

Globalleşmek için Company Global
Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global .
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Pandemi, değişen dünya düzeni, ekonomik ve sosyal sıkıntılar derken son iki buçuk yıl hepimiz için oldukça zorlu geçti. Yaşamı boyunca hiç salgın hastalık görmemiş bir nesil olarak hayatta “garanti” olarak gördüğümüz çoğu olgunun yıkılmasının aslında ne kadar basit olduğunu zor yoldan öğrenip gündelik hayatımızı Covid-19’un etrafında şekillendirip, Covid-19’a göre hareket almak zorunda kaldık. Hâliyle Covid-19 ile birlikte en çok değişen alanlardan birisi de iş hayatımız oldu.
Son iki yılda olanlar, her sektörde olduğu gibi teknoloji endüstrisinde de büyük dalgalanmalara sebep oldu ve bu dalgalanmalar, kendilerini teknoloji çalışanlarının ruh sağlığı üzerinde ağır bir şekilde hissettirdi. Pandemide evden çalışmak, özellikle de o zamanlar uzaktan çalışmaya pek alışık olmayan teknoloji çalışanlarının kendilerini ekip ve çalışma arkadaşlarından daha kopuk ve izole hissetmesine neden oldu. Bu, zaten denklemden pandemiyi çıkardığımızda bile makul olmayan düzeyde yüksek üretkenlik gerektiren titiz bir çalışma kültürü ile birleştiğinde, teknoloji çalışanlarının ruh ve akıl sağlığını oldukça etkiledi.
Teknoloji çalışanlarının %89'u iş yerinde "baskı" altında hissediyor
AppDynamics tarafından hazırlanan ve binden fazla teknoloji uzmanını kapsayan 2021 tarihli bir raporda, her 10 teknoloji uzmanından sekizinin 2020’de işlerinin daha karmaşık bir hale geldiğini belirttiği aktarılırken; teknoloji çalışanlarının %89’unun iş yerinde büyük bir baskı hissettiğini bildiriliyor. Bununla birlikte, teknoloji çalışanlarının %84’ünün de salgın sırasında kariyerlerini koruyarak mevcut işlerinden ayrılmakta zorluk yaşadığı ifade ediliyor.
Ruh sağlığının son yıllarda kurumsal dünyada yeterince tartışılmadığını belirten Medidata Solutions’ın Halktan Sorumlu Başkanı Naveen Bhateja, “Teknoloji endüstrisi, zorlu işlerin kısa sürede tamamlanması gereken bir “çatışma” kültürünü teşvik ediyor” diyor ve endüstrinin günün herhangi bir saatinde sürekli olarak erişilebilir olmakla birlikte geç, anormal saatlerde çalışmak gibi zorlukları olduğuna dikkat çekiyor. Bütün bu yüksek stres de doğal olarak teknoloji çalışanları arasında daha büyük bir ruh sağlığı sorununa işaret ediyor.
Teknoloji çalışanlarının yarısından fazlası anksiyete ve depresyon sorunları yaşıyor
BIMA’nın 2019’da yayımladığı “Tech Inclusivity & Diversity Report”a göreyse teknoloji çalışanlarının %52’si anksiyete veya depresyondan muzdarip. Ayrıca, raporda teknoloji çalışanlarının depresyona girme olasılığının, Birleşik Krallık ortalamasından beş kat daha fazla olduğu belirtiliyor.
Dünya genelinde 1700’den fazla teknoloji uzmanı ile gerçekleştirilen “Harvey Nash Group Technology & Talent Study 2021”de ise, ruh sağlığı konusunda endişeli olan teknoloji çalışanlarının sayısının pandemi öncesine kıyasla %75 daha fazla olduğu ifade ediliyor. Öte yandan, pandemide teknoloji sektöründe iş yükü en çok artan roller de şu şekilde sıralanıyor:
- %69 ile Geliştirme Yönetimi/Takım Liderliği
- %66 ile BT CIO’ları/CTO’ları ve Başkan Yardımcıları
- %64 ile BT operasyonlarında çalışanlar
Her 5 teknoloji çalışanından ikisi "tükenmiş" hissediyor
Akıl sağlığı uygulaması sağlayıcısı Yerbo tarafından dünya çapında 32 bin 644 katılımcıyla gerçekleştirilen başka bir çalışma olan “State of burnout in tech 2022” isimli rapora göreyse, her beş kişiden ikisinin kendisini yüksek tükenmişlik riski altında gördüğü ve bu kişilerin %42’sinin önümüzdeki altı ay içinde tükenmişlik nedeniyle işini bırakmayı düşündüğü aktarılıyor. Öte yandan, kadınların %46’ya %38,2 ile erkeklere oranla kendilerini daha fazla tükenmişlik riski altında hissettiği belirtiliyor.
