ScaleX'in Venture Landscape 2025 raporu: Girişimcilikte çokkutuplu dönem

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Hollanda merkezli girişim sermayesi şirketi ScaleX Ventures, “Venture Landscape 2025” raporunu yayımladı. Sermaye, yetenek ve inovasyonun artık tek merkezli değil, çokkutuplu bir dünyada şekillendiğine dikkat çeken rapor, girişim ekosisteminin bugününe ve geleceğine dair içgörüler sundu.
- Geleceğin büyük şirketlerinin tek bir lokasyonda doğmayacağına dikkat çeken rapor, bu şirketlerin ekosistemler arasında hareket eden küresel operatörler tarafından inşa edileceğini ve her yerden ölçeklenebileceğini vurguladı.
Silikon Vadisi'nin önde gelen yatırımcılarından Magdalena Yeşil, ScaleX Ventures'a verdiği görüşte “Silikon Vadisi artık teknoloji girişimleri için bir tekel değil” diyerek dünyanın her yerinden girişimcilerin artık sermaye ve yetenek kaynağına erişebildiğini dile getirdi.
Dayanıklı, kârlı, iyi yönetilen şirketler için halka arz yolu açık
Rapora göre 2025’te kamu sektörü ve özel sektördeki sinyaller, birbirine paralel yönlere işaret etti. İki sektörde de liderlik yoğunlaştı, kapsam daraldı ve büyüme oranları bölgeler ve farklı endüstrilerde eşitsiz seyretti. Kamu sektörü, yapay zekaya yönelik altyapı harcamalarıyla desteklenirken özel sektör, kalite, kârlılık ve son tüketici bütçeleriyle yeniden şekillendi.
Nakit akışı, iyileşse de bu yıl seçici kalmaya devam etti. Dayanıklı, kârlı ve iyi yönetilen şirketler için halka arz yolu açıktı. Çoğu yatırımcı, getiriyi ikincil işlemlerle elde etmeyi sürdürdü. Esas önemli olan metrik, kağıt üzerindeki değerden ziyade, benimseme oranını nakit akışına dönüştürme becerisi hâline geldi.
- 2025’in ilk yarısında küresel halka arz gelirleri, ABD’de %56 ve Asya’daki %44’lük toparlanmanın etkisiyle yıllık bazda %17 artarak 58,2 milyar dolara ulaştı.
- ABD’de 168 halka arzda 27,5 milyar dolar finansman toplandı. Böylece ABD, 2021’den bu yana görülen en güçlü 6 aylık döneme ev sahipliği yaptı.
- Avrupa’da ise halka arz sayısı 28’e geriledi ve bu halka arzlarda 4,4 milyar dolar gelir elde edildi. Geçen yıl bu tutar, 12,4 milyar dolar seviyesindeydi.
Bununla birlikte: Venture Landscape 2025 raporu, önümüzdeki 10 yılda değer yaratma süreçlerinin farklı sektörlerin birleştiği noktalarda şekilleneceğini gösterdi. Yapay zeka, robotik, siber güvenlik ve modern finans gibi alanlar, birbirlerini desteklerken fırsatların hesaplama, veri ve dağıtımın buluştuğu noktalarda ortaya çıkacağı vurgulandı.
Ayrıca platformların dağıtım ve özel verileri kontrol ettiğinde, altyapının ise darboğazları ortadan kaldırdığında kazanacağına dikkat çekildi.
Büyüme trendleri çokkutuplu bir pazara işaret ediyor
Bu yıl büyüme trendleri, çokkutuplu bir pazara işaret etti. Gelişmekte olan ekonomilerin, gelişmiş pazarlardaki %2’lik büyümeye kıyasla %4 civarında büyüyeceği belirtildi. Bu durumun, ürünlerin üretildiği, finanse edildiği ve benimsendiği lokasyonları değiştireceğinin de altı çizildi.
Rapora göre likidite, sıkışık olsa da seçici bir şekilde dağılmaya başladı. Halka arzlar, yüksek profilli şirketler için mümkün hâle gelirken ikincil işletmeler dağıtımı üstlendi. Hız ve nakit akışı odaklı disiplin, hacimden daha önemli hâle geldi.
Yapay zeka, tokenleştirilmiş finans ve siber güvenlik gibi önde gelen alanlar, büyük değer havuzları oluşturmaya başladı. Ölçek, artık tek bir merkeze bağlı olmaktan çıktı ve sınır ötesi koridorlar ile tedarikçiler, uluslararası pazara girmeye hazır ekiplerin önünü açarak kazananları belirleyen faktörler oldu.
Öte yandan: Çip üreticileri ve veri merkezi sağlayıcıları, S&P 500 endeksindeki getirileri yönlendirmeye başladı. Rapor, 2025 yılında yapay zeka odaklı veri merkezi inşasına 375 milyar dolara yakın yatırım yapılacağına dikkat çekti.
Fakat bu yıl yapay zekaya yatırım dışında büyüme zayıftı. 2025’in ilk yarısında ABD’nin gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYİH) %1,6 büyüdü. Yapay zeka yatırımları hariç tutulduğunda bu büyüme yalnızca %0,5 düzeyinde kaldı. Enflasyon riski, politik iklimdeki belirsizlik ve ticari çatışmalar, büyümenin zayıf kalmasında etkili olan ana faktörler oldu.
Rapora göre girişimciliğin en büyük düşmanı, rekabetten ziyade, zaman hâline geldi. Likidite döngüleri 15 yıla kadar uzadı.
Girişim ekosistemi trendlerine bakış
ScaleX Ventures; yapay zeka, robotik ve otomasyon, siber güvenlik ve çift kullanımlı savunma teknolojileri olmak üzere toplamda dört alanı girişim ekosisteminin trend alanları olarak belirledi. Teknoloji tarihindeki en hızlı benimseme oranının yapay zekada görüldüğüne dikkat çekilirken 2023’te 12,8 milyar dolar pazar büyüklüğüne sahip olan yapay zeka destekli robotik alanının 2030’a kadar 124,8 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı tahmin edildi.
Rapor ayrıca, 2025’te 212 milyar dolar siber güvenlik harcaması yapılacağını ve çift kullanımlı savunma teknolojileri alanında özel sermayenin finansman motoru hâline geldiğini vurguladı.

