Sanal gerçeklik, iş deneyimi için ne anlama geliyor?


Gülümsemesi bol bir kasım ayı: Amazon Türkiye Gülümseten Kasım Kampanyası Amazon'da Amazon Türkiye ’nin her yıl kasım ayında gerçekleştirdiği Gülümseten Kasım Kampanyası , bu yıl da Amazon.com.tr müşterilerinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Nedir? 1 Kasım’da başlayan ve 30 Kasım’a kadar devam edecek olan kampanya kapsamında, pek çok seçkin markanın binlerce ürünü bedava ve hızlı kargo seçenekleriyle Amazon.com.tr müşterilerine ulaşıyor. Prime üyelerine özel: Prime Vide o ile aralarında Amazon Originals içeriklerinin de bulunduğu geniş bir dizi-film seçkisine ve Prime Gaming ile ücretsiz oyunlara, oyun içi ayrıcalıklara ve Twitch.tv aboneliklerine ulaşabilen Amazon Prime üyeleri, aynı zamanda 1 - 7 Kasım haftasında Gülümseten Kasım indirimlerine de erken erişim imkânına sahip oluyor. Dahası: Bizleri ay boyunca gülümsetmeye kararlı olan Amazon Türkiye , belirli tarihlerde 500 TL üzerinde alışveriş yapan müşterilerine Prime üyeliğinin de ücreti olan 7,90 TL karşılığında, Baturay Özdemir, Kaan Sekban ve TuzBiber ’in Zorlu PSM ’de gerçekleşecek stand-up gösterilerine katılma fırsatı sunuyor. Gülümseten Kasım Kampanyası’nın sunduğu fırsatları incelemek için bu bağlantıyı , komedi etkinliklerine katılım koşulları ve detaylı bilgi içinse burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Günümüzde Meta, Microsoft ve Apple gibi devler, tam potansiyeline ulaşması merakla beklenen teknolojilerin başında gelen sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve bu ikisinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan karma gerçeklik teknolojilerine çok büyük umutlarla oldukça ciddi yatırımlar yapıyor. Meta ve Microsoft sırasıyla Quest ve HoloLens isimli VR gözlüklerine yoğunlaşırken Apple’ın da bir süredir kendi VR gözlüğünü geliştirmekte olduğu biliniyor.
Sanal gerçeklik teknolojisinin uygulanabilmesi için gerekli olan VR gözlüklerinin en yaygın kullanımı şu an için oyun oynamak olarak karşımıza çıkıyor. Oyun deneyimini daha gerçekçi ve interaktif bir hâle getiren mevcut en gelişmiş VR gözlükleri aynı zamanda canlı etkinliklere uzaktan katılmanıza ve VR fitness uygulamaları ile egzersiz sürecini daha uygulanabilir kılmanıza da olanak sağlıyor. Ancak VR setlerine yapılan yatırımlara bakacak olduğumuzda VR’ın potansiyeli bunların çok daha ötesinde gözüküyor.
Özellikle Meta’nın geçtiğimiz ay tanıttığı Quest Pro gözlükleri ve Microsoft’un son teknoloji HoloLens’ini göz önüne alacak olduğumuzda bu şirketlerin, VR teknolojisini “iş dünyasına” uyarlama konusunda oldukça inatçı olduğu söylenebilir. Buna göre, çalışma sürecinin VR deneyimiyle iyileştirilebileceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.
Gelin, sanal gerçeklik ortamında çalışmanın neleri kapsadığına ve ne derece uygulanabilir olduğuna birlikte bakalım.

