The Sympathizer: İki ideoloji ve iki ülke arasında

Oyuncuları Fred Nguyen Khan ve Duy Nguyen ile HBO ve A24 imzalı yeni mini-dizi The Sympathizer hakkında sohbet ettik.
The Sympathizer: İki ideoloji ve iki ülke arasında

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Viet Thanh Nguyen’in 2015 tarihli, Pulitzer ödüllü, aynı adlı romanından 7 bölümlük bir mini-dizi olarak uyarlanan The Sympathizer'ın üzerinde sinema ve televizyon takipçilerini aynı anda heyecanlandıracak iki etiket var: HBO ve A24. Üstelik dizinin yaratıcılarından olan ve üç bölümün yönetmenliğini üstlenmiş isim çağdaş Güney Kore sinemasının en büyük yönetmenlerinden Park Chan-wook. Büyük çoğunluğu Vietnam kökenli oyunculardan oluşan kadrosu ve ağırlıklı olarak Vietnamca senaryosuna rağmen Vietnam Savaşı dönemini evrensel bir bakış açısıyla yansıtan dizi, iki ideoloji arasında parçalanmış bir ülkenin ve halkın hikayesini, iki ırk ve iki dil arasında sıkışmış bir kahraman üzerinden işliyor: Hoa Xuande’nin canlandırdığı isimsiz yüzbaşı, hiç tanımadığı Fransız babasından hediye yeşil gözleri ve ABD’de aldığı eğitimin ürünü mükemmel İngilizcesinin yardımıyla ABD’nin, CIA’in, Kuzey ve Güney Vietnam’ın aynı anda ilgisini çekiyor. İki taraf için de ajanlık yapan yüzbaşı, savaşın iki tarafı arasında kalması yetmiyormuş gibi, farklı ideolojileri benimsemiş iki kan kardeşiyle de yollarını ayırmıyor. Robert Downey Jr.’ın kusursuz bir performansla canlandırdığı dört karakter hayatında birer baba figürü olarak aynı anda ona yol gösteriyor, onu kullanıyor, manipüle ediyor ve ona kol-kanat geriyor.

Hoa Xuande, Duy Nguyen ve Fred Nguyen Khan | Kaynak: HBO

The Sympathizer’ın arada kalmışlık temasını güçlendiren iki karakter, yüzbaşının çocukluk arkadaşları ve kan kardeşleri Bon ile Man’ı canlandıran Fred Nguyen Khan ve Duy Nguyen. Vietnam Savaşı’nı konu edinen onlarca film arasındaki favorilerini sorarak konuya girdiğimde, “Sanki kolektif olarak o günleri geride bırakmışız gibi...” diyor Duy. Aslında Vietnamlıların o kadar da Vietnam Savaşı filmi izlemediğini anlıyorum. Fred, çocukken izlediği, ABD ordusunun bir Vietnam köyüne fil taşımaya çalıştığı Operation Dumbo Drop’u (1995, Simon Wincer) unutamadığını söylüyor; Duy ise X-Men: Days of Future Past’ta (2014, Bryan Singer) Jennifer Lawrence’ın Vietnamca konuştuğunu duyduğunda sinema salonunda çıldırdığını anımsıyor. İkisiyle karakterlerini, diziyi ve dizinin Vietnam kültürünü yansıtışını konuşuyoruz: 

Sizin için bu projede en ilgi çekici olan, sizi en çok heyecanlandıran şey neydi?

Duy Nguyen: Her şey! Bu proje milyonda bir gelecek bir şans gibi. Bir yanda HBO, bir yanda A24 var, ekipte Park Chan-wook, Robert Downey Jr., Sandra Oh gibi isimler var. Üstelik dizinin tamamı Vietnamlılar ve Vietnamca konuşanlarla ilgili. Ve tabii (Fred’e bakıyor) hayattaki en yakın arkadaşımla, iki yakın arkadaşı canlandırıyorum.

Fred Nguyen Khan: Bir de savaş sonrası dönemde Vietnam halkının yaşadıklarını ve onların bakış açısını belki de ilk kez gerçekten bu dizide görüyoruz. Bu hikayeyi anlatabilmek de büyük bir şanstı. Sanırım bizim dışımızdaki tüm Vietnam kökenli oyuncular da benzer şeyler hissetmiştir.

Fred Nguyen Khan ve Hoa Xuande | Kaynak: HBO

Park Chan-wook ile çalışmak nasıldı?