Yapay zeka: TSMC, Meta, Microsoft, Anthropic, NVIDIA, Broadcom, Oracle ve OpenAI gibi şirketlerin imza attığı atılımlarla yapay zeka sektörü, 2020’den bu yana kayda değer bir büyüme gösterdi. Rapor, 1 milyar dolar değerlemeye ulaşarak unicorn statüsü kazanmış ABD merkezli en büyük 5 yapay zeka girişiminin değerinin 500 milyar dolardan fazla olduğuna işaret etti.
Bu miktar, dot-com patlaması sırasında aktif olan 473 şirketin halka arz ile yarattığı değerden daha fazla.

Yatırımlara kategori bazlı bakıldığında da sermayenin altyapıda yoğunlaştığı görüldü. Yeni yatırımların çoğu, bilgi işlem kapasitesi ve veri altyapısına gitti.
- Alanın hiper ölçeklendirmeye yapılan sermaya harcamaları, işlem başına maliyetin düşmesi ve kurumsal benimsemeyle genişlediği, güç kısıtlamaları, düzenleyici kurumlardan gelen engeller ve modellerin meta hâline gelmesiyle de daraldığı tespit edildi.
Kurumsal benimseme: Rapora göre 2024 yılında Microsoft, Alphabet, Amazon ve Meta, yapay zeka çipleri ve yeni veri merkezleri için yaklaşık 246 milyar dolar sermaye harcaması yaptı. Bu tutar, bir önceki yıla göre %63’lük bir artış anlamına geliyordu. Ayrıca geçen yıl dünya genelinde veri merkezleri için yapılan yatırımlar, yıllık bazda %51 artarak 455 milyar dolara yaklaştı.
Bu ivme, 2025’e de taşındı. Altyapı yatırımı harcamaları, yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda %72 arttı.
Rapor, değişim sürecinin yönetilmesine ilişkin zorluklar, yönetici desteğinin eksikliği, zayıf kullanıcı deneyimi, modellerin çıktı kalitesine ilişkin endişeler ve yeni dijital araçları benimseme konusundaki isteksizliğin yapay zekanın kurumsal olarak ölçeklendirilmesinin önündeki en büyük engeller olduğunu tespit etti.
Bununla birlikte yapay zeka destekli araçların, küçük ekiplerin karmaşık kurumsal ürünleri günler içinde oluşturmasını sağlayarak personel sayısı ve zamana ilişkin kısıtlamaları ortadan kaldırdığı vurgulandı.
Ek olarak: ScaleX Ventures, yapay zekayı tüm zamanların en hızlı benimsenen teknolojisi ilan etti. ChatGPT’nin kullanıma sunulmasından yalnızca 2 ay sonra 100 milyona ulaşan aylık aktif kullanıcı sayısı, bu yılın Ekim ayı itibarıyla 800 milyonu aştı. Bu, tüketici uygulamalarında eşi benzeri görülmemiş bir benimsenme hızıydı.
Rapora göre internet, ancak yıllar içinde bu türden bir benimsenme oranına ulaşabildi.
Siber güvenlik: Siber güvenlik de girişim ekosisteminin en trend alanlarından biri hâline geldi. Dünya genelindeki siber güvenlik harcamalarının bu yıl 2024’teki 193 milyar dolar seviyesinden %10’luk bir artışla 213 milyar dolara ulaşacağını öngören rapor, pazarın 2030’a kadar 500 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağına işaret etti.

