Tarımın değişen düzlemi: Dikey tarım

Dikey tarım, toprak ve güneş olmadan, şehrin ortasında meyve ve sebze yetiştirilmesine olanak sağlıyor.
Tarımın değişen düzlemi: Dikey tarım

20 Ocak - Zorlu - Quando
Zorlu Holding ile birlikte

Akıllı Hayat Akademi, gençleri Sürdürülebilir Bir Gelecek Eğitimi’ne davet ediyor Türkiye’nin her yerinden sürdürülebilirlik odaklı meseleleri kendine dert edinen ve bu konudaki bilgi birikimini artırmak isteyen üniversite öğrencisi gençler, Sürdürülebilir Bir Gelecek Eğitimi’n e davetlisiniz. Nedir? Akıllı Hayat Akademi kapsamında düzenlenecek Sürdürülebilir Bir Gelecek Eğitimi ; sürdürülebilirlik perspektifinden bütüncül ve kompakt adımlara imkân tanıyacak; dönüştürücü rolüne ve kolaylaştırıcı etkisine inanılan nitelikli bir eğitim süreci olarak imeceLAB’in yürütücülüğünde, Zorlu Holding’in ana partnerliğinde, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin ve SDSN Türkiye’nin akademik partnerliğinde hayata geçiyor. Neler var? 80 üniversite öğrencisi; sürdürülebilirlik liderliğinden sistem düşüncesine, iklimden suya, yaşam döngüsünden çeşitlilik ve kapsayıcılığa, etki ölçümünden tasarım odaklı düşünceye, belirsizlikte yön bulmaktan hikâye anlatıcılığına uzanan geniş bir kapsamda eğitim ve deney alanlarıyla desteklendiği bir birlikte öğrenme deneyimi yaşarken program boyunca Zorlu Holding’in Akıllı Hayat 2030 vizyonuna paralel , geleceğin sürdürülebilirlik yaklaşımını keşfetme fırsatı yakalayacak. Dahası: Akademiye seçilecek 80 genç, programı başarıyla tamamladıklarında Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin akademik onayıyla sertifika sahibi olacak. Sıra sende: Program kapsamında 5 - 23 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek çevrimiçi eğitim ve etkinliklere katılmak için 1 Şubat tarihine kadar bu bağlantı üzerinden başvuru yapabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Tarım, teknolojinin gelişmesiyle beraber yıllardır süregelen bir dönüşüm içinde. Önceden insan alın teri ve hayvan beden gücüyle yapılan tarım, geçtiğimiz yüzyılda traktör ve benzeri araçlarla daha hızlı ve verimli hâle geldi. Gübre ve ilaç kullanımı, kimi zaman insan sağlığı pahasına da olsa, tarım için standarda dönüştü. Ancak dönüşüm burada tamamlanmadı. Artık toprağa, yağmura ve hatta güneşe ihtiyaç duymadan tarım yapılabiliyor. Dikey tarımla şehrin içindeki boş bir arsa, fesleğen veya marul yetiştirilen bir çiftlik olarak kullanılabiliyor.

Nedir?

Dikey tarım, geleneksel tarımdan farklı olarak bir tarım arazisine ihtiyaç duymuyor. Aksine dikey tarım, eğer altyapı sağlanırsa boş bir yük konteynerinin içinde bile yapılabiliyor. Çoğu dikey çiftlik, birkaç ortak prensip çevresinde operasyonlarını gerçekleştiriyor. 

  • Bitkiler, meyveler ve sebzeler toprakta yetişmiyor. Bunun yerine bitkiler yan yana veya üst üste olmak üzere ya besin değeri yüksek bir sisin içinde büyütülüyor, ya da bitkilerin kökleri besin değeri yüksek bir su kitlesinin içine salınıyor. Hatta bazı tesislerde bitkilerin balıkları, balıkların da bitkileri beslediği ve doğal gübrenin oluştuğu "akuaponik" sistemler kullanılıyor.
  • Güneş ışığına ihtiyaç duyulmuyor. Işık LED lambalarla istenilen düzeyde ve aralıkta bitkilerin üzerine tutuluyor.

Verimli, yeşil ve kontrol edilebilir

Dikey tarım bu bağlamda değerlendirildiğinde oldukça avantajlı bir sistem olarak ön plana çıkıyor; çünkü daha çok bitki, daha dar alanlarda kontrollü bir şekilde yetiştirilebiliyor ve geleneksel tarımda bitki yetiştirmek için gereken birçok işlem ve malzeme devre dışı kalıyor. Örneğin bu şekilde bitki yetiştirmek, gübre ve ilaçlar gibi doğaya zararlı maddelerin kullanılmasının ve bunların suya karışmasının önüne geçiyor. Aynı zamanda daha az su kullanılmasına da imkân sağlıyor.

