Quibi'nin ilk 3 ayı ve gelecek öngörüleri

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
2020 yılının başından bu yana adından çok söz ettiren ve bir yandan Netflix, Disney+, HBO Max gibi uzun metraj içerikler barındıran; diğer yandan ise TikTok ve YouTube gibi daha kısa video ve streaming içeriklerin bulunduğu platformların artan popülaritesi ile sektörde heyecan yaratan uygulamalardan bir tanesiydi Quibi. Platformun yarattığı bu heyecan dalgasının ardında ise daha önce Walt Disney Studios’un başkanlığını yapmış olan yönetmen Steven Spielberg ile DreamWorks Animation’ı kuran kurucu ortağı Jeffrey Katzenberg ve aralarında Disney, Sony ve WarnerMedia gibi şirketlerin de bulunduğu yatırımcılardan topladığı 1,8 milyar dolarlık yatırım vardı. Bugün Quibi için beklentilerin bir hayli altında geçen üç aylık süre, streaming ve video içerik dünyası için de bazı ipuçları taşıyor.
- Kısaca Quibi: Bir mobil uygulama olan Quibi’yi en basit şekilde kısa bölümlerden oluşan televizyon gösterisi ve dizi içeriklerine sahip bir dijital yayın platformu olarak tanımlayabiliriz. 7 ila 10 dakikalık bölümlerden oluşan içeriklere sahip platform, kullanıcılara günlük hayatın koşuşturmacası arasında izlenebilecek içerikler sunmayı hedeflerken Turnstyle teknolojisiyle içerikleri telefon üzerinden dikey formatta ve herhangi bir görüntü kaybı olmadan sunmayı vadediyor.
- İlk üç ay: Oldukça iddialı bir başlangıç yapan ve önemli yatırımlar toplayan Quibi’nin şu ana kadarki performansı ise çok iç açıcı görünmüyor. Kullanıcılara reklamlı 4,99 dolar ve reklamsız 7,99 dolar olmak üzere iki farklı abonelik seçeneği sunan platform; Variety'de yer alan habere göre 90 günlük deneme sürümünün bitmesinin ardından, deneme sürümü kapsamında çekmiş olduğu kullanıcıların yalnızca %8’lik bir dilimini ücretli abonelik almaya ikna edebilmiş durumda görünüyor. Kurucu ortaklardan Meg Whitman ise yatırımcıların projeyi hâlâ desteklediğini ve Quibi’nin bir girişim olduğunun farkında olduklarını söylüyor.
- Quibi neden beklenen performansın altında kalmış olabilir? Platformun beklenenin altında kalan ve şu ana kadar hayal kırıklığı yaratan performansının altında birden fazla neden yatıyor.
- Reklam yapısı ve içerik niceliği: Medya ve eğlence odaklı içerikler üreten Vulture’a göre kullanıcılar, her dakika 500 saatlik yeni içerik yüklenen YouTube için, reklamsız bir deneyim ve içeriğin zenginliğinden dolayı aylık belli bir ücret ödemeyi kabul ediyor. Quibi’de ise içeriğin kısıtlı olması, kullanıcıyı çekmiyor.
- İçerik kalitesi: Yine Vulture’a göre bir streaming platformu olmayı hedefleyen Quibi’nin içerikleri, Netflix veya HBO’ya kıyasla daha az çekici kalıyor. Daha da ötesinde, platformdaki içeriği zengin kılmak amacıyla Quibi, Netflix ve HBO’nun kabul etmediği projeleri bünyesinde topluyor.
- TikTok ve YouTube’un varlığı: The Guardian yazarlarından Adrian Horton’a göre kullanıcılar Quibi’nin vadettiği “ayaküstü ve kısa” video izleme deneyimini, hâlihazırda YouTube ve TikTok üzerinden ücretsiz olarak sağlıyor. Bu durum, ücretli olan Quibi’yi ikinci plana atıyor.
- Reklam yapısı ve içerik niceliği: Medya ve eğlence odaklı içerikler üreten Vulture’a göre kullanıcılar, her dakika 500 saatlik yeni içerik yüklenen YouTube için, reklamsız bir deneyim ve içeriğin zenginliğinden dolayı aylık belli bir ücret ödemeyi kabul ediyor. Quibi’de ise içeriğin kısıtlı olması, kullanıcıyı çekmiyor.
- Gelecek: Elbette üç aylık bir periyot, bu kadar geniş çaplı bir girişim için son nokta anlamına gelmiyor olabilir. The Verge yazarlarından Julia Alexander; Quibi’nin henüz kendi karakterini bulamadığını ve diğer platformlarla çakışan formatlar yerine daha orijinal içerikler ürettiği takdirde yeniden heyecan yaratabileceğini düşünüyor. Horton’a göre ise pandemi nedeniyle eve kapanan ve evde olmaları nedeniyle daha büyük ekranlardan içerik tüketebilen kullanıcıların yeniden dışarı çıkarak mobil bir hayat akışına geçmeleri; Quibi’nin hedeflediği pazarı yeniden oluşturma potansiyeli taşıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta odağımızda TikTok’un Hong Kong’dan çekilme kararı ışığında platformun politikaları, video yayın servisi Quibi’nin hayal kırıklığıyla geçen ilk üç aylık periyodu ve çok daha fazlası var.
16 Tem 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Silikon Vadisi’ni bir dönem sallayan Theranos skandalı, yakın zamanda yeniden teknoloji, medya ve iş dünyasının merkezine yerleşti. Girişimin kurucusu Elizabeth Holmes, 11 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından bu kez dünyayı sallayan bir belgeselin ana konusu oldu. Üstelik kendi talebiyle…

Bugüne kadar en azından bir kez bir işi ChatGPT ile yapıp bir daha asla yapay zeka olmadan yapamaz hâle geldiyseniz yalnız değilsiniz. “Beceri atrofisi” olarak adlandırılan bu durum, yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırırken bizi nasıl ona bağımlı hâle getirdiğini de açıklıyor. Uzmanlara göre asıl risk, yapay zekanın işimizi elimizden alma potansiyelinde değil, kendi becerilerimize ihtiyaç duymayacak kadar yapay zekaya bağımlı hâle gelmemizde yatıyor.

Yapay zeka modellerinin sayısının artması ve kullanım maliyetlerinin farklılaşması, şirketleri ihtiyaçlarına en uygun modeli bulabilecekleri platformlara yönlendiriyor. Farklı modelleri tek bir çatı altında buluşturan yapay zeka pazaryerleri, geliştiricilere esneklik ve maliyet avantajı sunarken sektörde rekabetin dinamiklerini de değiştiriyor.

Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.



