Sanat, İstanbul'un dışında: Kuzey Ege'de filizlenen kültürel diaspora

2012 yılında, Çanakkale kent merkezindeki yerel dinamiklerle şekillenmiş oldukça özgün bir çağdaş sanat ekosisteminde çalışmaya geldiğimde “kültürel diaspora” olarak adlandırılabilecek bir göç hareketinden henüz söz edilemezdi. İstanbul’dan çıkıp Çanakkale gibi kasabadan hallice bir kente yerleşmek, bir sanat profesyoneli için istisnai bir tercihti. O yıllarda İstanbul sanat ortamı, “egzotik” bir deneyim sunmayan taşradaki nitelikli oluşumlara pek ilgi göstermiyordu. Ancak bu kente yerleşmemden birkaç yıl sonra ev veya arsa soranlar, “Bir arkadaşım oraya taşındı” diyerek arayanlar çoğalacak; kendimi bazen emlakçı, bazen turizmci, bazen de insan kaynakları sorumlusu gibi hissetmeye başlayacaktım.
2013’te açtığımız MAHAL Sanat, yıl boyu farklı kültür-sanat etkinlikleri düzenleyen, aynı zamanda arşiv ve proje geliştirme ofisi olarak işlev gören bir mekandı. Aynı süreçte bu çoklu işlevlerine bir yenisi daha eklendi: Her gün birkaç İstanbullunun kapısını çaldığı bir “information center” kimliği.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Deniz Erbaş
Küratör, proje yöneticisi, sanat tarihçi ve yazar. Çanakkale’de yaşıyor ve çalışıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünden lisans, Paris 8 Üniversitesi’nden Sanat Tarihi ve Estetik alanında yüksek lisans derecesi aldı. 2008–2010 arasında, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda Görsel Sanatlar Yönetmen Yardımcısı olarak görev aldı; “Taşınabilir Sanat”, Kadırga Sanat Üretim Merkezi ve “İstanbul’da Yaşıyor ve Çalışıyor” gibi projeleri yürüttü. 2012–2013’te Boğaziçi Üniversitesi’nin 150. yılı kapsamında düzenlenen “Boğaziçi Chronicles” rezidans programının direktörlüğünü yaptı. 2015–2016’da Türkiye İş Bankası Kibele Galerisi’nde “Sanat Üretenler / Sanat Öğretenler” sergiler dizisinin küratörlüğünü üstlendi. 2008’den bu yana Türkiye ve yurtdışında birçok uluslararası sergide küratör ve eş-küratör olarak görev aldı; AICA, IFA, Pompidou gibi kurumların etkinliklerine katıldı. 2012’den bu yana Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ) ve Mahal Sanat Merkezi’nin yönetici küratörlüğünü yürütmektedir.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.




