SXSW 2024’e sürdürülebilirlik çerçevesinden bakış

Başrolünde AI ve teknolojik yenilikler olan SXSW, sürdürülebilirliğin ana fikrinden uzak bir görüntü çizerken festival nedeniyle ortaya çıkacak olan atık ve karbon ayak izini önemsiyormuş izlenimi vermedi.
SXSW 2024’e sürdürülebilirlik çerçevesinden bakış

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

20 seneyi aşkın süredir Texas Austin’de düzenlenen ve yaratıcı endüstrilerin buluşma noktası olan South by Southwest (SXSW) festivali, 8-16 Mart tarihleri arasında yüzlerce konferans ve panele ev sahipliği yaptı. İlk kez katıldığım bu etkinlikten bolca bilgi, ilham ve birçok da soruyla ayrıldım. Etkinliğin başrolünde AI ve teknolojik yenilikler olsa da, ben sürdürülebilirlik uzmanı kimliğimle gözlemlerimi ve öne çıkan konuları aktaracağım.

Öncelikle dikkatimi çeken, etkinliğin genel yapısı oldu: Onlarca mekanda düzenlenen yaklaşık 1.700 konferans, panel ve toplantı ile heyecan (ve biraz da FOMO) içinde birinden diğerine koşturan yaklaşık 300 bin katılımcı… 

Bu “çokluk” ve “hız odaklılık” bana tüketim kültürünü anımsatarak sürdürülebilirliğin ana fikrinden uzak bir görüntü sergilerken, ortaya çıkacak olan atık ve karbon ayak izine dair önlemler alındığını ise pek gözlemlemedim. SXSW’in eğitim başlıklı SXSW EDU yan etkinliğinde uğradığım bir buluşmada, 23 yaşında bir öğrenci ile sohbet ederken yalnız olmadığımı anladım: SXSW EDU içinde yer alan 500 oturumlu konferansta, çevresel sürdürülebilirlik veya iklim değişikliği temasının %1'in altında olmasına dair şaşkınlığını anlatırken, “Bu kadar büyük ve prestijli bir konferansın, çağımızın tartışmasız en büyük sorunlarından birine böylesine az yer vermesi nasıl mümkün olabilir?” diye heyecanla sordu.

İklim değişikliği ve enerji

Konferansın toplam 24 konusu arasında yer alan İklim Değişikliği ve Enerji başlıkları altında, çevresel sorunlara ve alternatif enerjinin gelecek senaryolarına odaklanan ilginç içerikler vardı. Bunlar arasında politik yönüyle de dikkatimi çekenlerden biri; “Energy Earthshots: Gezegeni kurtarmak için 8 teknoloji” oturumu oldu. ABD Enerji Bakanlığı'nın bu girişimi, yeni nesil temiz enerji teknolojileri alanındaki hedefleri kapsıyor; hidrojen, uzun süreli enerji depolama, karbondioksit giderme (CDR), deniz üstü yüzen rüzgar enerjisi, geliştirilmiş jeotermal enerji, endüstriyel ısı ve uygun fiyatlı ev enerjisi gibi konuları ele alıyordu.

İklim konusu ekseninde yapılan oturumlardan çoğu, tarım ve gıda konusuna odaklanmıştı, “Değişimin Tohumları: Etkili ve İklim Dostu Gıda” başlıklı oturumda, Whole Foods Market CEO'su Jason Buechel; gıda, çevresel koruma ve sosyal etki alanlarının kesişiminde çalışan liderlerden oluşan bir paneli yönetti. “Yiyeceklerin değişim için bir güç olabileceğine inanıyoruz,” diyen Buechel, “Tedarikçilerimizden, değişen iklim durumlarının işgücüne, üretime ve gıda kalitesine getirebileceği etkiler hakkında bilgi alıyoruz, bu nedenle organik ve rejeneratif tarım dahil olmak üzere iklim dostu tarıma yatırım yapmak, gelecek nesiller için gıda sistemimizin sürdürülebilirliğini sağlamak için hayati öneme sahiptir” diye ekledi.

Panel katılımcılarından bir diğeri olan Arturo Condo’nun şu sözlerinin altını çizdim:

“Konferansta her yerde teknoloji konuşuluyor ancak temiz su, temiz hava ve doğanın başardığı besin açısından zengin gıdayı üretebilecek hiçbir teknoloji yok. DOĞA ANA bunu ‘ücretsiz’ olarak yapıyor; bizimse sadece ona iyi davranmamız gerekiyor.”

İklim değişikliği başlığındaki etkinlikler kapsamında bir de yeni lansman yapıldı: Uber CEO’su Dara Khosrowshahi, Uber'in karbon emisyonlarını azaltma ve elektrikli araçlara erişimi artırma planlarını duyurdu. Uber’in yeni #sustech (sürdürülebilirlik teknolojisi) özelliği, emisyon etkisiyle ilgili müşterileri daha iyi bilgilendirmeyi vadediyor. Uygulama, kullanıcıların Uber Green ve Uber Comfort kullanarak ne kadar CO2 tasarrufu yaptığını da gösteriyor.