Savunma teknolojileri: Venture Landscape 2025 raporu, on yıllar süren durgunluğun ardından savunma teknolojilerinin yeniden yükselişe geçtiğine ve daha hızlı bir büyüme gösterdiğine dikkat çekti. 2024’te 176,8 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip olan savunma elektroniği sektörünün, 2034’e kadar 290 milyar dolar büyüklüğe ulaşmasının beklendiği belirtildi.

Rapora göre artan ulusal güvenlik endişeleri ve bölgesel çatışmalar, hükümetlerin teknoloji bütçelerini artırmasına ve yapay zeka, insansız hava aracı, siber savunma ve kuantum bilişim gibi inovasyon alanlarında faaliyet gösteren girişimler için alan yaratmasına yol açtı. Yatırımcılar için de savunma, yavaş ve bürokratik bir alan olmaktan çıkıp ülkelerin teknolojik avantaj elde etmek için rekabet ettiği bir ortamda hem sivil hem de askerî pazarda ölçeklendirilebilecek önemli bir sektör hâline geldi.
Bunun yanında: Savunma sektörü, odağını inovasyona kaydırdı. Yazılım odaklı savunma şirketleri, büyük programların paydaşı olurken ve ölçeklenirken yerleşik şirketlerin temelleri sarsıldı. Piyasalar, savunma odaklı yazılım geliştiren şirketleri ödüllendirirken Palantir ve Anduril gibi önde gelen girişimler, devasa değerlemelere ulaştı.
Ayrıca savunma sektöründe faaliyet gösteren şirketler, artık bir girişim gibi davranmaya başladı. Gerçek operasyonel sorunları daha hızlı ve geniş ölçekte çözen bu şirketler, ulusal güvenlikte kalıcı ve stratejik bir değer yarattı.
Önümüzdeki 10 yılda değer hangi alanlarda inşa edilecek?
Raporun öne çıkan bulgularından bir diğeri, 10 yıl içinde değerin yapay zeka, bulut bilişim, robotik, biyoteknoloji ve güvenlik gibi alanların birleştiği noktalarda inşa edileceği öngörüsü oldu. Girişimler için avantajların, bilgi işlem, veri ve otomasyonu iş akışlarına bağlayan noktalarda ortaya çıkacağına dikkat çekildi.
- Bir sonraki döngünün yapay zeka, robotik, siber güvenlik, modern finans ve biyo-hesaplama alanlarındaki entegrasyonla yönlendirileceğine işaret eden rapor, bu entegrasyonun bilgi işlem, veri ve otomasyon alanlarının bir çarkını oluşturacağına dikkat çekti.
Bu alanlarda faaliyet gösteren platformların toplam piyasa değerinin 2030 yılına kadar 200 trilyon dolara ulaşacağını vurgulayan ScaleX Ventures, yapay zeka, robotik, enerji depolama, blokzinciri ve multiomik dizileme alanlarındaki birleşmenin tüm sektörleri etkileyeceğinin altını çizdi.
Blokzinciri: Rapora göre tokenleştirme alanı da pilot uygulamadan üretim aşamasına geçti. Yakın tarihli öngörüler, kripto para ve stablecoin’ler hariç token hâline getirilmiş finansal varlıkların değerinin 2030’a kadar 2 trilyon dolara ulaşacağına işaret etti.
Girişim ekosisteminde Türkiye
Venture Landscape 2025 raporunun en önemli bulgularından biri, değerlemesi 1 milyar doları aşan unicorn girişimlerin ortaya çıktığı pazarların çeşitlenmesi oldu. Silikon Vadisi’nin tekel pozisyonu sona erdi ve dünya genelinde yüzlerce şehir, milyar dolarlık şirketler üretmeye başladı. ABD ve Çin gibi geleneksel merkezler dışındaki unicorn sayısı, 10 yıl öncesine göre önemli oranda arttı. 2024 itibarıyla 420’den fazla şehrin en az bir unicorn’a ev sahipliği yaptığı görüldü.