Fred Nguyen Khan: Park Chan-wook’la çalışmak herhalde her oyuncunun ölmeden önce yapılacaklar listesindedir. Onunla çalışmak bir anlamda çok özgürleştirici bir şey çünkü her ne karar verirse versin sonucun kusursuz olacağını biliyorsunuz. Bir oyuncu olarak çoğu zaman “Böyle yaparsam iyi olacak mı ki?” diye şüpheye düşmeye meyilli oluyorsunuz. Fakat onunlayken “O Park Chan-wook” diyor ve dümeni tamamen bırakıyorsunuz.

Duy Nguyen: O gerçekten vizyon sahibi biri. Her sahne ve her kurulum için net bir vizyonu var. Bu yüzden de tamamen güvenebileceğiniz ve sonuç ne olursa olsun, onun tam olarak istediği şeyin bu olduğunu bildiğiniz bir yönetmen. Bu, bir oyuncu için nadiren yakalanan bir ayrıcalık.

Fred Nguyen Khan: Prodüksiyon öncesi dönemde her şeyi detaylı storyboard’larla çalışıyor. Yani her sahneyi zihninde defalarca oynamış oluyor. Bu yüzden de tam olarak ne istediğini biliyor. Bazen bunu tek seferde elde edebiliyorsunuz. Bazen de tam olarak onun uzun süredir kafasında oynayan sahneyi elde edene kadar tekrar ediyorsunuz. Üstelik o bilmediği bir dilde olan, Vietnamca diyaloglara yönetmenlik yönlendirmeleri veriyordu. Prodüksiyon sırasında sette Vietnamca, Korece, İngilizce, hatta bazen Fransızca konuşuluyordu.

Bu işin lojistiği nasıl yürüyordu? O biraz Vietnamca öğrenmiş miydi ya da settekilerle İngilizce mi anlaşıyordu?

Fred Nguyen Khan: [Park Chan-wook] İngilizce okuyup anlayabiliyor ama yönetmenliği Korece yaparken daha rahat hissediyor. İşinde gerçekten iyi olan bir çevirmeni var. Bizimle İngilizce de iletişim kurabilir ama sanırım yanlış yönlendirme yapmaktan korkuyor, bunu daha rahat olduğu bir dilde yapmayı tercih ediyor. Öte yandan Vietnamlı senaryo danışmanı da her zaman sette oluyor, bizim doğru şeyleri söylediğimizden emin oluyordu. Sık sık söylediklerimizin Vietnamca’da uygun olup olmadığını ona sorardı. O hayır derse tekrar ederdik. İyi bir ekip çalışmasıyla her şey mümkün.

Duy Nguyen: [Park Chan-wook’un] yönlendirme şekli çok kesin, çok titiz. Bu yüzden, net talimatlar verebilmek için sette profesyonel bir çevirmenin olması çok önemli. Aslında, Vietnamca konuşmamıza rağmen konuşma şeklimizden, ses tonumuzdan, duygularımızı ifade etme şeklimizden performansımızı okuyabiliyor ve buna göre yönlendirebiliyor. Bu delilik.

Robert Downey Jr. | Kaynak: HBO

Peki ya Robert Downey Jr.? O da bu yapımın önemli bir parçası ve üstelik dört farklı karakteri canlandırıyor. Sizin karakterlerinizin ise onunla hiç ortak sahnesi yok? Bunun bir hayal kırıklığına sebep olduğunu söyleyebilir misiniz?

Fred Nguyen Khan: Kitabı önceden okuduğum için karakterimin esas karakterin en yakın arkadaşı olduğunu ve daha çok onunla etkileşimde olacağını biliyordum. Üstelik o kadar İngilizce konuşan bir karakter de değil. Bu yüzden Robert’ın karakterleriyle yan yana gelmeyeceğimizin en başından beri farkındaydım. Fakat sadece aynı sette bulunmak ve onu çalışırken izlemek bile yeterliydi. Onun oyunculuğunu izlemek bir ustalık sınıfına katılmak gibi. Doğal bir yeteneği var. Ve çok sezgisel, duygusal zekası çok yüksek biri. Modunun yükseltilmeye ihtiyacı olduğunu görürse yanına gelip seni yükseltir; eğer yalnız kalmaya ihtiyacın olduğunu görürse seni rahat bırakır.

Duy Nguyen: Onunla aynı sette olmak bile hayallerin gerçek olması demekti. Çok nazik biri. Sette herkese selam verirdi. Sette onunla ilk karşılaştığımda kim olduğumu bildiğini bile sanmıyorum ama gelip anında elimi sıkmıştı.