Başka bir oturumda, Oscar Ödüllü Everything Everywhere All at Once'ın yaratıcı ikilisi (nam-ı diğer Daniel’lar) yapay zeka teknolojisinin etik ve toplumsal etkilerine dair düşüncelerini paylaştı. Benim ilgimi çeken kısım ise şu tespit oldu: Yapay zekayı bir sihir olarak tanımlayarak faydalarını vurgulasalar da, hepsi hâlâ "bu mevcut sistem" içinde var olacak… Unutmamalıyız ki bu sistem bize "iklim değişikliği, eşitsizlik ve çevremizdekilere saygı eksikliği" gibi sorunları da getirdi. Bu yorum bana, elimizde ne kadar ileri teknoloji araç olsa da, esas odağın sistemsel dönüşüm ve insani değerler olması gerektiğini bir kez daha anımsattı.

Benzer bir yaklaşımı, pek popüler olan AI (yapay zeka) bölümüne Türkiye’den konuşmacı olarak seçilen Toygun Yılmazer’in “Kültürde algoritmalara yer yok” adlı konuşmasında yakaladım. Yılmazer, yapay zekanın yaratıcı endüstrilerde yarattığı “İşimizi elimizden alacak” endişelerinin aksine "insani süper güçlerimizi" bize hatırlattı. Duygusal derinlik ve kültürü yaratma yönüyle insanın rolüne dikkat çekerken, yapmamız gerekeni yapay zekayı kullanmakta ustalaşmak olarak tanımladı.

Konferansın ana içerikleri dışında, çeşitli mekanlara dağılmış olan birçok etkinlik düzenlendi. Küresel değişim yaratanlar, sosyal etki girişimcileri buluşmaları ve earthX’in organize ettiği eğlenceli “gezegen için parti” gibi… Ayrıca nehir kıyısında sakin bir yerde konumlanan Equality Lounge’da, Female Quotient: Eşit İş Dünyası oluşumu ile tanışma fırsatı buldum. Bu platform, dünyanın sosyal etki odaklı işletmeleriyle stratejik ortaklık kurarak kadınların görünürlüğünü deneyim, medya ve danışmanlık yoluyla artırma hedefinde.

Sosyal sürdürülebilirlik

“Sosyal sürdürülebilirlik” başlığı altında iklim ve çevresel konuların dışında net bir içerik olmasa da çeşitlilik, iş yaşam dengesi ve well-being gibi konulara dair birçok önemli konuşmacı dinledim.

Beni en çok etkileyen, daha önce eğitimine de katıldığım, Yale Profesörü ve The Happiness Lab podcast'inin sunucusu olan Dr. Laurie Santos’un konuşması oldu. “Yapay zeka teknolojilerinin gelişiminden ekonomik çalkantılara ve yaygın işten çıkarmalara kadar işyerinde çeşitli belirsizlikle karşı karşıyayken zihinsel sağlığımızı nasıl koruyabilir ve tükenmişlik hissini nasıl azaltabiliriz?” sorusunu net önerilerle ve bilimsel verilerle yanıtladı.

Öne çıkan bir diğer oturum ise sosyal etki girişimcisi Radha Agrawal’ın “Aidiyetin Gücü: Yalnızlığı Sonlandırmak Gezegenimizi Nasıl Kurtarır” adlı konuşmasıydı. Bu oturum, geçmişten ve gelecekten, topluluk mimarisi ve deneyim tasarımından faydalanarak, hepimizin ait olduğu bir dünya yaratmayı mümkün kılmaktan bahsetti. 

Umarım ki bu olasılık gerçek olur ve gelecek senaryolarında adı geçen tüm teknolojik yenilikler, doğanın ve insanlığın iyiliği için çalışır…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

↙️ South by Southwest 2024 notları

Yaklaşık 40 yıldır interaktif medya, teknoloji, müzik ve sinemayı buluşturan South by Southwest, bu yıl 8-16 Mart tarihleri arasında yine Austin, Texas'ta düzenlendi.

29 Mar 2024

SXSW

YAZARLAR

Sinem Çelik

Sürdürülebilirlik danışmanı, öğretim görevlisi ve konuşmacı. 2017'de kurduğu BluProjects platformunda, sürdürülebilirlik danışmanı ve eğitmeni olarak çalışan Çelik, Mimar Sinan Üniversitesi ve Amsterdam Fashion Institute’ta akademisyenlik yapıyor.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır
QuandoQuando

HİKAYE

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Doğa Yurduneri

·

09 Tem 2026

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Doğa Yurduneri

·

06 Tem 2026

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?
QuandoQuando

HİKAYE

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?

Ümit Alan

·

03 Tem 2026

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?