Ticaret açığı yavaş da olsa daralma yolunda


MardinUp ’ta buluşalım
Nedir? Girişimcilik konferansı . Girişimcilik Vakfı çatısı altında gerçekleşen MardinUp , ikinci edisyonunda yine gençler ve girişimcilik dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirerek ilham verici bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayına ilişkin dış ticaret istatistiklerini yayımladı. Yayımlanan verilere göre Mart ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %12,4 azalışla 7,3 milyar USD seviyesine geriledi. Bu dönemde ihracat %4,1 azalışla 22 milyar 571 milyon USD seviyesine gerilerken, ithalat %6,3 azalışla 29 milyar 912 milyon USD seviyesine indi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 1,7 puan artışla %75,5 düzeyine çıktı.
Mart ayı verisiyle birlikte 2024 yılının birinci çeyreğine ilişkin dış ticaret görünümü de ortaya çıkmış oldu. TÜİK verilerine göre birinci çeyrekte Türkiye’nin dış ticaret açığı %41,5 azalışla 20,3 milyar USD’ye geriledi. Bu dönemde ihracat %3,6 artışla 63 milyar 605 milyon USD düzeyine yükselirken, ithalat ise %12,8 azalışla 83 milyar 945 milyon USD’ye indi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı de 12,0 puan artışla %75,8’e yükseldi.
Mart ayında yıllıklandırılmış ihracat %0,8 artışla 257,6 milyar USD’ye çıkarken, ithalat ise %6,4 azalarak 349,5 milyar USD’ye indi. Böylece yıllıklandırılmış dış ticaret açığı da %22,3 azalışla 91,9 milyar USD’ye inmiş oldu.
Çekirdek denge de açık verdi
Mart ayında enerji ve altın hariç tutularak hesaplanan çekirdek dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %18,9 azalışla 2 milyar 16 milyon USD seviyesine geriledi. Enerji ve altın ithalatı hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı da 1,4 puan artışla %91,2 düzeyine yükseldi.
Bu dönemde enerji ve altın ithalatının toplam ithalat içerisindeki pay ise %23,8 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı döneminde bu oran %22,1 seviyesinde yer alıyordu.
Tekstil ve altın ihracatı daralmaya devam ediyor
Mart ayı ihracatının sektörel dağılımına bakıldığında; ihracatını en hızlı büyüten sektörün %14,7 ile madencilik ve taşocakçılığı sektörünün olduğu görüldü. Bu sektörü %3,5 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık takip ederken, imalat sanayi ihracati ise %4,5 daraldı.
Toplam ihracattan alınan pay konusunda ise sıralama değişmedi. İmalat sanayi %94,6 ile toplam ihracattan aslan payını alırken, tarım ihracatı %3,5, madencilik ihracatı ise %1,5 pay aldı.
Mart ayında ihracatında en sert daralma görülen alt sektör 314 milyon USD ile giyim ve 279 milyon USD ile parasal olmayan altın sektörlerin oldu. Söz konusu dönemde petrokimya ihracatı da 257 milyon USD tutarında azalış gösterdi.
İthalat tarafına bakıldığında ise neredeyse tüm majör gruplarda ithalat kaybı kaydedilirken, tüketim malı ithalatının hâlâ gücünü korumakta olduğu görüldü. Bu dönemde yatırım malları ithalatı %9,2, ara mal ithalatı %10,1 gerileme kaydederken, tüketim malı ithalatı ise %19,12 büyüdü.
Almanya'dan ithalat %29 daraldı
TÜİK verilerine göre yılın birinci çeyreğinde en çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla 5,2 milyar USD ile Almanya, 3,8 milyar USD ile ABD, 3,4 milyar USD ile İtalya, 3,3 milyar USD ile Irak ve 3,2 milyar USD ile Rusya Federasyonu oldu. Birinci çeyrekte Almanya’ya yapılan ihracat %5,4 azalırken, ABD’ye yapılan ihracat %4,0, İtalya’ya yapılan ihracat ise %4,1 artış gösterdi.
İthalat tarafında ise birinci sırayı 12,0 milyar USD ile Rusya Federasyonu aldı. Rusya’yı 10,2 milyar USD ile Çin Halk Cumhuriyeti ve 6,3 milyar USD ile Almanya takip etti. Bu dönemde Rusya’dan yapılan ithalat %8,4 oranında azalırken, Çin’den yapılan ithalat %2,1, Almanya’dan yapılan ithalat ise %29,6 azalış kaydetti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Piyasalarda yine yoğun bir gün geçirdik. TÜİK tarafından açıklanan birinci çeyrek turizm ve dış ticaret istatistiklerinin yanı sıra, Türk-İş tarafından açıklanan açlık/yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçları da izlendi.
01 May 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