2,5 milyondan fazla şirket çalışanı için ruh sağlığı hizmetleri sağlayan Lyra Health ise, teknoloji uzmanlarının %51’ine zihinsel sağlık sorunu teşhisi konduğunu, %71’inin üretkenliklerinin bir akıl sağlığı sorununda etkilendiğini ve %57’sinin de tükenmiş olduğunu bildiriyor.
Startup çalışanlarının %87'si zihinsel sağlık sorunları yaşıyor
Sifted tarafından dünya genelinde 133 katılımcıyla yapılan bir anketin sonuçları ise, startup çalışanlarının %87’sinin, bir startup’ta çalışmanın bir noktada zihinsel sağlıklarını olumsuz etkilediğini belirttiğini ortaya koyuyor. Ankete katılanların yarısından azı kendilerine doğru desteğin verildiğini hissettiklerini söylerken; katılımcıların %58’i de ruh sağlığı konusundaki endişeleri hakkında patronlarıyla konuşurken kendilerini rahat hissettiklerini belirtiyor. Ankete göre, startup çalışanlarının ruh sağlıklarına en çok zarar veren elementler ise şöyle:
- %84,5 ile tükenmişlik
- %63,8 ile toksik patron
- %39,7 ile yetersiz iş güvenliği
- %21,6 ile zorbalık
- %21,6 ile taciz ayrımcılığı
Ankete katılan isimsiz startup çalışanlarından birisi iş güvencesi olmadan 12 saat çalışmasının panik ataklara neden olduğunu söylerken; bir başka katılımcı da “yönlendirme eksikliği” ve “yüksek baskı”nın kendisinde bir çöküşe yol açtığını belirtiyor.
Öte yandan, iş hayatının getirdiği ruhsal sıkıntılardan nasibini alanlar sadece startup çalışanları değil: Startup kurucuları da iş nedeniyle ruhsal dengelerinin bozulduğunu ifade ediyor. Mesela, bir startup kurucusu, “Tamamen tükenmiştim ama bunu kurucu ortağıma veya yatırımcılarıma itiraf etmek istemedim,” diyor ve “Sonunda şirketten ayrılmanın tek çözüm olduğu bir aşamadaydım. İyileşmem en az bir yılımı aldı” diye ekliyor. Bir kurucu CTO ise tecrit, taciz ve değişen önceliklerin tükenmişliğe yol açtığını belirterek anksiyete ataklarının arttığını, uykusuzluk yaşadığını ve uzun süreli dayanıklılık ve güven sorunları yaşadığını aktarıyor.
Peki, işverenler bu konuda neler yapıyor?
Katılımcıların %47,7’si işverenlerinin çalışanlarının ruh sağlığını desteklemek adına herhangi bir çaba göstermediğini belirtiyor; ancak ankete göre işverenlerin çoğunluğu çalışanlarının ruh ve beden sağlığını birtakım ayrıcalıklarla desteklemeyi tercih ediyor. Buna göre katılımcıların %33,3’ü işverenlerinin bir yan hak olarak ruh sağlığı hizmetleri, %32,6’sı destekleyici bir iş kültürü, %21,2’si ruh sağlığı izin günleri ve %19,7’si de spor salonu üyeliği imkânları sunduğunu ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Pandemi, yoğun iş temposu ve baskıların teknoloji çalışanlarının ruh sağlığı üzerindeki etkileri neler? Teknoloji sektöründe yurt dışına çalışarak hangi meslek ne kadar kazanıyor?
22 Ağu 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