CNBC
Covid-19 öncülüğünde sanal gerçeklik patlaması
Aslına bakacak olduğumuzda şirketlerin VR’ın iş ortamına entegre edilmesindeki bu çabasının ardındaki itici gücün Covid-19 pandemisi olduğunu söylemek mümkün. Uzun bir süre boyunca ofise dönmemizi engelleyen pandemi, çalışmak için ofise gitmenin bir zorunluluk olmadığını tüm dünyaya göstererek uzaktan çalışmanın öncesine kıyasla daha yaygın bir şekilde hayatımızda yer edinmesine de imkan tanıdı. Ancak, beraberinde getirdiği tüm artılara rağmen uzaktan çalışmanın da kendine has birtakım zorlukları pek tabii var. Mesela, odaklanmada zorluk çektiğiniz zamanlarda iş arkadaşlarınızın olduğu bir çalışma ortamının hasretini çekebilir; toplantı gibi interaksiyonun önemli olduğu durumlarda gereken tartışma ortamını sağlamakta zorlanabilirsiniz.
VR’ın iş dünyasına uygulanması fikrinin de temelde bu sorunlar olduğunu söylemek mümkün. Bu fikre göre, ofis hayatına yeni bir “boyut” kazandıran sanal gerçeklik teknolojisi, iş yerine gidemeyenlerin sanki meslektaşlarıyla yan yanaymış gibi hissettiği bir “normallik” duygusu kazanmasına; özellikle de sunum ve proje sürecini kolaylaştıran ekstra özelliklerle iş ve yaratıcılık kalitesinin artmasına yardımcı olabilir. Bu durum da yaygın inanca ya da daha doğrusu VR’ı destekleyen ve üreten şirketler tarafından bizlere dayatılan fikre göre, kişinin üretkenliğinde artış yaşanmasıyla sonuçlanabilir.
Buna göre, sanal gerçekliği iş ortamındaki başlıca kullanımları şu şekilde öne çıkıyor:
İşe alım süreci
Sanal gerçeklik teknolojisi işe alım sürecinde görevlilerin potansiyel adayları daha etkili bir şekilde değerlendirebilecekleri yükseltilmiş bir ortam sunabilir. Bu şekilde, adayları eleme ve işe alma sürecinde meydana gelebilecek hatalar en aza indirgenebilir.
Bununla birlikte, VR’ın işe alımda kullanılması aynı zamanda bağlantı ile de ilgilidir. Özellikle de mülakatın uzaktan gerçekleştiği durumlarda VR, yüz yüze gerçekleşen bir mülakat hissiyatı vererek adayı daha yakından tanımanızı sağlayabilir.
Personel için eğitim programları
Pilotları için eğitim programları oluşturmak amacıyla sanal gerçekliği kullanan NASA’yı takiben UPS, KFC ve Siemens gibi pek çok şirket çalışanlarını eğitmek için giderek daha fazla VR’ın gücünden yararlanmaya başladı.
İşe yeni başlayan çalışanları VR teknolojisi ile eğitmek, işi daha iyi öğrenmelerine yardımcı olduğu gibi aynı zamanda yapacakları işe yönelik daha gerçekçi beklentilere sahip olmalarını da sağlayabilir. Bu da uyum ve role geçiş sürecini kısaltarak uzun vadede üretkenlikle sonuçlanabilir.
Topluluk hissiyatı
İşletmelerin serbest çalışanlar ve uzaktan çalışanlarla uyumlu bir şekilde çalışması için Skype ve Slack gibi hâlihazırda birçok araç bulunuyor. Ancak bu denkleme sanal gerçekliğin de eklenmesiyle çalışma deneyimini daha da iyileştirmek mümkün olabilir. Ayrıca, bu sayede birlikte çalışma ve topluluk duygusu da korunmuş olur.

