Twitter'da sınırlar yeniden çiziliyor


EBRD x Aposto Radyo sunar: Rota Dijital Rota Dijital : Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Aposto Radyo iş birliğiyle, J.P. Morgan ’ın desteğiyle hazırlanan Rota Dijital podcast serisi, dijital dönüşüme dair en çok merak edilenlere, dijital dönüşümün temel bileşenlerine ve KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğuna ışık tutuyor. Rota Dijital ’de beşinci bölüm “Dijital Dönüşüm ve Şirket Kültürü”: Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) Genel Müdürü Sitare Baras ve Idecon’un kurucusu ve girişimci Yaprak Yapsan ’ın konuk olduğu bu haftaki bölüm ; dijital dönüşümün şirket kültürünü ve çalışma mekanizmalarını nasıl etkilediğini ele alırken bu etkilerin daha iyi yönetilebilmesi ve dijitalleşmenin şirket kültürünün bir parçası hâline getirebilmesi için yapılabileceklere ışık tutuyor. EBRD Dijital Barometre Türkiye’de ekonominin belkemiği olan küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), günümüzün zorlu koşullarının yanı sıra küresel rekabetten kaynaklı olarak dijitalleşme ihtiyacı duyuyor. Ancak dijital dönüşüm birçok KOBİ için hâlâ oldukça karmaşık ve belirsiz bir süreç. Neler oldu? KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırmalarına yardımcı olmayı amaçlayan EBRD ; yol haritası, mentorluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri aracılığıyla rehberlik sağlamak üzere EBRD Dijital Barometre aracını geliştirdi. Nedir? EBRD Dijital Barometre, KOBİ’lerin farklı alanlardaki dijital olgunluk seviyelerini anlamalarına yardımcı olan çevrim içi bir öz değerlendirme anketi. EBRD Dijital Barometre anketini ücretsiz olarak cevaplayıp sonuç raporunuzu almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, Rota Dijital podcast serisini ise buradan dinleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geçtiğimiz hafta Twitter’da birtakım radikal değişiklikler meydana geldi. Ekim 2022’te şirketi satın almasından bu yana platformda gittiği oldukça köklü değişikliklerle tepkileri üzerine çeken Elon Musk, bir kez daha Twitter kullanıcılarının istek, şikayet ve taleplerine sırtını çevirerek eleştiri oklarının hedefi oldu.
Gelen kısıtlamalardan en çok tepki çekeni, kullanıcıların bir günde ne kadar tweet görüntüleyebileceğine sınırlama getirilmesi oldu. Musk, konuya ilişkin ilk açıklamasında yeni ve Twitter Blue abonesi olmayan doğrulanmamış hesapların günde yalnızca 300 tweet görüntüleyebileceğini, bu sayının hâlihazırda var olan doğrulanmamış hesaplar içinse günlük 600 tweet şeklinde olacağını duyurdu. Öte yandan, açıklamaya göre Twitter Blue abonesi olan doğrulanmış hesaplar ise günde 6 bin tweet’e kadar görüntüleyebilecekti.
Bu duyuruyu takiben gelen açıklamada ise bu sayıların onaylanmış hesaplar için günde 10 bin tweet, onaylanmamış hesaplar için günde 1000 tweet ve onaylanmamış yeni hesaplar için de günde 500 tweet olarak güncellendiği bildirildi. Yeni sınırlamalara göre, günlük tweet görüntüleme sınırını dolduran onaysız hesaplar buna dair bir uyarı alıyor; bu uyarıda daha fazla tweet görüntülemek istemeleri durumunda Twitter Blue abonesi olmaları gerektiği ifade ediliyordu. Dahası, günlük tweet sınırını doldurmaları hâlinde kullanıcılar, kendi tweet’lerini dahi görüntüleyemiyordu.
- Bilgi notu: Twitter Blue abonesi olmanın maliyeti, iOS ve Android için aylık 209, web içinse aylık 177 lira.
Twitter halkını rahatsız eden bir diğer yenilik ise Twitter’a üye olmayan kişilerin veya üye olmalarına rağmen o an hesabına giriş yapmış olmayan kişilerin tweet’leri görüntülüyememesi oldu. Buna göre, geçici olduğu belirtilen bu değişiklik, kendi hesaplarıyla Twitter’a giriş yapmayan kişilerin platformdaki gönderileri görmesini engelleniyordu.
- Güncelleme: Musk, dün geri adım attı ve bu uygulama sessiz sedasız bir şekilde kaldırıldı.
