Polonya'da süper şehir planı, Venedik'e giriş ücreti

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Polonya’nın süper şehir planı başlıyor
Şehir planlama
Polonya, güneydeki 41 şehri bir araya getirerek dev bir metropol oluşturma planını duyurdu. Yaklaşık 2,1 milyon nüfusu ve 2 bin 500 kilometrekarelik yüzölçümü ile Londra ve Roma’yı geride bırakacak olan bu “süper şehir”, vergi toplama süreçlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Gazeta Wyborcza gazetesinden Mateusz Mazzini, farklı sosyoekonomik düzeylere sahip şehirlerin birleşmesiyle vergi sisteminin bazı kesimler için yük yaratabileceğini belirtiyor. Öte yandan, bu birleşmenin kârlılığını yitiren kömür endüstrisinin yerini yeşil enerji yatırımlarıyla dolduracağı ve yenilenebilir enerji alanında yeni istihdam olanakları yaratacağı öngörülüyor.
Notre-Dame’a giriş ücreti geliyor
Kültür politikası
Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati, ülkenin en çok ziyaret edilen yapılarından Notre-Dame Katedrali’ne turistlerden ek 5 Euro giriş ücreti alınmasını önerdi. Elde edilecek gelir, ülke genelinde bakımsız kalan ve yıkılma riski taşıyan dinî yapıların restorasyonunda kullanılacak. Dati, bu adımla yıllık 75 milyon Euro fon yaratmayı hedeflediklerini belirtti. Öneri, İçişleri Bakanı Bruno Retailleau tarafından da desteklenirken 2026 itibarıyla ulusal anıt ve müzelerde AB dışı turistlerden daha yüksek ücret alınması gündemde. Notre-Dame, 2019'daki yangından sonra 7 Aralık'ta yeniden açılacak.
Venedik’e giriş ücreti geri dönüyor
Turizm
Venedik, yaz aylarında denediği günlük giriş ücreti uygulamasını 2024’te yeniden uygulamaya alıyor. Bu kez son dakika rezervasyonlarında ücreti iki katına çıkaracak. Şehre dört günden fazla süre önce rezervasyon yapanlardan standart 5 Euro, son dakikacılardan 10 Euro alınacak. Giriş ücreti 18 Nisan-27 Temmuz arasında, haftasonları ve tatil günlerinde sabah 08.30 ile 16.00 arasında geçerli olacak. Geçtiğimiz yaz QR koduyla alınan ücret 2,4 milyon Euro gelir getirmişti. Venedik yetkilileri uygulamayı “kültürel bir devrim” olarak nitelendirirken bazıları bu ücretin ziyaretçi sayısını azaltmada yetersiz kaldığını belirtiyor.
İBB seyyar satıcı arabalarını yeniliyor
Şehir yaşamı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), simit, mısır ve kestane satan seyyar satıcıların arabalarını yeniledi. İlk olarak Beşiktaş Meydanı’nda tanıtılan yeni tasarımlar, daha modern ve estetik bir görünümle İstanbullularla buluştu. Tasarımlar, tarihî meydanların dokusuna uygun olarak “kemerli,” yeni kent alanları için “neşeli modern”, Boğaz hattında ise ışıklı “totem” modeliyle sunuluyor. Yeni satış ünitelerinde enerji verimliliği için güneş panelleri kullanılıyor. Ayrıca üniteler kolay temizlenebilir malzemelerden yapıldı. Soğuk hava için örtü sistemi ve zemin platformu da eklendi. İBB, bu yeni tasarımları kent genelinde yaygınlaştırmayı planlıyor. İBB Etüt ve Projeler Dairesi Başkanı Serap Öbekci, yeni tasarımların Beşiktaş’ta test edilerek halkın görüşlerine göre iyileştirileceğini belirtti. Öbekci, “Amacımız geri dönüşler alarak projeyi İstanbul geneline yaymak,” dedi.
Soho House yeni açılışlarla büyüyor
Konaklama
Soho House, 2024’ün ikinci çeyreğinde üye sayısını 204 bine yükselterek gelirlerini %16 artırdı. Dünya çapında üyelik bekleme listesi 111 bine ulaşan Soho House, yıl boyunca yeni lokasyonlara 4 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. 2024’te São Paulo’daki ilk Güney Amerika açılımını gerçekleştiren Soho House, Mexico City ve Portland, ABD’de de yeni üyelerle buluştu. Yıl sonuna kadar Charleston, Manchester ve Miami’de açılışlar devam edecek. Ayrıca Tokyo, Milano, Barselona ve New York için de yeni planlar devrede.
New York Şehri, 5th Avenue'nun bir kısmını yayalaştırmayı planlıyor
Şehir planlama
New York Şehri yetkilileri, 5th Avenue'nun Bryant Park ile Central Park arasındaki bölümünü yeniden tasarlayarak yayalar için bir bulvara dönüştürmeyi planlıyor. Bu kapsamda kaldırımların genişletilmesi, şeritlerin beşten üçe indirilmesi, oturma alanlarının yaratılması ve yüzlerce ağacın ekilmesi düşünülüyor. Hedef, Paris’in Champs-Élysées bulvarı gibi ikonik bir alışveriş caddesi yaratmak. New York Belediye Başkanı Eric Adams’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre, 350 milyon dolarlık proje kamusal ve özel fonlarla finanse edilecek. Yetkililer, bu dönüşümle vergi gelirlerinin artacağını ve projenin kendini beş yıldan kısa sürede amorti edeceğini öngörüyor. Diğer yandan, projenin otobüs ve bisiklet kullanıcılarına yönelik eksikleri olduğunu dile getiriliyor. Projeye 2028’de başlanması planlanıyor.
Manuela
Açılış, New York Şehri
SoHo’nun kalbinde, Wooster ve Prince Street’in köşesinde açılan Manuela, sanat ve gastronomiyi bir araya getiren sıcak bir restoran ve bar deneyimi sunuyor. Artfarm’ın kurucularından Manuela Wirth’in adını taşıyan mekan, Wirth’in Los Angeles Downtown Arts District’teki kardeş restoranının izinde, yerel kültüre bağlılığı, taptaze malzemelerle hazırlanan lezzetleri ve sanatın hâkim olduğu atmosferiyle öne çıkıyor.
Ducasse Baccarat
Açılış, Paris
Paris’in ikonik Maison Baccarat malikanesi, ünlü şef Alain Ducasse’ın dokunuşuyla yeni bir gastronomi ve kültür deneyimi sunuyor. 16'ncı arrondissement’daki tarihî yapıda açılan Ducasse Baccarat, Baccarat’ın zarif kristal sanatıyla Ducasse’ın yenilikçi mutfağını buluşturarak ziyaretçilerine hem sanatsal hem de lezzet dolu anlar vadediyor. İkinci katta yer alan restoran, şef Christophe Saintagne ve tasarımcı Robin Schroeder’in yaratıcı dokunuşlarıyla hayat bulurken Margot Lecarpentier’in yönettiği Midi-Minuit bar, keyifli bir buluşma noktası sunuyor. Maison Baccarat, 2025’te birinci kattaki restoranı ve Jérémie Attali’nin bahçesine açılan barıyla da Paris’in gastronomi sahnesine yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul-Paris-Londra-New York hattından bildiriyoruz: Paris Photo bahanesiyle Paris ajandasını ve mahallelerini karıştırıyor, toplu taşımanın dostu düşmanı uygulamalara ve büyük şehir belediyelerinin yeni kararlarına bakıyoruz.
01 Kas 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