Sadece elektrik kullanarak faaliyet gösteren dikey çiftliklerin karbon ayak izi, elektrik yenilenebilir enerji kaynaklardan elde edildikçe küçülüyor. Ayrıca bu tesisler üretim sürecini ve buna bağlı olarak sıcaklık, ışık ve besin miktarı gibi parametreleri kontrol altında tutabiliyor ve verimli üretim yapabiliyor. Her yere kurulabilen dikey tarım tesisleriyle şehrin göbeğinde bile üretim yapılabildiği için lojistik süreci de optimize edilebiliyor.

Tüm bunlar göze alındığında birçok girişimci dikey çiftliklerini genişletmek için adımlar atıyor.

  • Upward Farms: Brooklyn merkezli dikey tarım şirketi bu hafta yaklaşık 23 bin metrekarelik bir tesisi faaliyete geçireceğini açıkladı. 2023’ün başında açılması planlanan tesis akuaponik sistem kullanarak bitki yetiştirecek. Geçen yıl çıktığı B serisi yatırım tutunda 121 milyon dolar yatırım alan şirket gelecekte başka pazarlara açılacak.
  • Infarm: Avrupa merkezli şirket, 2020’de 170 milyon dolar yatırım aldıktan sonra geçen sene çıktığı D serisi yatırım turunda 200 milyon dolar tutarında para topladı. Şirketin değerlemesi bir milyar doları aştı. Infarm CEO’su Erez Galonska, yatırımların ar-ge ve farklı pazarlarda nüfuzlarını artırmaya yönelik kullanılacağını açıkladı.
  • Bowery Farming: Merkezi Manhattan’da bulunan şirket, 2015 yılından beri 500 milyon dolarlık yatırım aldı. Kasım ayında 2,3 milyar dolarlık değerlemeye sahip olan Bowery Farming, ABD’de 850’nin üstünde markete dikey çiftliğinde yetiştirdiği yeşillikleri satıyor.

Dikey tarım belki de kulağa çok doğal gelmiyor olabilir; ancak aslında geleneksel tarım sürecine hem daha yeşil hem de daha verimli ve “saf” bir alternatif olan konsept, gelecekte herkesin buzdolabında kendi marul veya yaban mersinini yetiştirmesini sağlayacak kadar yaygınlaşabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

⛓ Tarımın dikey hâli ve NFT

NFT, telif haklarına eşdeğer mi? Topraksız, güneşsiz bir konteynerde yeşil sebze yetişir mi?

20 Oca 2022

Zorlu Holding ile birlikte
iFarm

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın

Writer @ Pareto

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Mahremle kamusal arasında: Yapay zeka şirketleri tehditleri polise ne zaman bildirmeli?

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Ümit Alan

·

26 Eyl 2026

Mahremle kamusal arasında: Yapay zeka şirketleri tehditleri polise ne zaman bildirmeli?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Öne çıkan beş olasılık: Yapay zekayla ilgili felaket senaryoları neye odaklanıyor?

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Doğa Yurduneri

·

23 Eyl 2026

Öne çıkan beş olasılık: Yapay zekayla ilgili felaket senaryoları neye odaklanıyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Teknolojide pazarlama soruları: Şirketlerle kullanıcılar neden aynı dili konuşamıyor?

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Doğa Yurduneri

·

21 Eyl 2026

Teknolojide pazarlama soruları: Şirketlerle kullanıcılar neden aynı dili konuşamıyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

AI yarışının Soğuk Savaş açmazı: Yapay zekanın gelişimini yavaşlatmak gerçekten mümkün mü?

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Doğa Yurduneri

·

15 Eyl 2026

AI yarışının Soğuk Savaş açmazı: Yapay zekanın gelişimini yavaşlatmak gerçekten mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Jeff Sebo ile bilinç, risk ve sorumluluk üzerine: 'Sihirli bir değneğim olsa yapay zekayı olduğu yerde dondururdum'

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.

Çiğdem Öztabak

·

14 Eyl 2026

Jeff Sebo ile bilinç, risk ve sorumluluk üzerine: 'Sihirli bir değneğim olsa yapay zekayı olduğu yerde dondururdum'