Piyasalarda Mayıs ayını nasıl geride bırakıyoruz?


Bir İstanbul klasiği: 52. İstanbul Müzik Festivali İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve Borusan Holding ’in festival sponsoru olduğu 52. İstanbul Müzik Festivali ile müziğin kalbi şimdi tüm sesleriyle İstanbul’da atıyor. Nedir? 80. yıl dönümünü kutlayan Borusan Grubu , 12 Haziran’a kadar şehrin farklı noktalarından ruhumuzu ve zihnimizi beslemeye devam eden İstanbul Müzik Festivali’nin ilk notadan beri destekçisi olmanın mutluluğunu paylaşıyor. “Bir İstanbul klasiği” hâline gelen festivalde, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Borusan Quartet iki özel konserle müzikseverlerle buluşuyor. Neler var? Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’ndan Mozart Requiem : Gerek besteleniş hikâyesi gerekse eserin müzikal dokusu itibarıyla müzik tarihinin en ilgi çekici yapıtlarından olan Requiem ; Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), Macar Ulusal Korosu ve konuk solistler Giuliana Gianfaldoni, Cecilia Molinari, İlker Arcayürek, Jongmin Park’in performanslarıyla sahne alacak. Borusan Holding’in yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru olarak yer aldığı konser 2 Haziran Pazar günü AKM’de gerçekleşecek. 84 kişilik kadrosuyla Macar Ulusal Korosu, Türk-Macar Dostluk Antlaşması’nın 100. yıl dönümü vesilesiyle festivale yerini alıyor. Bir Prömiyer Gecesi | Borusan Quartet Synergy Vocals : Türkiye’nin sayılı kadın şeflerinden Sibil Arsenyan yönetimindeki Borusan Quartet, Synergy Vocals ile 8 Haziran’da Süreyya Operası’nda müzikseverlerle bir araya geliyor. Steve Reich’ın yeni yapıtı Yakup’un Merdiveni (Jacob’s Ladder) , bu festivalde ilk defa Türkiye’deki dinleyicilerin beğenisine sunulacak. Borusan Sanat’ın yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru olarak yer aldığı bu özel konser, 20.00’den itibaren Caddebostan sahilinde ücretsiz izlenebilirken Borusan Klasik ile Joy FM ortak yayınıyla Karnaval radyolarından da dinleyiciyle buluşacak. Borusan Holding destekleriyle bir İstanbul klasiği olan 52. İstanbul Müzik Festivali ’nin detaylı programına buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yeni rekor seviyeleri arkada bırakarak ilerliyoruz. Tabii, rekor seviyeler beraberinde yüksek oynaklığı da peşinden getirmekte. Yurt içinde endeks özelinde TL bazlı yeni rekor seviyelere gelirken, yeni gelen bilançolar ile rekor seviyeden aşağıya doğru gerilemeler de kaydettik diyebiliriz. ABD tarafında ise endeksler, gelen bilançolar ve makro ekonomik veriler ışığında yükselişini sürdürmeye etti.
Yurt içinde yabancı kurumların bankacılık özelinde yazdıkları raporlar ile bankacılık endeksi diğer endekslere göre daha fazla ön planda yer aldı. Diğer taraftan iletişim sektörü, gıda perakende ve otomotiv sektörü ortalama olarak %15,00’in üzerinde bir performans gösterdi.
Endeks bazlı beklentiler her ne kadar yukarı doğru oluşsa da, yükselişler eskisi kadar uzun süreli gerçekleşmemekte. Aslında dalga boylarının bu kadar kısa olmasının, risksiz getirinin cazibesinden kaynaklandığını düşünebiliriz. Para piyasası fonlarında günlük ortalama getirileri %0.14 bandında düşünürsek, bir aylık getiriler kabaca %4.20 civarında oluşmakta. Yatırımcı bu basit hesapla birlikte, endekste bazında pay piyasasında düzeltmeleri yakalayıp, bu bir aylık getiriyi bir haftada realize edip, tekrardan faiz ağırlıklı enstrümanlara yöneliyor. Böylece endekslerde daha uzun soluklu hareketler görmüyoruz. Bununla birlikte endeks cephesinde artık daha da defansif tarafta durmakta yarar var.

