

Rakiplerinizin en hızlı düşmanı: ViewSonic Elite XG251G Benzersiz hızlarda bir oyun deneyimi için ViewSonic ’in Elite XG251G oyun monitörü en yakın dostunuz olmaya aday. Neler var? Mücadelelerinizin hızını artıracak Elite XG251G ; Şık 25 inç Full HD ekrana ve VESA DisplayHDR™ 400 sertifikasına sahip Profesyonel seviyede 360 Hz yenileme hızı ve 1 ms GTG tepki süresi sunuyor Nvidia G-Sync ile görüntülerde yırtılma olmadan kusursuz bir oyun deneyimi vadediyor Nvidia Reflex ile son derece düşük gecikme süresini mümkün kılıyor Neden önemli? Rekabet ne kadar yoğun olursa olsun, Elite XG251G oyun monitörü yenileme hızı ve tepki süresiyle oyunlarda zafer kazanma olasılığınıza önemli bir katkı sağlıyor. Zaferlerin keyfini çıkarmak ve oyun deneyiminizi üst seviyeye taşımak isterseniz ViewSonic’in Elite XG251G ürününü buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Oyun sektörü, teknolojinin ivmelenerek gelişmesinden en çok faydalanan sektörlerin başında yer alıyor. Konsol oyunları olarak başladığı yolculuğunda dünya çapında 90’lı yıllarda patlama gören oyun sektörü, Covid-19 pandemisinin hayatımıza girdiği ve herkesin evlere kapanmak durumunda kaldığı 2020 yılına gelindiğinde ise hem filmlerden hem de sporlardan daha iyi bir performans sergileyerek eğlence alanında en çok para kazandıran sektör olarak rüştünü ispatlamış oldu. Dahası, açıklanan verilere göre 2020 yılında 162,32 milyar dolar değerinde olan oyun sektörünün önümüzdeki 5 yıl içerisinde 300 milyarlık bir değere ulaşacağı beklentisi, sektöre olan inancın daha da güçlenmesine neden oldu.
Özellikle son on yılda yakaladığı büyüme hızını sürdürmeye kararlı gibi gözüken küresel oyun sektöründe Türkiye’nin son derece önemli bir yere sahip olması da dikkat çekiyor. Buna göre geliştiricilere sağladığı imkanlar ve yüksek oyuncu profili, Türkiye’yi oyun sektörünün gelişimi için oldukça değerli bir ortam haline getiriyor.
Gelin hızla büyümekte olan Türkiye’deki oyun sektörüne sayılarla derinlemesine bir göz atalım.
Büyük potansiyel
Gaming in Turkey 2021 verilerine göre bir önceki yıla göre 5 milyon artış görerek 41 milyon oyuncu sayısına ulaşan Türkiye oyun sektörü, güncel olarak 1,2 milyar dolar değer ile küreselde 18. sırada yer alıyor. 5 yıllık bir süre sonunda 5 ila 10 milyar dolar değere ulaşması öngörülen Türkiye oyun sektörünün potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çeken Gaming in Turkey Oyun ve Espor Ajansı Üst Yöneticisi Ozan Aydemir, Türkiye’nin pazar payının 2018 yılında 853 milyon dolar olduğunu belirterek, "2019'da bu rakam 830 milyon dolara geriledi. Aslında buna gerileme demek tam da doğru değil. Çünkü normalde kişi başı TL bazında harcadığımız para arttı. Ama dolar kuru yükseldiği için dolar bazında hesapladığımızda düşüş gösteriyor gibi oluyor. O yüzden 2019'da böyle bir gerileme yaşandı. 2020'de ise total gelirimiz 880 milyon dolara yükseldi. 2021'de ise bu rakam 1 milyar 200 milyon dolara kadar yükselmiş durumda“ diye sözlerine ekliyor.
Türkiye’deki oyuncu sayısının 2018’de 30 milyon olduğunu da hatırlatan Aydemir, her yaştan oyuncu sayısında artış yaşandığını; ayrıca %47 kadın oyuncu ve %53 erkek oyuncu oranı ile oyuncu profilinin eskiye göre daha dengeli bir hale geldiğinin de altını çiziyor.
Büyük yatırımlar
2021 yılında ülke özelinde 54 girişimin toplamda 266 milyon dolar yatırım aldığını aktaran Aydemir, bunun, Türk yapımı oyunların küreselde de başarılı olduğunun bir kanıtı olduğunu belirtiyor. Starup.watch’un raporunda ise 2021 yılı içerisinde gerçekleşen en büyük 10 tohum yatırımdan 4’ünün Hadi, Ace Games, Brew Games ve Fomo Games olmak üzere oyun girişimi olması ve Peak Games ile Rollic Games’in 2020 yılında ünlü oyun şirketi Zynga tarafından sırasıyla 1,8 milyar dolar ve 168 milyon dolar karşılığında satın alınarak o yılki en önemli satın almalardan ikisine imza atmış olması dikkat çekiyor. Aydemir’e göre bu başarının ardında ise Türk yazılımcıların ve mobil oyun firmalarının başarılı olması yatıyor. Bununla birlikte, Türkiye’de 165’i aşkın profesyonel e-spor takımı ve 8 bin 126 lisanslı e-spor oyunun olduğu gerçeğinin de sektörün gelişmeye oldukça açık olduğunun bir başka göstergesi olduğu söylenebilir.
Her 10 internet kullanıcısından 8'i oyun oynuyor
Öte yandan, her 10 internet kullanıcısından 8’inin en az bir cihaz üzerinden oyun oynadığı Türkiye’de en çok ilgi gören oyun türü ise hyper-casual mobil oyunlar olarak öne çıkıyor. Global Web Index ve Adcolony tarafından yayımlanan 2020 tarihli bir raporda, Türkiye’de yetişkinlerin %79’unun mobil oyun oynadığı belirtiliyor. Buna göre 25 ila 34 yaş aralığındaki oyuncuların çoğunlukta olduğu ve mobil oyuncu kitlesi tarafından en çok tercih edilen oyun türünün aksiyon/macera olduğu, ardından da puzzle ve yarış oyunlarının geldiği ifade ediliyor.
Bütün bunlara ek olarak, Google Play’de halihazırda 2000’den fazla Türk oyun yayıncısının 8000’den fazla oyunu bulunuyor. Bu oyunların %3’ü ücretli iken %87’sinde reklam bulunuyor ve %28’i de uygulama içi ödemeler içeriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapay zekâ sistemleri, ön yargılardan arındırılmak için sentetik verilerle eğitiliyor. Türkiye oyun sektörü büyümeye devam etmekte kararlı gibi gözüküyor.
04 Tem 2022

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.




