

İş dünyası profesyonelleri için: BMI Business School Avrupa Komisyonu, yaşam boyu öğrenme anlamına gelen "lifelong learning" kavramını "kişisel, sivil, sosyal ve iş hayatıyla ilgili bilgi, beceri ve yeterlilikleri geliştirmek amacıyla yaşam boyunca üstlenilen tüm öğrenme faaliyetleri" olarak tanımlıyor. İş dünyasında kariyer basamaklarını daha hızlı adımlamak, bu kavramı benimsemekten ve bir alışkanlığa dönüştürmekten geçiyor. Zira profesyonel gelişim programlarıyla desteklenmeyen üniversite öğrenimi; rekabetin öne çıktığı, kişisel ve meslekî gelişimin fark yarattığı kariyer yolculuğunda tek başına yeterli olamıyor. Türkiye’de business school konseptinin öncüsü olan BMI Business School, bu düşüncelerden hareketle Türkiye’de business school konseptinin öncüsü oluyor. Nedir? 2004 yılında kurulan ve akademiyle iş dünyası arasında bir bağlantı kuran BMI Business School, bireylerin kişisel ve profesyonel hedeflerini gerçekleştirmelerini destekleyen eğitim programlarıyla iş dünyasına fark yaratan bireyler kazandırmayı, bireylerin ve kurumların gelişimine fayda sağlamayı amaçlıyor. Şimdiye dek düzenlediği 700'den fazla genel katılıma açık eğitim / sertifika programıyla toplam 12 binin üzerinde iş dünyası profesyonelinin gelişimine katkıda bulunan BMI, genel katılıma açık programlarının yanı sıra sayıları 600'ü bulan Türkiye'nin önde gelen birçok kurumu için tasarladığı özel eğitim çözümleriyle kurumların başarısına katkıda bulunuyor. İş birlikleri 15 yıllık deneyiminin getirdiği bilgi birikimini sektörün önde gelen kurumlarının, eğitmenlerinin ve yönetim danışmanlarının yanı sıra Türkiye'den ve dünyadan lider üniversitelerle iş birlikleriyle özgün eğitim programlarına dönüştüren BMI Business School; iş dünyasına yakın yapısı sayesinde sektörlerdeki zorlukları ve fırsatları yakından tanıyor ve tüm eğitimlerini pratikle iç içe geliştiriyor. Paris Sorbonne Üniversitesi, Mannheim Business School, Frankfurt School of Finance, London School of Economics gibi iş birlikleriyle içeriklerini, programlarını ve perspektifini genişleten BMI Business School; kurumları, iş dünyasını ve toplumu dönüştürebilecek sorumluluk sahibi liderler geliştirmeyi hedefliyor. Hangi eğitimler var? BMI Business School'un Uzmanlık Eğitimleri, Yönetici Eğitimleri, Zirveler ve Konferanslar ve Kurumsal Eğitimler olarak dört başlıkta sunduğu programları arasında yaklaşan eğitimlerden aşağıdakiler öne çıkıyor: • Yenilenebilir Enerji Sertifika Programı - 4 Eylül - Online - Uzmanlık Eğitimi • Proje Yönetimi Sertifika Programı - 18 Eylül - Online - Uzmanlık Eğitimi • İnsan Kaynakları Sertifika Programı - 2 Ekim - Online - Uzmanlık Eğitimi • Sorbonne iş birliğiyle Kurumsal Risk Yönetimi Sertifika Programı - 7 Eylül - Online - Yönetici Eğitimi • Sorbonne iş birliğiyle Stratejik Marka Yönetimi Sertifika Programı - 18 Eylül - Online - Yönetici Eğitimi • Mannheim iş birliğiyle Veri Analitiği Sertifika Programı - 12 Ekim - Online - Yönetici Eğitimi BMI Business School’u yakından tanımak, yaklaşan eğitimler hakkında ayrıntılı bilgi almak ve eğitimlere kaydınız gerçekleştirmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde katıldığı ortak canlı yayında Taliban'ın "itidalli ve ılımlı açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını", Afgan halkının huzuru ve Türkiye'nin çıkarlarının korunması için "her türlü iş birliğine hazır olunduğunu ve Taliban yöneticilerini kabul edebileceklerini" söyledi. Dün yaptığı açıklamada da "Gerekirse Taliban'ın kuracağı hükümetle de görüşüleceğini" dile getirdi.
"Taliban'ın verdiği mesajları olumlu karşıladıkları" açıklaması üzerine gelen eleştirilere "diplomatik misyonlara dokunmayacağız gibi olumlu mesajları" kastettiğini belirten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afganistan'da kurulacak hükümetin tanınması konusunda uluslararası toplumla birlikte hareket edileceğini, kapsayıcı bir hükümet kurulup kurulmayacağının görülmesi gerektiğini ifade etti.