PwC
Peki, VR, iş deneyimini gerçekten de iyileştiriyor mu?
Almanya’da bulunan Coburg Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen bir deneyin sonuçlarına bakacak olursak hayır; VR, çalışanın üretkenlik, rahatlık ve refah seviyesinde bir artışa neden olmuyor. Hatta araştırmanın sonuçlarına göre durum bunun tam tersi.
10’u erkek 6’sı kadın toplam 16 katılımcının, Meta’nın Quest 2 VR gözlükleriyle bir hafta boyunca 45 dakikalık öğle yemeği molaları vererek 8 saat boyunca sanal gerçeklik ortamında çalıştığı deneyde katılımcılardan VR’da çalışma deneyimlerini her gün defalarca kez üretkenlik, hayal kırıklığı, refah ve kaygı dahil 10 farklı istatistik üzerinden fiziksel ortamdaki çalışma deneyimleriyle karşılaştırmaları istendi. Buna ek olarak, kalp atışları ve yazma hızları düzenli olarak takip edilen katılımcılara, kendilerini hasta hissedip hissetmedikleri veya gözlerinin ağrıyıp ağrımadığı gibi sorular da soruldu.
Deneyin sonuçlarına göreyse katılımcıların, VR’da çalışırken sanki normal bir ofiste olduğundan daha fazla işleri varmış gibi daha stresli ve endişeli hissettikleri ortaya çıktı. Görev yüklerinin %35 arttığını hisseden katılımcıların hayal kırıklığı %42, kaygı durumu ise %19 oranında artarken, üretkenliklerinde %16, iş akışlarında ise %14’lük bir düşüş gözlemlendi. Bütün bunların bir sonucu olaraksa katılımcıların zihinsel refahı %20 oranında azaldı. Ayrıca, sanal gerçeklikte çok fazla zaman geçirmenin bir sonucu olarak katılımcılarda göz yorgunluğu, görsel yorgunluk, mide bulantısı ve migren de gözlemlendi. Dahası, iki katılımcı mide bulantısı ve baş ağrısı nedeniyle daha ilk günün sonunda deneyden ayrılmak zorunda kaldı.
Sonuç olarak, 16 katılımcıdan 3’ü VR’ı tercih ettiğini ifade etti; ancak bu, diğer katılımcıların deneyimlerine ilişkin tamamen olumsuz düşündüğü anlamına gelmiyor. Katılımcıların 4’ü bir iş bağlamında VR’ı test etme deneyiminden keyif aldığını belirtirken, 9 katılımcı da VR ortamının sağladığı izolasyonun dikkat dağınıklığına iyi geldiğini ve görevlerine daha iyi konsantre olmalarını sağladığını aktardı. Bununla birlikte, tüm katılımcılar, gelecekte teknolojinin gelişmesi ve daha iyi koşulların sağlanmasıyla sanal gerçekliğin iş sürecinde kullanılmasını hayal edebildiklerini söyledi.
Benzer sonuçların Microsoft tarafından geliştirilen HoloLens için de geçerli olduğunu söylemek mümkün. Buna göre, mayıs ve haziranda Pentagon’un ABD ordusundan askerlerle HoloLens gözlüklerinin özelleştirilmiş bir sürümü kullanılarak yürüttüğü testlerde, askerlerin %80’inden fazlasının üç saatten daha kısa bir sürede baş ağrısı, göz yorgunluğu ve mide bulantısı gibi “görevi etkileyen fiziksel bozukluklar” geliştirdiği aktarıldı. Pentagon’un Operasyon Testi ve Değerlendirme Direktörü Nickolas Guertin, Ordu ve Savunma Bakanlığı yetkililerine yaptığı açıklamada, mevcut sistemin temel işlevlerde hâlâ yetersiz kaldığını ifade etti.
Sonuç
Başta Meta CEO’su Mark Zuckerberg olmak üzere VR setlerinin iş ortamında kullanılması için yatırım yapan tüm şirketlerin azmine rağmen henüz yolun çok başında olan sanal gerçeklik teknolojisi, iş sürecine uygulanabilirlik açısından henüz pek hazır gibi durmuyor. Verimliliği ve üretkenliği artırmadığı gibi sağlık sorunlarına da yol açan VR’ın ciddi anlamda bir iş aracı olması için önünde uzun bir yol var gibi gözüküyor.
Bütün bunlarla birlikte, bu, VR’ın umutsuz bir teknoloji olduğu anlamına gelmiyor. Sadece gerektiği durumlarda, çok uzun vadeli olmayacak şekilde kullanılması hâlinde sanal gerçekliğin şu an bile çalışma saatlerini daha eğlenceli bir hâle getirdiğini söylemek de mümkün.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çalışma deneyimi, sanal gerçeklik ile iyileştirilebilir mi? Web Summit 2022'de neler oldu?
07 Kas 2022

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugün artık pek çok şirket, verilerinin kontrollü bir ortamda kalması için çalışanlarına kurumsal bir yapay zeka hesabı sağlıyor. Fakat çalışanlar, bir sunum hazırlarken ChatGPT'yi, toplantı notlarını toparlarken Claude'u ya da raporlardaki verileri görselleştirirken Gemini’ı kullanmayı tercih edebiliyor. Daha pratik bulunduğu için kişisel bir hesap üzerinden yapay zekaya yüklenen bir dosya, şirket içi finansal veriler ya da müşteri bilgilerini içeriyorsa bir anda şirketin en büyük kör noktalarından birine dönüşebiliyor.

Artırılmış gerçeklik (AR), tüketici pazarında hâlâ kitlesel olarak benimsenmenin yollarını ararken teknolojinin asıl etkisi çok daha kritik kullanım alanlarında ortaya çıkıyor. Duygu Daniels, itfaiyecilerin görüş mesafelerinin sıfıra düştüğü ortamlarda yollarını bulmalarına yardımcı olan AR teknolojileri geliştiren Ömer Hacıömeroğlu ile AR’ın bugünkü kullanım alanlarını, yapay zekayla kesişimini ve geleceğini konuştu.

Güney Kaliforniya’da bir hava kalitesi düzenlemesi, oylama öncesinde kuruma yağan on binlerce muhalefet e-postasının ardından reddedildi; sonradan bu mesajların en az 20 bininin "yapay zeka destekli taban savunuculuğu grubu" CiviClick üzerinden üretildiği ve bazı kimliklerin rızasız kullanıldığı ortaya çıktı. Yapay zeka, kamusal katılım için gereken zaman ve emeği neredeyse sıfıra indirirken sahte kamuoyu üretmeyi de çok daha ucuz ve ikna edici hâle getiriyor. Peki gerçek bir toplumsal tepkiyle sentetik kamuoyunu nasıl ayırt edeceğiz?

Ekran yorgunluğunun zirveye ulaşması ve minimalizmin bir statü göstergesi hâline gelmesi, giyilebilir cihaz alanında yeni bir ürün kategorisinin doğmasına yol açıyor. Bir zamanlar lüks, teknolojiye daha fazla erişebilmek anlamına gelirken bugün bunun antitezi, bir ayrıcalığa dönüşüyor: Teknolojiye sahip olmak ama ona bakmak zorunda olmamak.

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.




