Racing Point rekabetçi bir takım olabilecek mi?

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Geçtiğimiz yıllarda Formula 1 dünyasında birçok satın alma ve isim değişikleri gerçekleşti ancak özellikle bundan yaklaşık iki sene öncesinde yaşanan bir gelişme hepimizin tanık olduğu önemli bir değişimi barındırıyordu: Milyarder Lawrence Stroll, Formula 1’e öncelikle Williams takımı ile adım atmıştı ancak sonrasında gözünü o zamanki adıyla Force India’ya çevirmiş; bu takımı da satın almıştı. Force India, 2016 ve 2017 sezonlarında takımlar sıralamasında dördüncü sırada bulunuyordu. Sezon başlangıcında ismi Force India Sahara olan takım daha sonrasında yaşanan isim değişikliği sonucunda önceki puanları silindiği için sıralamada geriye düştü ve 2018 yılını yedinci sırada bitirdi. Sergio Perez ve Esteban Ocon ikilisi ile yarışlarda boy gösteren Force India'nın, Lawrence Stroll'un takımı satın almasından sonraki hedefi üst sıralarda kalıcı olmaktı. O zamanlarda birçok kişi bu oluşumu sorgularken Stroll’un bu atağı pilot olan oğlu Lance Stroll için yaptığı konuşuldu. Nitekim satın alma gerçekleşti ve Lance Stroll artık yeni adıyla Racing Point’in yolunu tuttu. Bu gelişme sonucunda takımdan ayrılmak zorunda kalan Esteban Ocon, Mercedes'in rezerv pilotu olacağını açıklamıştı.
- En iyi araç: Satın alma gerçekleştikten sonra takımın finansmanda zayıf kaldığını söyleyen Stroll, Silverstone ve Brackley’de bulunan iki ayrı fabrikayı tek bir çatı altında birleştirip yeni bir fabrika kuracaklarını iletti. Doğru finansman, doğru liderlik ve doğru motivasyonla yüksek beklentilere sahip olunabileceğini söyleyen Stroll hedefinin üçüncülük için savaşacak bir takım olduğunu açıklamıştı. Günümüze dönersek Lawrence Stroll’un yıllar önce yaptığı açıklama biraz daha anlam kazanıyor. Motoru Mercedes’den alan Racing Point'te takım patronu Otmar Szafnauer şimdiye kadar ürettikleri en iyi aracın yeni sezonda piste çıkacak olan RP20 olduğunu söyledi. Sezon öncesi Barcelona’da yapılan testin ardından aerodinamik üzerine çalışan ekibin de başarısının altı çizildi.
- Aston Martin Racing: Geçtiğimiz aylarda Lawrence Stroll, 182 milyon sterlin karşılığında Aston Martin’in %16,7’lik hissesini satın aldı. Bu anlaşmaya 318 milyon sterlin değerinde nakit enjeksiyonu da eşlik ediyor. Bu kapsamda Racing Point’in ismi 2021 yılı itibariyle Aston Martin Racing olacak. Bu yatırımın bir parçası olarak Stroll, Aston Martin şirketinin yönetim kurulu başkanı olacak. Bilindiği üzere Aston Martin, Red Bull Racing’in isim sponsoru ancak anlaşma 2020’nin sonuna kadar devam edecek. Sözleşme bittiği zaman Red Bull ve Aston Martin ilişkisi Formula 1’de sona erecek fakat taraflar Valkyrie projesi sonlanana kadar birlikte çalışmaya devam edecek. Valkyrie projesi Aston Martin ve Red Bull Advanced Technologies arasında gerçekleştirilen bir hiper araç projesi.
- Beklentiler: Son zamanlarda yaşanan gelişmeler ışığında görebiliyoruz ki Racing Point üst sıralarda kalıcı bir ekip olmak istiyor. Sergio Perez ve Lance Stroll ikilisi ile piste çıkacak olan ekip bakalım bu sezon kaçıncı sırada yer alacaklar.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
FC Barcelona'da kriz büyüyor, NBA'de takvim açıklandı ve Formula 1 geri dönüyor!
03 Tem 2020

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