Uluslararası toplum ne diyor?
ABD Başkanı Joe Biden, Taliban'ın "bir tür varoluşsal kriz" yaşadığını savunuyor ve meşru bir hükümet olarak uluslararası toplum tarafından tanınmak istediklerinden "emin olmadığını" dile getiriyor.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun Taliban hükümetini tanıma gibi bir amacı olmadığını söylediği, Rusya'nın "Afganistan'da kapsayıcı bir iletişimi" desteklediği, ABD'nin "güvenli olması koşuluyla" diplomasiye 31 Ağustos'tan sonra da devam edebileceği, Çin'in "Taliban'la dostça ilişkiler geliştirmeye hazır olduğu" biliniyor.
Joshua Keating'in Slate için yazdığı yazıda Afganistan'da kurulacak yeni yönetimle ilişki kurmaya istekli olan ülkelerin dahi "bunu ilk yapan olmak istemediği" belirtiliyor. Keating ilerleyen sürecin; Taliban’ın uluslararası terörist organizasyonlara destek verip vermeyeceği, ülkede vahşetlerden kaçınıp kaçınmayacağı gibi, ülkeyi yönetip yönetemediğini belirleyecek çok sayıda faktöre bağlı olduğunu düşünüyor.
Muhalefet ne diyor?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Afganistan konusunda sığınmacı dalgasına odaklanıyor. Avrupa liderlerinin Türkiye'nin yeni göç dalgalarındaki rolüne ilişkin beyanlarına atıfla "AB neden İran'la değil de Türkiye ile konuşalım diyor? Komşu değiliz, neden biz?" diye soruyor. Sığınmacı dalgalarının Türkiye'ye İran üzerinden geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, Taliban yerine İran'la görüşülmesi gerektiğini düşünüyor.
İYİ Parti lideri Meral Akşener'in eleştirileri de Afganistan'dan Türkiye'ye göç ve Afganistan'da görev yapan askerler üzerinden şekilleniyor. Akşener, "Afganistan diye bir ülke, bir devlet kalmadı" diyerek "Türk askerinin orada işinin olmadığını" vurguluyor.
İYİ Parti'nin, "Hudut namustur" yazılı pankartlar astıkları için gözaltına alınan Öfkeli Genç Türkler isimli grubun hukuki süreçlerinin takipçisi olması ve CHP'nin il ve ilçe teşkilatlarına "Sınır namustur" pankartları için talimat göndermesi, iki partinin tutumunun ortaklığına dair ipuçları taşıyor.
Uzmanlar ne diyor?
Diken'den Anıl Can Tuncer'in görüştüğü İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Doç. Dr. Hakan Güneş, "İslamcı bir arka plandan gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Taliban’a belli bir sempatiyle yaklaştığını", Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümetinin bölgede güç kazanma çabasının "iç siyasette ihtiyaç duyulan 'bölgesel güç Türkiye' gibi bir hamaseti karşılayacağını" söylüyor. Çin, Rusya, İran gibi ülkelerin de Taliban'la görüşmesinin "bir rahatlık yarattığını" belirten Güneş, Türkiye'nin Afganistan'da kurulacak yeni hükümeti "doğrudan ya da dolaylı biçimde en önden tanıyacak ülkeler arasında yer aldığını" değerlendiriyor.
DW Türkçe'ye konuşan Dışişleri Bakanlığı eski müsteşarı Ömer Faruk Loğoğlu "Türkiye'nin bu konuda yavaş, temkinli hareket etmesi ve Taliban yönetiminin içerideki ve dışarıdaki davranışlarına bakması gerektiğini" düşünüyor. Anayasa'ya göre demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bir şeriat devletinin tanımasının "o kadar da kolay olmayacağını" ifade ediyor.
Gazeteci Murat Yetkin Çin ve Rus rekabeti göz önünde bulundurulduğunda, ABD ve Türkiye dâhil NATO ülkelerinin Taliban'ın "kapsayıcı hükümet" sözünü ne kadar tuttuğunu değerlendirip Taliban'la "kaldığı yerden devam" ilişkisi kuracağını öngörüyor. Suudi Arabistan, İran gibi ülkelerin de şeriatla yönetildiğini, Çin'de de çok partili demokrasi olmadığını söyleyen Yetkin, rejimlerin devletler arası ilişkilerde belirleyici olmadığını düşünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'nin Taliban'ı tanıyan ilk ülkelerden olması bekleniyor. Aşı olmayanlara haftada 2 kez PCR testi zorunluluğu geliyor.
20 Ağu 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





