

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Bazen öyle anlar vardır ki bizi durup düşünmeye çağırır: Nasıl yaşıyoruz, nasıl üretiyoruz, doğayla ilişkimizi nasıl kuruyoruz? Bu sorular yalnızca bilim veya politika alanının değil; sanatın da tam merkezinde duruyor. Özellikle doğayla uyumlu ve sürdürülebilir yollar arayan sanatçılar için böyle anlar, bir durak olduğu kadar yeni bir başlangıcın da fırsatı olabilir.
Biyolojik malzemelerle çalışan sanatçıların temel meselesi yalnızca çevre dostu olmak değil; dünyayla farklı türden ilişkiler kurma arzusudur. Kombucha scoby, miselyum veya agar gibi maddelerle üretmek, doğaya karşı değil, doğayla birlikte üretmeye yönelik bilinçli bir niyeti temsil eder. Bu malzemeler yaşayan, dönüşen ve bozulabilen varlıklardır. Onlarla çalışmak, kontrollü ve sabit bir yaratım sürecinden çok, birlikte evrilen ve karşılıklı etkileşime dayanan bir deneyimdir.
Burada yalnızca kolektif üretim değil; hiyerarşisiz bir ortaklık anlayışı söz konusudur. Sanatçının mikroorganizmalarla kurduğu ilişki, insanı merkeze almayan yeni bir üretim biçimini ifade eder. Donna Haraway’in “birlikte var etme” kavramıyla açıkladığı bu yaklaşım, türler arası bir iş birliği, karşılıklı etkileşim ve ortak yaşam pratiğini önerir. Böylece sanat, sadece insanın dünyaya anlattığı bir şey olmaktan çıkar; dünyanın da insana dokunduğu, birlikte şekillenen bir alan hâline gelir.
Bu yaklaşım çoğunlukla topluluklarla yürütülen üretim süreçlerini de içerir. Yerel üreticiler, kadın kooperatifleri ve doğa temelli inisiyatiflerle kurulan ilişkiler, sanatın toplumsal boyutunu güçlendirir. Fakat asıl dönüştürücü güç; canlı–cansız, insan–mikroorganizma ve üretici–malzeme gibi ayrımları bulanıklaştıran, yeni düşünme biçimlerinde gizlidir. Bu nedenle, bu yaklaşımların daha fazla alan bulması önem taşır. Galeriler, müzeler ve koleksiyonerlerin yanı sıra bağımsız inisiyatifler, kültür kurumları, enstitüler, fon sağlayıcılar ve vakıflar da bu üretim biçimlerine öncülük edebilir. Sergileme olanakları, destek programları ve koleksiyon stratejileri aracılığıyla bu tür üretimler daha görünür ve sürdürülebilir hâle gelebilir.
Çevreye adanmış bu tür günler, yalnızca farkındalık yaratmakla kalmaz; nasıl bir yaşam kurmak istediğimizi sorgulamamıza ve hayal etmemize de imkân tanır. Sanat, bu soruları içtenlikle soran ve onlara yanıt arayan güçlü bir alandır. Belki de en temel soru hâlâ aynıdır: Nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz? Ve bu dünyayı kimlerle — hangi türlerle — birlikte kuracağız?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünya Çevre Günü’ne dair bir hatırlatma, tanık olduğumuz biyoçeşitlilik kayıpları, 1,5 derece hedefine dair güncel tartışmalar, ilham veren sergi ve söyleşi önerileri...
30 May 2025

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







