Tekrar nasıl bir araya gelebiliriz?
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Pandemi sürecinin küresel çapta pek çok sektörü olumsuz etkilediği artık su götürmez bir gerçek hâline geldi. Bu süreçten en çok etkilenen sektörler ağırlıklı olarak insanların fiziksel olarak bir araya geldiği aktivitelerin gerçekleştiği sektörler olurken spor endüstrisi de doğası gereği etkilenen sektörlerin başında bulunuyor. Sosyal mesafenin hayatımızda bir süre daha kalıcı yeri olacağını varsaydığımızda, stadyumlarda yan yana binlerce kişinin olması pek de mümkün görünmüyor.
Spor etkinliklerinin kademeli olarak açılış sürecinde toplum sağlığını koruyabilecek ve görece bir araya gelmeye imkân sağlayacak gelişmeler noktasında ise teknoloji şirketlerinin geliştirdiği bazı kontrol, gözlem ve takip sistemleri ön plana çıkıyor. Spor haberi platformu The Athletic’in haberine göre bu sistemlerin başında, oldukça popüler olan yapay zekâ ve biyometrik kimlik teknolojileri geliyor.
- WaitTime: Kendisini “gerçek zamanlı kalabalık izleme sistemleri üreticisi” olarak tanımlayan Detroit tabanlı girişim WaitTime, hâlihazırda bazı profesyonel takımlarla ortak çalışmalar yürütüyor. Şirketin geliştirdiği yazılım dijital sinyaller, kameralar ve gösterge panelleri vasıtasıyla örneğin stadyum giriş çıkışlarındaki kalabalığı analiz ederek raporluyor. İlgili raporlar ise yetkililer tarafından anlık olarak takip edilerek oluşan veya oluşma potansiyeli bulunan kalabalığın önüne geçiliyor. Hâlihazırda WaitTime’ın geliştirdiği teknolojiyi NBA takımlarından Indiana Pacers ve Miami Heat, ABD Ulusal Hokey Ligi (NHL) ekiplerinden Golden Knights ve ABD Tenis Federasyonu kullanıyor.
- Health Pass: Kamera ve sensör takip sistemlerinin ardından spor etkinliklerinde kullanılması planlanan bir başka teknoloji de biyometrik kimlik sistemleri. Örneğin CLEAR isimli şirketin geliştirdiği Health Pass akıllı telefon uygulaması, kullanıcıların uygulama üzerinden yüzlerini sisteme tanımlıyor. İkinci aşamada kullanıcıyı bir sağlık testine tabi tutan sistem, son aşamada, testin geçilmesi durumunda kullanıcının kimliğini sistemde doğrulayarak kullanıcıya stadyuma girişte kullanılmak üzere bir QR kod gönderiyor. Axios’un haberine göre ABD Ulusal Beyzbol Ligi (MLB) ekiplerinden The New York Mets bu sistemi kullanmayı düşünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aynı fabrikada çoklu üretim yapmak mümkün mü? Apple’ın yeni AR gözlüğü nasıl olabilir? Facebook Giphy’yi satın alarak neleri hedefliyor? Spor mekanlarında yeniden bir araya gelmek için ne gibi teknolojik altyapılar kullanılabilir? Aposto! Teknoloji’nin bu haftaki sayısında bu konuları ve çok daha fazlasını ele aldık.
21 May 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



