Gençlik odaklı kariyer platformu Youthall, Türkiye'nin ilk yapay zeka destekli kariyer platformu oldu

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Gençlere yönelik yerli kariyer platformu Youthall, bir ilki gerçekleştirerek Türkiye'nin yapay zeka destekli ilk kariyer platformu oldu. Buna göre, Youthall, platformuna OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka destekli sohbet robotu ChatGPT'yi entegre ettiğini duyurdu.
Geniş açı: ChatGPT entegrasyonu kapsamında Youthall, artık kullanıcılarının iş ilanı ve özgeçmiş oluşturma aşamasında yapay zekanın gücünden faydalanmasına imkan tanıyacak.
- Bu sayede kullanıcıların iş ve staj arama sürecini kolaylaştırmayı hedefleyen Youthall, aynı zamanda iş ilanı oluşturma sürecinde işverenlere ilan açıklaması ve aranan nitelikler gibi önerilerde bulunarak bu sürecin de daha verimli bir hâl almasını sağlayacak. Böylece, ilanların daha fazla uygun adaylarla eşleşmesi mümkün olacak.
- Youthall Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Aykan, konuya ilişkin açıklamasında adayların özgeçmişlerinin %85’ini doldurması durumunda, ChatGPT aracılığıyla geribildirim verilerek özgeçmişteki eksiklik ve gelişim alanlarının belirlenebileceğini; bu geribildirimlerle daha etkili özgeçmişler hazırlanabileceğini aktarıyor.
- Aday Takip Sistemi'nde bulunan mevcut otomasyonun adayların daha hızlı ve verimli bir şekilde değerlendirilmesinin de önünü açacağını belirten Ayken, şu anda ChatGPT 3.5 sürümünün kullanıldığını; ancak yakın zamanda bir üst sürüm olan GPT-4'ü kullanacaklarını kaydediyor.
Öte yandan: Youthall'un Eylül ayında yayımladığı, 18 ila 50 yaş aralığında bulunan 1002 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen "Sessiz İstifa" araştırmasına göre, Türkiye'de gençlerin %24'ünün şu an sessiz istifa sürecinde olduğu; %46'sının ise sessiz istifaya yatkın olduğu belirtiliyor.
- İş-yaşam dengesi, iş yerlerine aidiyet, iş tanımlarının netliği gibi konu başlıklarının ele alındığı araştırma, katılımcıların yalnızca %18,5'inin iş yerlerine ait hissettiklerini; %58,1'inin ise iş-yaşam dengesini kuramadıklarını ortaya koyuyor.
- Ayrıca, araştırmaya göre katılımcıların %41,1'i "Hayatınızın ne kadarı özel yaşam odaklı?" sorusuna "%30" cevabını verirken %30-50 arasında cevabını verenlerin oranı %36,4 oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.



