Rusya, uydu avcısı nükleer uzay silahları mı geliştiriyor?


Sınır tanımayan iletişim: Galaxy S24 Serisi
Yazının keşfiyle İlk Çağ, Kavimler Göçü ile Orta Çağ , İstanbul’un fethiyle Yeni Çağ, Fransız İhtilali ile Yakın Çağ, Galaxy AI ile yapay zeka çağı başladı. Galaxy S24 Serisi ile yapay zeka çağına hoş geldiniz .
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
ABD'li yetkililer, Rusya'nın uzaydaki uyduları hedef almak üzere tasarlanmış bir nükleer silah geliştirdiğini duyurdu. Henüz operasyonel olmayan silah, ABD'nin hayati öneme sahip uydu ağını tehlikeye atabilir. Moskova ise büyük güvenlik endişelerine yol açan bu iddiaları reddediyor.
Geçen hafta ABD Başkanı Joe Biden'a çağrıda bulunan Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı, Başkan'dan Rusya kaynaklı "ciddi bir ulusal güvenlik tehdidi" konusunda açıklama yapmasını istedi.
Başkan Biden ise Rusya'nın "uydu karşıtı" bir uzay silahı geliştirdiğini, ancak bu silahın Dünya için bir nükleer tehdit oluşturmadığını açıkladı. Biden, silahın henüz çalışır durumda olmadığını da vurguladı:
"Anladığımız kadarıyla, Rusya'nın teorik olarak hasar verebilecek yeteneklere sahip bir sistemi uzaya fırlatma kapasitesi mevcut, ancak bu adım henüz atılmış değil. Umarım atılmaz da."
Öte yandan, adının açıklanmaması şartıyla konuşan bir yetkili de Rusya'nın geliştirdiği silahın nükleer kapasiteye sahip olup olmadığının henüz bilinmediğini, ancak endişelerin temelini bu konunun oluşturduğunu bildirdi.
- Neden önemli? ABD'nin sivil iletişim, navigasyon, istihbarat ve askerî faaliyetlerinin omurgasını oluşturan uydular, günde milyarlarca gigabayt verinin iletimini sağlıyor.
Rusya'dan yalanlama
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov ise TASS'a verdiği demeçte iddiaları reddederek bunları "art niyetli bir kurmaca" olarak tanımladı ve "Beyaz Saray'ın Moskova karşıtı hamleleri için Kongre'nin daha büyük bütçeleri onaylamasını sağlamaya yönelik bir hile" olarak niteledi.
Aralarında Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın da bulunduğu birçok önde gelen siyasetçi de Amerikalıları paniğe kapılmamaları konusunda uyardı.
İstihbarat Komitesi'nin Demokrat Başkanı Senatör Mark Warner ve Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı Senatör Marco Rubio'nun yaptığı ortak açıklamada "Bu konuyu ciddiye alıyoruz ve verilecek en uygun karşılık üzerine yönetimle görüşüyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Daha soğuk bir savaş mümkün mü?
Tehdit her ne kadar ortaya çıkan paniğin işaret ettiği kadar acil olmasa da güvenlik uzmanları, uzayda saldırı ve karşı saldırı düzenleme kabiliyetlerine sahip olmak için ABD, Çin ve Rusya arasında artan rekabete işaret ediyor.
Bu durum da Soğuk Savaş'ın tarafları arasında bir süredir geri plana atılmış olan uzay yarışının yeni boyutuyla, yani potansiyel uzay savaşlarıyla tekrar gündeme gelebileceğine dair endişeleri artırıyor.
ABD'li araştırmacılar, Rusya ya da başka bir düşman ülkenin nükleer silah geliştirmeye çalışabileceği düşüncesinden hareketle uzayda nükleer bir patlamanın olası etkilerini yıllardır test ediyor. Cornell Üniversitesi'nden akademisyenler, Çin ya da Rusya'nın uzaya kasıtlı olarak belirli bölgelerde uydu kesintilerine neden olabilecek nükleer silahlar yerleştirmeye çalışabileceğini yıllardır bildiklerini söyledi.
Uzmanlar bu silahların bir güneş fırtınasının yol açacağından daha fazla hasar verebileceği yönünde uyarıyor. Buna göre, alçak dünya yörüngesinde patlayan bir nükleer silahın vereceği hasarın yüzlerce kilometre mesafedeki uyduları işlemez hâle getirebileceği ve ortaya çıkan radyasyonun bu bölgeden geçecek uydulara aylarca zarar vermeye devam edebileceği öngörülüyor. Uzay araçlarındaki elektronik aksam da nükleer patlama nedeniyle bozulma riskiyle karşı karşıya.
Rusya nükleer bomba kullansa da kullanmasa da, ABD ve hasımlarının birbirlerinin yörüngedeki varlıklarına karşı savaşmak için giderek daha gelişmiş programlar üzerinde çalıştıkları, uyduları devre dışı bırakma ve iletişim ağlarını bozma yeteneklerini artırdıkları değerlendiriliyor.
ABD istihbaratına göre Moskova ve Pekin, ABD'nin iletişim ve casusluk uydularına çok bağımlı olduğunu düşünüyor. Bu da Çin ya da Rusya'nın yüksek irtifada güçlü elektromanyetik darbeler yaratabilecek nükleer saldırı kabiliyeti geliştirmesi için geçerli bir sebep olarak gösteriliyor:
"Gelecekteki çatışmalarda asimetrik avantaj elde etmek isteyen iki ülke de uyduları ve uzay hizmetlerini engellemek, bozmak ya da yok etmek için karşı uzay silahları tasarlıyor, test ediyor ve sergiliyor."
ABD, yörüngedeki uydu sistemlerini devre dışı bırakma ya da zarar verme ihtimali bulunan Çin veya Rus uzay araçlarını izlemek üzere tasarladığı "Silent Barker" adındaki yeni bir uydu takımını Eylül ayında uzaya göndermişti.

Uzmanlar Rusya'nın da Çin'in de uzayda kendi sistemlerini etkilemeden bir nükleer patlama gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını söylüyor. Ancak ABD'nin kaybedeceği daha fazla şey olduğunda da hemfikirler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rusya'nın uzaydaki uydulara nükleer saldırı düzenleme ihtimali, ABD yönetiminde paniğe neden oldu. SoftBank, OpenAI'ın ardından Nvidia'ya karşı çip hamlesini duyuran ikinci şirket oldu.
20 Şub 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.