Bu değişikliklerin nedenine gelecek olursak, Musk, sınırlamaların "aşırı düzeyde veri toplama"nın engellenmesi ve "sistem manipülasyonu" ile mücadele için getirildiğini söyledi. Buna göre, çok fazla şirketin Twitter verilerini "son derece agresif bir şekilde, gerçek kullanıcı deneyimini etkileyecek noktaya kadar" topladığını belirten Musk, yapay zeka ile uğraşan neredeyse her şirketin modellerini eğitmek için Twitter verilerinden faydalandığını da sözlerine ekledi. Başka bir deyişle, daha önce yapay zekaya ilişkin uyarı niteliğinde açıklamalar yapmasına rağmen geçtiğimiz aylarda kendi yapay zeka şirketini kurduğu bilinen Elon Musk, popüler sohbet robotu ChatGPT’nin üreticisi OpenAI gibi yapay zeka şirketlerinin modellerini Twitter üzerinden eğitmesinden bir hayli rahatsız.
- Musk, günlük tweet görüntülenmesine getirilen sınırlamayı duyurmasını takiben “Derin transtan uyanın, arkadaşlarınızı & ailenizi görmek için telefondan uzaklaşın” şeklinde bir paylaşımda bulunarak bu kısıtlamanın insanların uzun süre telefonlarına bakmaktansa aile ve arkadaşları ile vakit geçirmeleri için getirildiğini öne sürdü.
Twitter'ın kurucusu ve eski CEO'su Jack Dorsey de "Twitter'ı yönetmek zordur. Bu stresi kimsenin yaşamasını istemem. Ekibin sahip oldukları kısıtlamalar altında ellerinden gelenin en iyisini yaptığına inanıyorum. Kararları uzaktan eleştirmek kolay... ki ben de bundan suçluyum... ama amacın Twitter'ın geliştiğini görmek olduğunu biliyorum. Gelişecek de." şeklinde bir paylaşımda bulunarak Musk'a destek verdi.
Bunu takip eden bir paylaşımda Dorsey, bu yükü hafifletmek için "bitcoin ve nostr gibi sansüre gerçekten dirençli açık protokoller" üzerine inşa etmeleri tavsiyesinde bulunarak bunun "herkes için iyi ve açık interneti korumak için kritik" olduğunu kaydetti.
Değişikliklere ilişkin açıklama yapan bir diğer isim de kısa bir süre önce Twitter CEO’luğuna atanan Linda Yaccarino oldu.
Konuya açıklama getirmek adına Twitter Business bir blog gönderisi yayımladı. “Geçtiğimiz günlerde Twitter’ı herkes için harika bir yer hâline getirmeye devam etmek için harekete geçtik. Bunun nedenini bilmenizi istiyoruz” ifadeleriyle yapılan paylaşımda, günlük tweet görüntülemeye sınırlama getirilmesi kararının arkasında spam ve bot hesapların olduğu ileri sürülerek “Platforma zarar veren botları ve diğer kötü aktörleri tespit edip ortadan kaldırabilmek için kullanımı geçici olarak kısıtladık. Bu eylemlerle ilgili önceden herhangi bir bildirim yayınlamak, kötü aktörlerin tespit edilmekten kaçınmasını sağlayabilirdi” ifadelerine yer verildi.
Bu gönderiyi alıntılayan Yaccarino, açıklamasında “Twitter gibi bir göreviniz olduğunda, platformu güçlendirmeye devam etmek için büyük hamleler yapmanız gerekir. Bu anlamlı bir çalışma ve hâlâ devam ediyor.” şeklinde kaydetti.
Gelgelelim, Musk’ın attığı son adımlar, Yaccarino için pek de olumlu sonuçlar doğurmayabilir gibi duruyor. Buna göre, reklam konusunda uzman kişiler, yeni sınırlamaların, Yaccarino’nun şirketi iyileştirme çalışmalarını baltalayabileceğini düşünüyor.
Bank of America'nın eski pazarlama patronu ve reklam danışmanlığı AJL Advisory'nin kurucusu Lou Paskalis, Reuters’a yaptığı açıklamada Yaccarino'nun Musk'ın şirketin değerini yeniden canlandırmak için "en iyi son umudu" olduğunu belirterek bu son hamlenin piyasaya, Musk’ın, onu kendisinden kurtaracak derecede yetkiyi Yaccarino’ya vermediğinin sinyalini verdiğini ifade ediyor. Forrester araştırma direktörü Mike Proulx ise yeni sınırlamaların Musk'ın "kaosu" nedeniyle zaten tedirgin olan kullanıcılar ve reklamverenler için "oldukça kötü" olduğunu aktarıyor.
- Ne olmuştu: Musk’ın şirketi Ekim 2022’de 44 milyar dolara satın almasının ardından Twitter’da yapılan birtakım değişiklikler, reklamverenlerin platformu terk etmesine neden olmuş; Musk’ın devralımından bu yana şirketin değerinin yarılandığı bildirilmişti. Her ne kadar Musk, Nisan ayında BBC’ye yaptığı açıklamada “neredeyse tüm reklamverenlerin geri döndüğünü” söylese de, New York Times tarafından elde edilen şirket içi belgeler, aynı ay Twitter’ın ABD reklam satışlarının bir yıl öncesine kıyasla %59 azaldığını gösteriyor.