Arbitraj getirilerine gelirsek, yıllıklandırılmış olarak para piyasası fonlardan ve mevduat getirilerinden pek farksız sayılmaz. Katastrofik hareketleri saymaz isek yukarıdaki grafik %45,00’in çevresinde şekillenmekte. Tabi, Mayıs ayının başında %50,00 getiri ile işlemi gerçekleştirip, ay sonuna doğru %20.00 ile işlemi kapatıyorsanız işin rengi değişebilir. Arbitrajı kabaca toparlarsak burası için biraz daha zaman var diye düşünebiliriz.
Yabancı yatırımcı gözlerini sabit getirili tarafa dikti. Geçen yaz risk primimiz 350 baz puanın altına gelmekte zorlanıyordu, şimdi ise 260’lı seviyelerde işlem görmekte. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dediği gibi bir yıl içerisinde 150’li seviyelere doğru geleceğiz. Tabi, bu gevşeme ile yurt içindeki firmaların yurt dışı borçlanma iştahları ilerleyen aylarda daha da artmaya devam edecektir. TL tahvil cephesinde işler bir miktar daha süre alacak gibi gözüküyor. 10 yıl vadeli tahvil getirisi 2023 Eylül’den bu yana dar bant aralığında devam ederken, 2 yıl vadeli gösterge tahvil %45.45’ten %41.50’e kadar daralma kaydetti.
Yurt dışına gelecek olursak, Fed’in beklentileri doğrultusunda hem endeksler hem de değerli metallerde sert hareketler izledik. Nasdaq'da %7.50, S&P 500’de %4.00 üzerinde primli performans sergilerken, Dow Jones sanayi endeksi %1.00’e yakın yükseliş göstererek arka planda kaldı. Avrupa bölgesinde ise enflasyon verileri piyasa beklentilerinin üzerinde açıklanması ile 10 yıllık tahvil getirileri yükseldi. Bu hafta gerçekleştirilen kısa taraflı hazine tahvil ihraçları beklentilerden kötü gelince de AB’deki gibi ABD'de de 10 yıllık tahvil getirisi yukarı doğru genişledi. Tabi, bu getirilerin genişlemesiyle de ara ara endekslerde küçük düzeltmelere şahit oluyoruz.
Bu ay içerisinde tahvil fiyatlamalarında ilgi çekici olay Japonya’nın 10 yıllıklarında gerçekleşti. 11 yıl sonra 10 yıllık getiri ilk kez %1.00 seviyesinden işlem gördü. Aşağıdaki tabloda genel olarak verim eğrisine baktığımızda negatif faiz döneminin bittiğini görüyoruz.

Ons altın Ekim 2023’ten beri belirli bant aralığında yükselişini sürdürüyor. Bu hafta hem tahvil hem de pay piyasasında çıkışlar, dolar endeksini güçlendiriyor. Endeks güçlendikçe altın ve gümüş tarafında satış kaçılmaz oluyor. Tabi, son yükselişlere jeopolitik risklerde katkı sağladı diyebiliriz.

Kabaca toparlarsak, yurt içinde ve yurt dışında hâlâ faizin hassasiyeti finansal piyasalarda hissediliyor ve bu hassasiyetin biraz daha devam edeceğini düşünüyorum.
Yurt içinde enflasyon baz etkisi ile düşüş gösterse bile TCMB politika faizini yukarıda tutmaya devam edecek olup, yıl sonunu bu faiz seviyesiyle getirecektir diye düşünüyorum. Bu yüzden pay senedi tarafında fazla iyimser olmamakta yarar var. Yurt dışı tarafta da Fed’in projeksiyonuna göre pozisyonlanmayı hızlı olarak değiştirebilmek gerekmekte. Hatırlarsanız yılın başında altı olan faiz indirim beklentisinden iki indirim beklentisine indik. Şimdi ise bu yılı acaba pas mı geçecek minvalinde tartışmalar başladı. ABD özelinde de uzun vadede teknoloji tarafında pozitif beklentiniz olsa bile, pozisyonlamada endeks olarak kısa pozisyon açıp, kendinizi korumalısınız. Değerli metallerde, jeopolitik riskler ile hızlı bir şekilde fiyatlanıp, aynı fiyatlama ile geri gelmekte. Oynaklığa karşı fazla dayanamıyorsanız toplam büyüklükte riskli varlıklarının ağırlıklarını düşürebilirsiniz.
Görüşler yazara ait olup Exante'nin editoryal görüşlerini yansıtmayabilir. Yatırım tavsiyesi değildir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde açıklanan verilerle oldukça yoğun bir haber akışını geride bıraktık. Bugün ise TÜİK tarafından açıklanacak olan birinci çeyreğe ilişkin GSYH verileri bütün dikkatleri üzerine çekecek.
31 May 2024

YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta önceliklere kıyasla daha sakin bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri, tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksi öne çıkarken, yurt dışında öncü PMI verileri ile ABD-Çin liderler görüşmesi ön planda.
21 Eyl 2026

Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.




