığımız için, aslında biraz da izletme çabasıyla eğlenceli bir anlatım seçtik. Bence konvansiyonel sporlar haricindeki bu tip, genel spor seyircisine mümkün olduğunca uzak şeyleri bizim anlattığımız gibi, tabii sporcusuna veya sporuna herhangi bir saygısızlık etmeden anlatmak o sporu "Bu ne ya" diyerek izleyen kişiye daha yakın kılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Spor Mudur, Nasıl Bir Spor? serisinde bu hafta konumuz Drone. Konuklar: Ozan Can Sülüm, Erman Yaşar, Alp Erol Evrendilek ve Atahan Mercimek
26 Kas 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Her şeyi kazanan, bütün rekorları kıran ve rakiplerini geride bırakan biri neden hâlâ bırakamaz? "Novak Djokovic: Kış Kurdu" belgeseli, bu soruyla yola çıkıyor ama Djokovic’in karakterini tüm karmaşıklığıyla ele almak yerine çoğu kez onun kendi anlatısına teslim oluyor. Ortaya, zaferi mutlulukla karıştıran ve bütün dünya yenildiği hâlde rahatlayamayan huzursuz, çelişkili ve zaman zaman insanı öfkelendiren bir adam hakkında fazlasıyla huzurlu bir hikaye çıkıyor.

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.