Musk’ın, daha önce NBCUniversal’da reklam satış şefi olan ve reklam sektöründe oldukça uzman olduğu belirtilen Yaccarino’yu tam olarak bu nedenle, Twitter’ın zarar gören reklam işini toplarlaması amacıyla yerine CEO olarak atadığı değerlendiriliyor. Financial Times, CEO koltuğunu geçtiğimiz ay devralmasından bu yana Yaccarino’nun çalışanlara reklamverenleri masa başında değil de yüz yüze görüşerek geri dönmeye ikna etmek için “göğüs göğüse mücadele” vermelerini söylediğini aktarıyor. Insider’dan Kali Hays’in haberine göreyse Yaccarino’nun çalışanların epey düşük olan moralini düzeltmeye çalıştığı ve bunun için ofis etkinlikleri düzenlediği bildiriliyor.
Ancak Musk’ın tepki üstüne tepki çeken değişiklikleri, Yaccarino’nun tüm çabalarının boşa gidebileceğini gösteriyor ki yeni kısıtlamaların gelmesini takiben yaşananlar da bu durumun habercisi gibi duruyor.
Bazılarınızın daha önce duymuş olabileceği üzere, Jack Dorsey’in Twitter rakibi merkeziyetsiz sosyal medya platformu Bluesky, geçtiğimiz aylarda ilk olarak iOS, sonrasında ise Android’de kullanıma sunulmuştu. Son günlerde Twitter’da yaşananlar ise henüz test aşamasında olmasına ve yalnızca davetiye ile kayıt olunabilmesine rağmen Bluesky’ın popülarite anlamında yükselişe geçmesine neden oldu.
Buna göre, yeni Twitter’dan hoşnut olmayan kullanıcıların alternatif arayışına girmesiyle "rekor düzeyde yüksek trafik" yaşayan Bluesky, yoğunluk kaynaklı olarak platformun düşük performans göstermesi nedeniyle yeni kayıtları geçici olarak durdurmak zorunda kaldı. Aradan geçen bir günün ardından Bluesky, kapılarını yeniden yeni kullanıcılara açtı.
- Editör notu: Bluesky'ı mercek aldığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Üstelik Twitter’daki değişikliklerin bir sonucu olarak popülaritesi artan tek platform Bluesky da değildi. Twitter rakibi bir başka merkeziyetsiz sosyal medya ağı olan Mastodon’un da kullanıcı sayısında büyük bir artış görüldüğü; 24 saatlik süre içinde platforma 26 bini aşkın yeni hesabın katıldığı bildirildi.
Bunlarla birlikte, Twitter, yakında çok daha dişli olma potansiyeline sahip bir başka rakiple karşı karşıya kalmak üzere. Evet, Meta tarafından geliştiren, Instagram temelli metin tabanlı sosyal medya platformu Threads’den bahsediyoruz.
Genellikle sosyal medya platformlarına gelecek olan henüz yayınlanmamış özellikleri tespit etmek için uygulama kodlarını inceleyen geliştirici Alessandro Paluzzi, hafta sonu yaptığı bir paylaşımla Threads’in Google Play’de yayınlandığını bildirdi. Gelgelelim, bu bir ‘hata’ olacak ki Threads kısa bir süre içinde Google Play’den kaldırıldı; ancak uygulamanın mağazada göründüğü bu kısa süre, Threads’e çok minik de olsa bir bakış atmamızı sağladı:

The Verge
Dahası, Apple’ın iPhone için hazır bir sürümü gösteren App Store listesine göre Threads’in 6 Temmuz’da, yani bugün piyasaya sürülmesi bekleniyor. Kim bilir, siz bu satırları okurken Threads çoktan yayınlamış olabilir; yayınlanmamış olsa da dahi uygulamanın bugün içinde uygulama mağazalarına düşmesi beklenebilir.
- Öte yandan, Iris Independent’ın haberine göre, İrlanda Veri Koruma Komisyonu'nun yeni ürün hakkında şirketle temas hâlinde olduğunu ve Threads lansmanın "bu noktada" Avrupa Birliği’ni kapsamayacağı bildiriliyor.
Yükselen gerginlik seviyesi ve rakip platformların artan popülaritesi altında CEO Yaccarino’nun ne gibi bir yol haritası izleyeceği; Musk’ın gölgesinde Twitter’ı tekrar insanların gerçekten keyifle vakit geçirdikleri günlerine döndürüp döndüremeyeceği şu an için belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte, Musk’ın kullanıcı tabanının istek ve şikayetlerine kulak asmadan daha finansal odaklı hamleler yapmaya devam etmesi hâlinde önümüzdeki sürecin, Twitter’ın sosyal medya kullanıcıları için ne derece vazgeçilmez bir yer olduğunun da belirleyicisi olacağı söylenebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitter'daki son değişiklikler ne anlama geliyor? Elon Musk, yeni sınırlarla kullanıcıları sınayarak ne yapmayı amaçlıyor?
06 Tem 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.






