Send Help: Sosyal sınıflar yer değiştirirse ne olur?

The Evil Dead serisiyle korku janrında hafızalarımıza kazınan ve sonrasında Marvel için çektiği Spider-Man filmleriyle herkesi şaşkına uğratan Sam Raimi, Send Help ile kendisini özellikle sevmemizi sağlayan türe geri dönüyor. Her ne kadar A Simple Man gibi filmlerle türler arasında gezinse de esas “ustalık” alanının korku olduğunu söyleyebileceğimiz Raimi, Drag Me to Hell ile geleneksel korku anlatısını devam ettirirken Army of Darkness ile türe yeni bir boyut kazandırmıştı.
Yıllardır çalıştığı şirkette terfi bekleyen ve sosyal ilişkileri çok da iyi olmayan Linda ve patronu Bradley’nin bir uçak kazası sonrası hayatta kalma mücadelesini anlatan film, kısa sürede işçi-patron ilişkisinin tersine dönmesini anlatıyor... Sam Raimi, dışardan bakıldığında sıradan bir hayatta kalma hikayesi gibi kurguladığı filminde, işçiler vahşi doğada kolayca hayatta kalırken el bebek gül bebek büyüyen patron çocuğunun bu dünyada sudan çıkmış balığa dönmesini izletiyor bize uzun bir süre.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Musa Bölükbaşı
Sinema yazarı. Hikaye anlatma tutkusu sebebiyle öğretmenliği bırakıp 2014’te Mersin Üniversitesi’nde Radyo, Televizyon ve Sinema eğitimi almaya başladı. 2018’den beri çeşitli reklam ajanslarında metin yazarlığı yapmasının yanı sıra; Arka Pencere Mecmua, Film Hafızası, The Magger ve Filme mi Gitsek? gibi mecralarda sinema yazarlığı/editörlüğü yapmaktadır. Üzerinde çalıştığı bir distopya dizisi ve bir uzun metraj film projesi bulunmaktadır.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




