Samsung, ChatGPT benzeri bir yapay zeka aracı geliştiriyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Samsung'un Naver ile ortaklık kurduğu ve bu ortaklık sonucunda ChatGPT'ye benzer bir yapay zeka platformu oluşturacağı bildirildi. Buna göre, Samsung'un yapay zeka aracı, ChatGPT'den farklı olarak herkese açık olmayacak ve yalnızca Samsung çalışanları tarafından şirket içinde kullanılacak.
Geniş açı: Samsung'un kurum içi bir yapay zeka geliştirmesi, şirketin hassas bilgilerinin sunucularından çıkmayacağı ve çalışanlarına özel olacağı anlamına geliyor. Böylelikle, yapay zeka teknolojisinin şirkete ChatGPT'ye kıyasla çok daha yardımcı olacak şekilde uyarlanabileceği değerlendiriliyor.
- Samsumg'un hassas yarı iletken verilerini Naver ile paylaşacağı, Naver'ın da bu bilgileri üretken yapay zekaya uygulayacağı düşünülüyor. Bu sayede, Samsung çalışanlarının yarı iletkenlerle ilgili kaynak kodunun genel bulut alanına sızmasından endişe etmeden yapay zekadan faydalanması mümkün hâle gelecek.
- Dahası, Samsung ve Naver tarafından ortaklaşa geliştirilecek kurum içi yapay zeka robotunun, Kore dilini diğer tüm üretken yapay zekalara kıyasla çok daha iyi anlayacağı aktarılıyor.
Bir adım geriden: Kısa bir süre önce Samsung'un ürettiği yarı iletkenlerle ilgili kod blokları gibi hassas bilgilerinin bir kısmı, birkaç şirket çalışanının işlerini kolaylaştırmak için ChatGPT kullanması ve bu bilgilerin başka sunucularda saklanması sonucunda sızdırılmıştı. Bunun üzerine Samsung, çalışanlarının ChatGPT ve Bard gibi yapay zeka araçlarından yararlanmasını yasaklamıştı.
- Öte yandan, Samsung'un, işgücüne üretici yapay zekanın gücüyle yardımcı olma fikrinden vazgeçmeyeceği; gerekli önlemler alındıktan ve yapay zekanın güvenli bir şekilde kullanılmasını mümkün kılan bir ortam hazırlandıktan sonra çalışanların tekrar bu teknolojiden faydalanabileceği bildirilmişti.
Kimdir: Samsung gibi Güney Kore merkezli olan Naver, eski Samsung çalışanları tarafından 1999 yılında kurulan bir arama motoru ve internet portalı olarak karşımıza çıkıyor. Güney Kore'nin kendi arama motoruna sahip ilk internet portalı olan Naver, mevcut durumda Naver Corporation altında faaliyetlerini sürdürüyor.
- Arama motoru hizmetini 2000 yılında hizmete alan Naver'ın, farklı kategorilerden arama sonuçlarını derleyip bu sonuçları tek bir sayfada bir araya getiren dünyanın ilk portalı olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, Naver, Güney Kore'nin en popüler; dünyanınsa Google, Baidu, Bing, Yahoo ve Yandex'i takiben en popüler 6. en büyük arama motoru olduğu biliniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?