Yakın plan: Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, yerel avantajlarını küresel ölçeğe taşıyan yeni ve kalıcı merkezlere dönüştü. Bu ülkeler, yerel bağımsız girişimlerini küresel şirketlere ve ikinci nesil kuruculara dönüştürmeye başladı.
Sermaye, yetenek ve müşteri havuzu, sınırötesi biçimde hareket ederken pazara giriş koridorları ve tedarik noktaları, merkez ofislerden daha önemli hâle geldi. 2013 yılında yeni unicorn girişimlerin neredeyse dörtte üçü, Körfez Bölgesi ve Çin merkezliydi. 2023’te Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Hindistan ve İsrail gibi bölgelerin güçlenmesiyle Körfez Bölgesi ve Çin merkezli unicorn’ların toplam içindeki payı, %50’nin altına geriledi.
Fırsatlar, tek bir genel merkez yerine, sınır ötesi pazarlara giriş, uyumluluk ve işbirlikleri konusunda uzman ekipler tarafından yaratılmaya başladı.
Türkiye’nin girişim ekosisteminin değeri de 2020’deki 8 milyar dolar seviyesinden geçen yıl 41 milyar dolara çıktı. Trendyol, Getir, Insider, Dream Games, Peak Games ve Hepsiburada gibi girişimlerin yarattığı ivme, bu büyümede önemli bir rol oynadı. Ekosistem değerindeki büyüme, pazara yeni sermaye ve yetenek de kazandırdı.

Ayrıca bu girişimlerden ayrılan yetenekler, kurucu, melek yatırımcı ve işletmeci hâline gelerek ikinci nesil girişimlerin kurulma sürecini hızlandırdı ve öğrenme döngüsünü kısalttı. Türkiye’nin unicorn tabanı, ABD ve Çin’den daha küçük olsa da pazarda durgunluk riski daha az, ekosistem dayanıklılığı ise daha fazlaydı.
Tarihin öğrettikleri
ScaleX Ventures, raporunda girişim ekosistemi tarihinin öğrettiği dersleri de 4 ayrı maddede derledi:
- Döngü, ilk heyecandan disipline doğru ilerler. Başlangıçtaki abartılı heyecan, teknolojik katmanı finanse eder. Ardından kurumlar standartları belirler. Kalıcı büyüme, yalnızca güçlü uygulama ile başarılır.
- Değer, temelde yoğunlaşır. Ekonomik kazanç, önce altyapı ve model katmanlarında toplanır. Uygulamalar, yalnızca dağıtımı ve tescilli veriyi kontrol ettiklerinde kazanır.
- Rekabet avantajı, artık özelliklerin ötesine geçiyor. Özellikler, kolayca taklit edildikçe odak; iş akışına entegrasyon, ekosistem oluşturma, geçiş maliyeti ve güven gibi alanlara kayıyor.
- Duygu, hıza dönüşmek zorunda. Marka, topluluk ve iş ortaklıkları, ancak ölçülebilir yatırım getirisi yarattıklarında gerçek bir ivme kazandırır.
Perspektif: Girişim ekosistemindeki mevcut iklime dair içgörüler sunan raporda kurucular ve yatırımcılara yönelik tavsiyelere de yer verildi. Kuruculara değerleme için değil, kârlılık ve verimlilik için ürün inşa etmeleri, büyüme sermayesini hak edene kadar sade, verimli ve sermayeye hazır biçimde çalışmaları ve likiditeyi bir amaç değil, bir strateji olarak görmeleri tavsiye edildi.
Yatırımcılara ise disiplinle yaklaşmaları, kalıcı değer yaratmaya odaklanmaları, halka arzların gerçekleşmeyeceğini varsayarak esnek likidite yolları tasarlamaları ve kağıt üzerindeki değerlemeleri değil, gerçekten elde edilmiş getirilerle ölçülen kazançları önceliklendirmeleri önerildi.
- Raporun tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