Tabii bu Oscar’ı kazanmadan önceydi…

Duy Nguyen:  Hâlâ öyle biri olduğuna eminim. Ya da…? (Gülüyorlar.) Şaka şaka dün hep birlikteydik. Çok iyi geçti.

Duy Nguyen | Kaynak: HBO

The Sympathizer’ı, bir roman ve bir dizi olarak, Vietnam halkının bakış açısını yansıtışı ve olaylara o dönemki perspektifle yaklaşımı açısından aydınlatıcı buluyor musunuz?

Duy Nguyen: Ben Vietnam’da, Hanoi’de doğup büyüdüm. Orada yaşadığım 17 yıl boyunca Vietnam Savaşı’nın güney perspektifiyle ilgili hiçbir şey bilmiyordum. Sadece çevremdeki benzer insanlarla konuşabiliyordum ve bu konuları pek konuşmazdık. Ho Chin Minh’in kuzey ve güneyi yeniden birleştirdiğini ve ülkeyi özgürleştirdiğini biliyordum. Ama neyin kaybolduğunu, ülkeyi terk eden insanlara ne olduğunu bilmiyordum. Tüm bunları Pulitzer Ödülü’nü kazandığı 2016’da The Sympathizer’ı okuduğumda öğrendim. Savaşın hiç bilmediğim bir tarafı vardı. Umarım bu dizi de milyonlarca insana ulaşacak ve bu konuda bir tartışma başlatacak.

Fred Nguyen Khan: Bense Kanada’da Montreal’de büyüdüm. Ailem o dönemde, Saygon’un düşüşü sırasında Montreal’e taşınmış. Bu yüzden tüm bildiklerim ailemin bana anlattığı hikayelerdi. Dizinin Kuzey'i de Güney’i de anlatmak konusunda çok iyi iş çıkardığını düşünüyorum. Her iki tarafta da iyiler ve kötüler var. Herkes hayatta kalmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Dizideki üç kan kardeşin sahip olduğu şey de herhangi bir siyasi ideolojinin ya da herhangi bir tarafın başarısının ötesinde, bu şekilde arkadaş olmaya devam edebiliyorlar.

Fred Nguyen Khan | Kaynak: HBO

Peki ya göçmenlik mevzusu? Dizideki karakterlerin o dönemdeki göçmenlik deneyimiyle bugünkü dünyadaki göçmenlik deneyimi arasında benzerlikler görüyor musunuz?

Fred Nguyen Khan: Aslında ikimizin deneyimleri çok farklı. Ben Kanada’da doğdum, Duy ise Vietnam’da. Ama ben Kanada’da doğmuş olsam bile orada büyümek kolay değildi. Dizinin geçtiği dönemde olan bazı şeyler hâlâ varlığını koruyor. Okuldakiler kültürümü anlamakta güçlük çekiyor, öğle yemeğimle dalga geçiyorlardı. Çocukken bazı şeylerin farkında olmuyorsun, Vietnamlı bir ailede büyüdüğün için her şeyin “normal” olduğunu düşünüyorsun ama sonra birden bire tüm diğer kültürlere maruz kalıyorsun. Ve anlıyorsun ki onlarla arkadaş olana, onların kültürlerinden bir şeyler öğrenene kadar yalnız olacaksın.

Duy Nguyen: Ben ise Montreal’e 10 yıl önce, uluslararası bir öğrenci olarak gelmiştim. Bu yüzden dizide Alan Trong’un canlandırdığı Sunny karakteriyle gerçekten empati kurabildim. O da uluslararası bir öğrenci olarak ABD’ye geliyor ve orada kalmaya karar veriyor. Tıpkı onun gibiydim. Dünyanın öteki ucuna tek başına taşınmak gerçekten yalnızlaştırıcı bir şey.

Nerede izleyebilirsin? The Sympathizer’ın ilk bölümü 14 Nisan Pazar gecesi ABD’de HBO’da yayınlandıktan hemen sonra, 15 Nisan Pazartesi Türkiye’de BluTV’de olacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🇻🇳 The Sympathizer ekibiyle röportaj, Cannes seçkisi

Yeni mini-dizi The Sympathizer’ın oyuncuları Fred Nguyen Khan ve Duy Nguyen ile röportaj, Cannes Film Festivali’nin 2024 seçkisi.

12 Nis 2024

The Sympathizer | Kaynak: BluTV

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?