

Türkiye’nin Hareket Haritası’nı çıkaran MAC herkesi harekete davet ediyor 10 yılı aşkın süredir daha fazla kişiyi spora teşvik etmek ve sporu herkes için erişilebilir kılmak üzere çalışmalarını sürdüren Türkiye'nin en büyük spor kulübü zinciri MAC , FutureBright’la '' Türkiye'nin Hareket Haritası"nı çıkardı. Nedir? Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyan araştırma; Türkiye’de yaşayan kişilerin hareket etmeyi nasıl tanımladıklarını, kendilerini ne kadar hareketli bulduklarını, sporun hayatlarındaki konumunu ve pandemiyle beraber hareket değişimlerini ortaya koyuyor. 15-69 yaş aralığındaki üç bin kişiyle yapılan araştırmanın öne çıkan bulguları ise şöyle; Her 10 kişiden 8'i sağlık için spor yapmak gerektiğini düşünüyor lakin Türkiye'nin yüzde 75'i spor yapmıyor. Sporun sağlığı desteklediğine inanılıyor ancak 4 kişiden sadece 1'i haftada 3 gün spor yapıyor. Ankete katılanların yüzde 59’u kendilerini hareketli olarak tanımlarken sporun yanı sıra günlük rutinler, ev işleri ve alışveriş yapmak da hareketle ilişkilendiriliyor. Her 100 kişiden 15'i hareketlerini telefon uygulaması aracılığı ile takip ediyor. Günlük adım sayısı ortalaması 7.720. Pandemide her 2 kişiden 1’i hareket seviyesinin düştüğünü söylerken bu dönemde 100 kişiden 23'ü ortalama 5,3 kilo aldı. Hareket etmeyenlerin en temel mazeretleri ise zamansızlık ve yorgunluk. Türkiye'nin Hareket Haritası araştırmasının detaylarına buradan ulaşabilir, MAC ayrıcalıklarıyla hayatınıza hareket katmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Peng Shuai’nin durumu hakkında tatmin edici bir yanıta ulaşılamaması tenis dünyasındaki rahatsızlığı artırdı. WTA Başkanı Steve Simon, olayın çözülememesi durumunda Çin’deki turnuvaları iptal etme sözünün arkasında durdu, ITF de 2022 yılında kadınlarda ve erkeklerde Çin’de turnuva oynama planlarının olmadığını açıkladı.
Yol Ayrımı
Çin vatandaşı Peng Shuai’nin Çin Komünist Partisi’nin üst düzey isimlerinden eski başbakan yardımcısı Zhang Gaoli’ye yönelik cinsel saldırı iddialarının ardından ortadan kaybolması ve sonrasında yaşanan süreç, WTA’yı Çin ile ilişkiler konusunda bir yol ayrımına getirdi. WTA Başkanı Steve Simon: “Çin ile ilişkilerimizde bir yol ayrımındayız. Orada büyük başarı yakaladık ancak bugün dünyamızda pek çok kez benzer durumda işin, siyasetin ve paranın neyin doğru neyin yanlış olduğunu dikte etmesine izin verdik. Sonuçlarını bile bile bu iddiaları dile getirme cesareti gösteren biri olduğunda onu desteklemeli ve adalet talep etmeliyiz. Mevcut durum göz önüne alındığında, 2022'de Çin'de etkinlikler düzenlersek tüm oyuncularımızın ve personelimizin karşılaşabileceği risklerden de büyük endişe duyuyorum.” diyerek somut bir sonuç alınmadığı takdirde Çin’deki turnuvaların askıya alınacağını açıkladı.
Kaynak: Metro
Finansal Dengeler
Steve Simon’ın sporcusunun güvenliğini önceleyen ve WTA’nın temel değerlerinden olan kadın haklarını vurgulayan çıkışı iyi bir liderlik örneği olarak görünse de WTA’nın Çin pazarından çekilebilmesi finansal anlamda pek gerçekçi görünmüyordu. NBA gibi WTA’dan çok daha fazla mali gücü bulunan bir organizasyon bile zaman zaman Çin ile karşı karşıya gelmiş ve bu durumlar sponsorluk ve yayın hakları kayıplarına neden olmuştu. Çin’i eleştiren bazı oyuncu ve yöneticilerin takımlarının maçları Çin’de sansüre uğramıştı. WTA için Çin’deki 10 turnuva, 2018’de sezon sonu finallerinin Shenzen’de oynanması için imzalanan ve değeri 1 milyon doları bulan 10 yıllık sözleşme ve Çin’in en büyük yayın platformlarından iQIY ile olan 10 yıllık anlaşmayı kaybetmek finansal açıdan oldukça büyük bir risk olarak nitelendirildi.
Büyüyen Kıvılcım
Ortada büyük bir finansal risk olmasına rağmen, WTA Başkanı Steve Simon Çin ile işbirliğinin tehlikeye girmesi ihtimalini dillendirdikten 3 hafta sonra, Peng Shuai’nin durumuyla ilgili endişeleri giderecek somut bir gelişme kaydedilmediği gerekçesiyle WTA’nın tüm paydaşlarının onayını alarak Çin’deki turnuvalarını askıya aldığını duyurdu. Eski ve aktif tenisçiler bu kararı oldukça cesur bulduklarını belirtirken gözler ATP ve ITF’e çevrildi ancak bu iki organizasyondan aynı sertlikte bir tepki gelmedi. Daha sonrasında ITF, sporculara gönderdiği bir bildirimde 2022 yılında Çin’de kadınlar ya da erkeklerde herhangi bir turnuva planlanmadığı belirtildi. WTA’nın yaktığı bu kıvılcım, 2022’de Pekin’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları’na da yansıdı. ABD, Britanya, Kanada, Avustralya ve Litvanya, yaşanan insan hakları ihlalleri sebebiyle Çin’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları’na diplomatik boykot kararı aldı.
Kaynak: Supchina
Domino Etkisi
WTA ve ITF’in 2022 yılında Çin’de turnuva düzenlememe kararına erkekler turu ATP’den henüz bir katılım gelmedi. Bir süredir “Tennis United” adıyla WTA turu ile işbirliği içinde içerikler üreten ATP için tenisin birliğini gösterme yolunda bu boykota katılım şart gibi görünse de, sponsorluk ilişkileri ve maddi konuların aşılması gerekecek. WTA’ya kıyasla çok daha temkinli açıklamalar yapan ATP, bu nedenle WTA kadar cesur olmama suçlamasıyla karşı karşıya. Kış Olimpiyatlarına az bir süre kala IOC ise Çin ile ilişkilerini bozmak istemiyor gibi görünüyor. Spor uzun zamandır uluslararası ilişkilerde kullanılan bir araç ancak WTA gibi özel bir organizasyonun oldukça büyük bir pazara sahip Çin’e karşı duruşu diğer organizasyonlar için de bir domino etkisi yaratabilecek mi, bunu zaman gösterecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Spor dünyasında boykot ne demek, spor tarihindeki boykotların arka planları.
10 Ara 2021

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?




