"Bu cadde İstanbul’un zaman makinesi "


Galaxy Z Fold4 ile hayatı ikiye katla
Galaxy Z Fold4 Yenilikçi ekran teknolojilerine sahip Samsung Galaxy Z serisinin dikkatleri üzerinizde toplayacak en yeni üyesiyle tanışın. Karşınızda Galaxy Z Fold4 .
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Rota: Çukurcuma Caddesi, Çukurcuma. Mahalleli: Yağmur Çoban. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.
Cihangir’de işi olan birisin, kestirmeden Galatasaray Lisesi’nin oradan gideyim dedin, Tarihî Galatasaray Hamamı; Turnacıbaşı Caddesi hattında yürüdün. Dar, sakin, yokuşlu sokakların birinden diğerine kıvrıldıkça seni neyin karşıladığına şaşırabildiğin bir bölge burası. İstanbul’un ortası.
İsimler mühimdir. Sokak ve cadde isimleri nereden gelir diye araştırmayı severim. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sonra ilk cuma namazını bu çukur bölgede kılmasından geliyormuş Çukurcuma’nın ismi. Çukurcuma Caddesi ofis ve mağazamız Local Makers burada olduğu için günlük rutinimde. Esnafla günün nabzını tutmak, yokuştan aşağıya inerken Galata Kulesi'yle bakışmak, Hamamhane’nin sabun kokusu eşliğinde yürümek pek keyifli.

Yağmur mahallenin müdavimlerini Samsung Galaxy Z Fold4'le fotoğraflıyor
Maker'ları bir araya getirip, hikâyelerini anlattığımız bir platform Local Makers. Makers kültürünün temelinde yer alan, hem de onu en çok besleyen unsur paylaşım. Üretenin, bilgiyi kendisine saklamak yerine paylaşıp öğrenmek isteyenlere aktarmasına ve bunu bir deneyim hâline dönüştürmesine aracı oluyoruz. Çukurcuma'da, bu tarihî atmosferde lokal hikâyelerin ve üretimlerin; İstanbul’u ziyarete gelenlerle tanışabileceğine inandığımız için bir mağaza inşa ettik. 3 senedir de buradayız.

Atölyede üretim zamanı
Bu cadde İstanbul’un zaman makinesi. İstanbul’un ilk şehir müzesi unvanına sahip Masumiyet Müzesi, Boğazkesen tarafından döndüğünde, hemen orada bekliyor seni. Nobel ödüllü ünlü yazar Orhan Pamuk 1990’lardan itibaren romanı ve müzeyi birlikte düşünerek kurguluyor. 1974'le 2000’lerin başı arasında geçen romanda, biri zengin diğeri orta hâlli 2 aile üzerinden geçmişe dönüşler ve hatıralarla birlikte 1950-2000 arası İstanbul hayatı anlatılıyor. Müzede romanda anlatılan kahramanların kullandığı, giydiği, işittiği, gördüğü, biriktirdiği ve hayal ettiği şeyler kutu ve vitrinlerde sergileniyor. Çukurcuma’nın tonunu, büyü ve masal arasında gidip gelen ruhunu anlattığını düşünüyorum burasının.

Bir sabah yürüyüşünde sokağa serilmiş halılar ve Yağmur
Sokağın ortasına serilmiş halıların yarattığı evde olma hissi, havada uçarak hareket ettiğine kanaat getirdiğimiz bir köpek, mikrofilizleri yetiştiren laboratuvarı sağımızda bırakarak ilerliyoruz Çukurcuma Caddesi’nde. Limoges porselenlerine rastlayabileceğimiz Feraye Antik kapıdan şöyle bir bakıp geçenleri değil, dikkatle ve bilgiyle; raflar, çay bardakları ve kahve fincanları arasında gezinenler gelsin istiyor. Gramofon, efemera ve daktilolar içinde kaybolabileceğin Berol Antik; kapıdaki aslan heykellerini takiben içeri girdiğinde, eğer pazartesi saat 21.00'se müzayedeye denk geleceğin Karadeniz Antik Çukurcuma Caddesi’nin ilk selam verenleri.
Cuma’da İspanyolca, İbranice, Fransıca ve Portekizce konuşulan masalar arasında yer bulamadığın bir günse Çukurcuma Köftecisi’nde piyazı da ısmarlıyor sonra devam ediyorsun geçmişin rafları arasında dolaşmaya. Biraz daha ileride Tombak Antika İngiliz dosya dolaplarının çekmeceleri, pusulalar ve haritalarla; Osmanlı Antik Palas 1920’lerin göz kırpan bebekleri, Koçgiri dökme sobalar, 60’ların posta kutuları ve 70’lerin lambalarıyla bekliyor seni. Çukurcuma zamansız, yaşıyor.
Yıllar içinde binalar dönüşüyor. House Hotel’in bulunduğu Zenovitch Apartmanı’nın kapısında kilit çıkıyor mesela karşımıza, antikacılarla dolu dükkânlar yerini çağdaş tasarım dükkânlarına ve atölyelerine bırakıyor ancak hâlâ bu caddede yaşam sakin, ticaret sanki keyfî yapılıyor ve bölgeye girince dünya işlerinden uzakmışçasına bir his seni karşılıyor. Bunda Deform’dan gelen bas, gitar, piyano seslerinin de etkisi olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Önümüzdeki 6 hafta perşembe günleri de sokaktayız. Balat, Çukurcuma, Erenköy, Teşvikiye, Asmalı Mescit, Galata rotalarında, mahallelilerin peşinde.
22 Eyl 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



