Türkiye Basketbol Federasyonu Hatay'da Basketköy kurdu

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), Hatay'ın Belen ilçesinde depremzedeler için 100 konteynerlik basketbol köyü kurdu.
Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF); Polimeks Holding, Basketbol için Destek ve Eğitim Vakfı (BİDEV) ve Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği (TÜBAD) iş birliğiyle, Hatay'ın Belen ilçesinde depremzedeler için 100 konteynerlik basketbol köyü kurdu. İmzalanan teslim tutanağı sonrasında “Basketköy”, Ramazan Bayramı öncesinde sakinlerini ağırlamaya hazır hale getirilerek AFAD’a teslim edildi.
Öte yandan: A Millî Erkek Basketbol Takımı'nın 2023 Dünya Kupası Elemeleri'nde oynadığı Letonya ve Belçika müsabakalarının bilet gelirleri de bu projeye aktarıldı.
Hatay'ın Belen ilçesinde hayata geçirilen "Basketköy", 11 bin 397 metrekare arazi üzerinde tefrişatlı ve eşyalı konteynerlerden oluşuyor.
Bu projede; 100 adet yaşam konteyneri (2 oda, mutfak, banyo), 1 adet endüstriyel mutfak konteyneri (tüm tefrişleri dahil), 1 adet çamaşırhane ve ütü alanına sahip konteyner, 1 adet revir konteyneri, 1 adet eğitim konteyneri, 1 adet mescit konteyneri, 1 adet basketbol sahası, rekreasyon ve çocuk oyun alanları, 1 adet eğitim çadırı, 1 adet depo çadırı ve 1 adet içi boş olarak genel ihtiyaçlar için ayrılmış çadır bulunuyor.
"Basketköy"de barınma ihtiyacının yanı sıra psikolog, doktor ve eğitimcilerle depremzedeler için rehabilitasyon çalışmaları geliştirilecek ve çocuklar ile gençler için oluşturulacak alanlarda, sosyal ve sportif organizasyonlar yapılacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?



